Ülsere Ne İyi Gelir? Ülsere İyi Gelen Yiyecekler

    Ülsere Ne İyi Gelir? Ülsere İyi Gelen Yiyecekler

    Ülser, vücudun farklı yerlerinde gelişebilen yaralardır. Gastrik ülser veya mide ülseri, midenin astarında gelişir. Bunlar, nüfusun % 2.4-6.1’ini etkileyen çok yaygın ülser çeşididir.

    Midenin çevresindeki dengeyi bozan çeşitli faktörler bu duruma neden olabilir. En yaygın olanı, “Helicobacter pylori” bakterilerinin neden olduğu bir enfeksiyondur.

    Diğer yaygın nedenler, stres, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, aspirin ve ibuprofen gibi anti-inflamatuar ilaçların aşırı kullanımıdır.

    Konvansiyonel anti-ülser tedavisi tipik olarak baş ağrısı ve ishal gibi olumsuz yan etkilere neden olabilecek ilaçlara dayanır.

    Bu nedenle, alternatif ilaçlara olan ilgi giderek artmaktadır ve hem tıbbi uzmanlar hem de ülseri olan bireyler tarafından tercih edilmektedir.

    Yazıda “ülsere iyi gelen gıdalar nelerdir” sorusunun cevabı aranmaktadır.

    Ülsere İyi Gelen Besinler Nelerdir?

    Lahana Suyu

    Lahana, doğal olarak ülseri tedavi eden popüler bir bitkidir. Doktorlar mide ülserinin iyileşmesine yardımcı olmak için antibiyotikler bulunmadan çok önceleri lahana kullandı.

    H.pylori enfeksiyonlarını önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olduğu gösterilen bir antioksidan olan C vitamini bakımından zengindir. Bu enfeksiyonlar mide ülserinin en çok karşılaşılan nedenidir.

    Birkaç hayvan araştırması, lahana suyunun, mideyi etkileyen sindirim ülseri tedavisinde ve önlenmesinde etkili olduğunu göstermektedir.

    İnsanlarda yapılan çalışmalar, taze lahana suyunun günlük tüketiminin mide ülseri için kullanılan geleneksel tedaviden daha etkili bir şekilde iyileşmesine yardımcı olduğunu gösterdi.

    Bir çalışmada, mide ve üst sindirim sistemi ülseri çeken 13 katılımcıya gün boyunca bir litre (946 ml) taze lahana suyu verildi.

    Ortalama olarak, bu katılımcıların ülserleri 7-10 günlük tedaviden sonra iyileşti. Bu, konvansiyonel bir tedaviyi izleyenlerin önceki çalışmalarında bildirilen ortalama iyileşme süresinin 3.5 ila 6 katı daha hızlıdır.

    Bir başka çalışmada, mide ülseri olan 100 katılımcıya aynı miktarda taze lahana suyu verildi; çoğu daha önce konvansiyonel tedaviye yanıt vermemişti. Bir hafta içinde semptomlar % 81 oranında yok oldu.

    Meyan Kökü

    Meyan kökü, Asya’ya ve Akdeniz bölgesine özgü bir bitkidir.”Glycyrrhiza glabra” bitkisinin kurutulmuş kökünden elde edilir ve birçok koşulları tedavi etmek için kullanılan popüler bir geleneksel bitkidir.

    Bazı çalışmalar, meyan kökünün ülseri önleme ve ülserle mücadele özelliklerine sahip olabileceğini bildirmektedir.

    Örneğin, meyan kökü mide ve bağırsakları daha fazla mukus üreterek, midenin kaplamasını korumaya yardımcı olabilir. Fazladan mukus iyileşme sürecini hızlandırmaya ve ülsere bağlı ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

    Araştırmacılar, ayrıca, meyan kökünde bulunan belirli bileşiklerin H. pylori’nin büyümesini engelleyebileceğini bildiriyor.

    Kurutulmuş meyan kökü, meyan çeşnili tatlılar veya şeker ile karıştırılmamalıdır. Meyan şekerlemesinin, aynı etkileri göstermesi pek olası değildir ve genellikle şeker açısından çok yüksektir.

    Meyan, belirli ilaçları etkiler ve ekstremitelerde kas ağrısı veya uyuşma gibi yan etkilere neden olabilir. Meyan kökü kullanmadan önce doktora danışmayı ihmal etmeyin.

    ham bal yan etkileri

    Bal

    Bal çeşitli sağlık yararları olan ve antioksidan açısından zengin bir besindir. Bunlar arasında göz sağlığının korunması ve kalp rahatsızlığı, inme ve hatta belirli kanser türleri riskinde azalma bulunur.

    Balın aynı zamanda ülser de dahil olmak üzere birçok yaranın iyileşmesini ve oluşumunu önlediği görülür.

    Bilim insanları, balın antibakteriyel özelliklerinin mide ülserlerinin en yaygın nedenlerinden biri olan H. pylori ile mücadeleye yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.

    Sarımsak

    Sarımsak, antimikrobiyal ve antibakteriyel özelliklere sahip başka bir besindir.

    Hayvan çalışmaları, sarımsak ekstraktlarının ülserden kurtulmayı hızlandırabileceğini ve hatta ilk etapta gelişme ihtimalini azaltabileceğini gözlemlemektedir.

    Dahası, laboratuvar, hayvan ve insan çalışmaları, sarımsak özlerinin en yaygın ülser sebebi olan H. pylori gelişimini önlemeye yardımcı olabileceğini bildiriyor.

    Yakın tarihli bir çalışmada, üç gün boyunca günde iki diş çiğ sarımsak yemek, H. Pylori enfeksiyonu çeken hastaların mide astarında, bakteri aktivitesinde belirgin azalmaya neden oldu.

    zerdeçal özütü

    Zerdeçal

    Zerdeçal, birçok Hint yemeklerinde kullanılan Güney Asya’ya ait baharatıdır. Zengin sarı rengiyle kolayca tanınabilir. Curcumin, zerdeçalın aktif maddesidir, zerdeçalın tıbbi özellikleri bu maddeye atfedilmiştir.

    Curcuminin ülseri tedavi etme potansiyeli yakın zamanda hayvanlarda incelenmiştir. Özellikle H. pylori enfeksiyonlarının yol açtığı hasarın önlenmesinde, muazzam terapötik potansiyele sahip olduğu görülmektedir. 

    Aynı zamanda midenin astarını tahriş edici maddelere karşı etkili bir şekilde koruyarak mukus salınımını arttırmaya yardımcı olur.

    İnsanlarda sınırlı çalışmalar yapılmıştır. Bir çalışma, günde beş kez 25 katılımcıya 600 mg zerdeçal verildi. Dört hafta sonra, katılımcıların % 48’inde iyileşme görüldü. On iki hafta sonra katılımcıların % 76’sının ülseri yok olmuştu.

    Bir diğerinde, H. pylori için pozitif test edilen bireylere günde dört kez 500 mg zerdeçal verildi.

    Dört haftalık tedaviden sonra, katılımcıların % 63’ünde ülser yok oldu. Sekiz hafta sonra bu miktar % 87’ye yükseldi.

    Mastik

    Mastik, daha genel olarak sakız ağacı olarak bilinen “Pistacia lentiscus” ağacından elde edilen bir reçinedir.

    Mastik ağacı genellikle Akdeniz bölgesinde yetişir ve özü kırılgan yarı saydam reçine parçaları şeklinde kurutulabilir. Çiğnendiğinde bu reçine, çam benzeri bir tada sahip, beyaz opak bir zamk haline gelir.

    Mastik, mide ülseri ve Crohn hastalığı da dahil olmak üzere çeşitli bağırsak rahatsızlıklarını tedavi etmek için eski tıpta uzun süredir kullanılmaktadır.

    Yakın zamanda yapılan hayvan çalışmaları, bu reçinenin potansiyel bir doğal ülser tedavisi görebileceğini bildiriyor.

    Buna ek olarak, ülsere maruz kalan 38 katılımcı ile yapılan araştırma, günlük 1 gramlık mastik tüketiminin plaseboya(etkisiz ilaç) göre ülserle ilişkili semptomlarda % 30 daha fazla azalmaya neden olduğunu bildirmektedir.

    İki haftalık çalışma döneminin sonunda, mastik grubundaki katılımcıların % 70’inde ülserler iyileşti; buna karşın plasebo grubundaki hastaların sadece % 22’sinde iyileşme vardı.

    Mastik, H. pylori’ye karşı da antibakteriyel etkiye sahiptir. Yakın tarihli bir çalışmada, 14 gün boyunca günde üç kez 350 mg mastik sakızı alımı, H. pylori enfeksiyonlarının konvansiyonel tedaviden % 7-15 oranında daha etkin bir şekilde kökünü kazıdı.

    şili biberi faydaları

    Şili Biberi

    Ülserlerden muzdarip insanlar arasında, genellikle acı biber yemenin mide ülserini kötüleştirebileceği konusunda yaygın bir görüş var. Aslında, ülseri olan kişilerin biber tüketimini sınırlamaları veya tamamen bertaraf etmeleri önerilir.

    Bununla birlikte, yakın tarihli araştırmalar, biberin ülsere neden olma ihtimalinin düşük olduğunu ve ülserden kurtulmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

    Bunun nedeni, biberin, mide asidi üretimini azaltması ve mide astarına kan akışını arttırdığı görünen aktif bir madde olan kapsaisin içermesidir. Bu faktörlerin her ikisinin de ülserleri önlemeye veya iyileştirmeye yardımcı olduğu düşünülmektedir.

    Şili biberinde bulunan kapsaisin mukus üretimini artırmakta, bu da mide astarını kaplayıp yaralanmaya karşı korumaktadır.

    Aloe Vera

    Aloe vera, kozmetik, ilaç ve gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılan bir bitkidir. Anti-bakteriyel ve cilt iyileştirici özellikleri ile bilinir.

    Aloe vera mide ülserine karşı etkili bir ilaç olabilir. Bir çalışmada, aloe vera tüketimi, ülseri bulunan sıçanlarda üretilen mide asidi miktarını önemli ölçüde azalttı.

    Sıçanlarda yapılan bir başka çalışmada, aloe vera, yaygın bir anti-ülser ilacı olan omeprazol ile karşılaştırılabilir ülser iyileştirici etkilere sahipti.

    Aloe vera tüketimi, genellikle güvenli kabul edilir ve yukarıdaki çalışmalar bazı umut verici sonuçlar vermektedir. Bununla birlikte, insanlar üzerinde daha fazla çalışma gerekmektedir.

    lactobacillus rhamnosus yan etkileri

    Probiyotikler

    Probiyotikler, bir dizi sağlık etkileri sunan canlı mikroorganizmalardır. Zihin sağlığını iyileştirme, bağırsak sağlığını destekleme, ülserleri önleme ve mücadele etme yeteneği de dahil olmak üzere pek çok yararı vardır.

    Her ne kadar bu işlemler hala araştırılsa da probiyotikler mukus üretimini teşvik eder ve mukoza kaplamayı korur.

    Ayrıca iyileştirici bileşiklerin ülsere taşınmasını kolaylaştıran yeni kan damarlarının oluşumunu teşvik edebilir ve iyileşme sürecini hızlandırırlar.

    İlginçtir, probiyotikler H. pylori enfeksiyonlarının önlenmesinde doğrudan rol oynayabilir. 

    Dahası, bu yararlı bakteriler konvansiyonel tedavi etkinliğini yaklaşık % 150 oranında arttırmakta, aynı zamanda ishali ve diğer antibiyotikle ilgili yan etkileri % 47’ye kadar azaltmaktadırlar.

    Ülserde Ne Yenmez?

    Tıpkı bazı gıdaların ülserin oluşumu ve iyileşmesini önleyebileceği gibi, bazıları da kötüleşmesine neden olabilir.

    Mide ülserini iyileştirmeye çalışanlar, aşağıdaki gıdaların tüketimini en aza indirmelidir:

    Süt

    Mide asiditesini azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olması için önerilmesine rağmen, yeni araştırmalar sütün, mide asidinin salgısını arttırdığını ve ülseri olanların kaçınması gerektiğini gösteriyor.

    Alkol

    Alkol tüketimi mide ve sindirim sistemine zarar verebilir ve ülser olasılığını artırır.

    Kahve ve alkolsüz içecekler

    Kafeinsiz olsalar bile kahve ve alkolsüz içecekler, mide asidinin üretimini artırabilir, bu da mide astarını tahriş edebilir.

    Baharatlı ve yağlı gıdalar

    Son derece acılı veya yağlı gıdalar bazı insanlarda tahriş hissi yaratabilir. Şili biberi, istisnadır.

    Ayrıca sigara içmekten kaçınmak ve stresi azaltmak, iki yararlı anti-ülser stratejisidir.

    peptik ülser hastalığı

    Mide ülseri çoğunlukla şunlardan kaynaklanır:

    – Helicobacter pylori’nin neden olduğu bir bakteriyel enfeksiyon.

    – Aspirin, ibuprofen veya naproksen gibi anti-inflamatuar ilaçların uzun süreli kullanımı.

    – Vücut asitlerinin üretimini artıran, Zollinger-Ellison sendromu adı verilen tıbbi bir durum.

    Mide ülseri için risk faktörleri şunlardır:

    – 50 yaş üstü

    – Ülser öyküsü

    – Sigara içmek

    – Alkol içmek

    – Stres

    – Baharatlı yiyeceklerden oluşan bir beslenme şekli

    Mide ülseri başlangıcını gözlemler görmez tedaviye başlamanız şiddetle tavsiye edilir. Tedavi edilmezse iç kanamaya neden olabilir ve yaşamı tehdit edebilir.

    Sonuç olarak;

    Ülser, özellikle mide ülseri nispeten yaygın ve tahriş edici bir tıbbi durumdur.

    Yukarıda listelenen doğal gıdalar, mide ülserinin gelişimini önlemeye yardımcı olabilir ve iyileşmesini kolaylaştırabilir. 

    Bazı durumlarda, konvansiyonel tedavinin etkinliğini artırabilir ve yan etkilerinin ciddiyetini azaltabilir.

    Çoğu durumda, bu doğal ilaçların geleneksel tedavi kadar etkili olup olmadığı belli değildir.

    Bu nedenle, ülserden muzdarip olanlar, kendi kendine tedavi seçeneğine başvurmadan önce bir doktordan yardım almalıdır.

    İlginizi Çekebilir  Su Teresinin Faydaları ve Zararları Nelerdir?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ