Stres Nedir, Neden Olur? Belirtileri ve Bitkisel Tedavisi

    Stres Nedir, Neden Olur? Belirtileri ve Bitkisel Tedavisi

    Stres, olumsuz koşulların yol açtığı zihinsel veya duygusal gerginlik halidir. Günümüzün hareketli yaşamı sonucu birçok insan farkında olsun ya da olmasın, ağır strese maruz kalabilir. 

    Bir çalışma, yetişkinlerin % 33’ünün yüksek düzeyde stres yaşadığını belirtiyor. Ancak stresi azaltmak için çaba harcanmazsa kronik hale gelebiliyor ve başka hastalıklara neden olabiliyor.

    Stres Nedir?

    Stres, vücudun tehlikeye karşı doğal savunmasıdır. Vücudun, sistemlerini tehlikeden kaçmaya hazırlayan hormonların salgılanmasını sağlar. Buna “savaş ya da kaçış mekanizması” denir.

    İnsanlar bir zorluk veya tehditle karşı karşıya kaldığında, kısmen fiziksel tepkiler verir. Vücut daha büyük miktarlarda kortizol, epinefrin ve norepinefrin kimyasalları üretir. Bunlar aşağıdaki fiziksel reaksiyonları tetikler:

    – Kan basıncının artması

    – Kas hazırlığının artması

    – Terlemek

    – Uyanıklık

    Bu faktörlerin tümü, kişinin potansiyel olarak tehlikeli veya zorlayıcı bir duruma tepki verme yeteneğini geliştirir. Norepinefrin ve epinefrin kalp atışının hızlanmasına neden olur.

    Bu reaksiyonu tetikleyen çevresel faktörlere stres faktörleri denir. Stres faktörleri için örnekler arasında sesler, agresif davranışlar, hız yapan bir araba, filmlerdeki korkunç anlar, sayılabilir. Stres duyguları, stres sayısının artmasıyla birlikte artar.

    Stresin Fiziksel Etkileri Nelerdir?

    Stres, sindirim ve bağışıklık sistemleri gibi bazı normal vücut işlevlerini yavaşlatır. Vücut kaynaklarını solunum, kan akışı, uyanıklık ve kasların ani kullanımı için hazırlar.

    Strese reaksiyon verilmesi sırasında vücut aşağıdaki şekillerde değişir:

    – Kan basıncı ve nabız artar

    – Nefes alma hızlanır

    – Sindirim sistemi yavaşlar

    – Bağışıklık aktivitesi azalır

    – Kaslar daha da gerilir

    – Uyanıklık durumunun artması nedeniyle uykusuzluk baş gösterir.

    Kişinin zor bir duruma nasıl tepki vereceği, stresin genel sağlık üzerindeki etkisini belirler. Stres faktörleri, herkesi farklı şekillerde etkiler.

    İnsanların genellikle olumlu olduğunu düşündüğü bazı deneyimler, “bebek sahibi olmak, tatile gitmek, daha iyi bir eve taşınmak ve işte terfi almak” gibi olaylar da strese yol açabilir.

    Bunun nedeni, tipik olarak önemli bir değişikliğin, ekstra çaba gerektirmesi, yeni sorumluluklar yüklemesidir. Ayrıca kişinin bilinmeyene adım atması da strese yol açabilir.

    Stres Türleri

    Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü (NIMH) akut ve kronik olmak üzere stresin iki türünü tanımlamıştır. Ayrıca üç tip stres örneği olduğunu belirtmiştir:

    – Çocuk bakımı, ev ödevi veya finansal sorumluluklar gibi rutin stres

    – Ailenin yaşadığı ya da iş kaybının olduğu gibi ani, yıkıcı değişiklikler

    – Şiddetli bir kaza, saldırı, çevre felaketi veya savaşın bir sonucu olarak meydana gelen aşırı travma nedeniyle oluşabilecek travmatik stres

    Akut stres

    Akut stres kısa sürelidir ve daha yaygındır. Bu tip stres genellikle yakın zamanda meydana gelen olaylar ya da yakın zamanda karşılaşılacak zorlukların baskısı sonucu oluşur.

    Örneğin, bir kişi yakın zamanda bir tartışma yaşadığında veya yaklaşmakta olan bir organizasyon hakkında stresli hissedebilir. Tartışma çözümlendiğinde veya organizasyon geçtiğinde stres azalır veya kaybolur.

    Akut stres faktörleri genellikle yeni meydana gelen olaylardır ve acil şekilde çözüme kavuşur. 

    Akut stres, uzun süreli kronik stresle aynı boyutta hasara neden olmaz. Kısa süreli etkileri arasında gerilim baş ağrıları, mide rahatsızlığı ile orta dereceli sıkıntı vardır.

    Uzun süre tekrarlayan akut stres durumları kronikleşebilir ve zararlı olabilir.

    Kronik stres

    Bu tür stres uzun sürede gelişir ve daha zararlıdır. Devam eden yoksulluk, mutsuz bir evlilik, kronik strese neden olabilecek durumlara örnektir. Kişi stresten kaçmanın bir yolunu bulamadığında ve çözüm aramayı bıraktığında ortaya çıkar. 

    Kronik stres, vücudun normal stres hormonu aktivitesine dönmesini zorlaştırır, bu da aşağıdaki sistemlerde sorunlara neden olabilir:

    – Kardiyovasküler sistem

    – Solunum sistemi

    – Uyku problemleri

    – Bağışık sistemi

    – Üreme sistemi

    Sürekli stres yaşayan kişinin tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı riski artar. Depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi diğer zihinsel sağlık bozuklukları, stres kronikleştiğinde meydana gelen rahatsızlıklardır.

    Kronik stres fark edilmeyebilir çünkü insanlar zamanla mutsuz hissetmeye alışır. Stres bireyin kişiliğinin bir parçası haline gelebilir ve kişi stresle yaşamaya alışır.

    Kronik stres yaşayan insanlar intihar, şiddet içeren eylemler, kalp krizi veya felce yol açabilecek durumların riski altındadır.

    strese hangi çay iyi gelir

    Stresin Nedenleri Nelerdir?

    Her insan stresli durumlara, farklı tepki gösterir. Bir kişi için stresli olan durum, diğeri için stres yaratmayabilir.

    Aynı strese maruz kaldığında bir kişinin diğerinden daha az stresli hissetmesinin kesin bir nedeni yoktur. Yaşam deneyimleri, kişinin stres faktörlerine verdiği tepkiyi etkiler.

    Stresi tetikleyebilecek yaygın yaşam olayları şunlardır:

    – İş sorunları

    – Zaman veya para eksikliği

    – Sevilen birinin kaybedilmesi

    – Aile problemleri

    – Hastalık

    – Evi taşımak

    – İlişkiler, evlilik ve boşanma

    Yaygın olarak bildirilen diğer stres nedenleri şöyledir:

    – Kürtaj veya düşük

    – Yoğun trafikte araç kullanma veya kaza korkusu

    – Suç korkusu veya komşularıyla ilgili sorunlar

    – Hamilelik ve ebeveyn olma

    – Aşırı gürültü, aşırı kalabalık ve kirlilik

    – Belirsizlik veya önemli bir sonuç beklemek

    Sresin En Sık Görülen Belirtileri

    Strese neden olan fiziksel ve zihinsel belirtilerin listesi uzundur. En sık karşılaşılan stres belirtileri ise şöyledir; 

    Akne

    Akne, stresin kendisini en sık gösterdiği durumlardan biridir. Bazı insanlar stresli hissettikleri zaman, yüzlerine daha sık dokunurlar. Bu, bakterilerin yayılmasına ve akne gelişimine katkıda bulunur.

    Birçok çalışma aknenin yüksek stres seviyeleri ile ilişkili olabileceğini doğrulamıştır. Bir çalışma, 22 kişide stresin bir sınav öncesi ve sırasında akne şiddetini ölçtü. Sınav sonucunda artan stres düzeyleri, akneyi şiddetlendirdi.

    Strese ek olarak, aknenin diğer potansiyel nedenleri arasında hormonal değişimler, bakteri, aşırı yağ üretimi ve gözeneklerin tıkanması bulunur.

    Baş ağrısı

    Çoğu çalışma, stresin baş ağrısı veya migren ile ilişkili bir rahatsızlığa neden olabileceğini bulmuştur.

    Kronik baş ağrısı olan 267 kişi ile yapılan bir çalışmada, stresli bir olayın ardından yaklaşık % 45’inde kronik baş ağrısı gelişimi olduğu bulundu.

    Diğer ortak baş ağrısı tetikleyicileri uykusuzluk, alkol tüketimi ve dehidrasyondur.

    Kronik ağrı

    Ağrılar, artan stres düzeylerinden kaynaklanabilecek yaygın bir şikayettir. Bazı çalışmalar, stres hormonu kortizol düzeylerinin artmasının, kronik ağrı ile ilişkili olabileceğini göstermiştir.

    Örneğin, bir çalışmada kronik sırt ağrısı olan 16 kişi bir kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Kronik ağrılı kişilerin daha yüksek kortizol düzeylerine sahip olduğu bulundu.

    Stresin yanı sıra, yaşlanma, yaralanma, yanlış duruş ve sinir hasarı gibi durumlar da kronik ağrıya katkıda bulunabilecek faktörlerdir.

    Sık Hastalanma

    Stres, bağışıklık sistemi üzerinde sorun yaratabilir ve enfeksiyonlara duyarlılığın artmasına neden olur.

    Bir çalışmada, 235 yetişkin ya yüksek ya da düşük stresli bir grup olarak sınıflandırıldı. Altı ay boyunca, yüksek stresli grupta olanların % 70 ve daha fazlasının solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği ve düşük stresli gruba göre % 61 daha fazla belirti yaşadığı tespit edildi.

    Benzer şekilde, 27 çalışmanın analizi yapıldığında, stresin üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artırdığını belirlemiştir.

    Stres, bağışıklık sağlığı söz konusu olduğunda bulmacanın yalnızca bir parçasıdır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması, kötü beslenme, fiziksel hareketsizlik, lösemi ve multipl miyelom gibi bazı bağışıklık yetersizliği bozukluklarının bir sonucu da olabilir.

    Yorgunluk ve Uykusuzluk

    Kronik yorgunluk ve enerji düşüklüğü, uzun süreli stresin bir sonucudur. Örneğin, 2483 kişiden oluşan bir çalışma, yorgunluğun artan stres seviyeleri ile kuvvetli bir şekilde ilişkili olduğunu bulmuştur.

    Stres ayrıca uykusuzluğa neden olabilir, bu da enerji düşüklüğüne sebebiyet verir. Küçük bir çalışma, daha yüksek seviyedeki işle ilişkili stresin, yatmadan önce uykusuzluğun ve huzursuzluğun artmasıyla ilişkili olduğunu bulmuştur.

    Enerji seviyelerinin düşüklüğünde rol oynayabilecek diğer faktörler arasında dehidrasyon, düşük kan şekeri, zayıf bir beslenme veya yetersiz tiroid bulunmaktadır.

    Libidodaki değişiklikler

    Birçok kişi stresli dönemlerde seks hareketlerinde değişiklikler yaşar. Küçük bir çalışma, 30 kadının stres seviyelerini değerlendirdi ve sonra erotik film izlerken uyanıklarını ölçtü. Yüksek düzeyde kronik stres düzeyine sahip olanlar, düşük stres seviyeleri olanlara kıyasla daha az uyarılma yaşadı.

    103 kadından oluşan bir başka araştırmada, daha yüksek stres düzeylerinin daha düşük cinsel aktivite ve memnuniyet seviyeleri ile ilişkili olduğu bulundu.

    Benzer şekilde, bir çalışma 339 sağlık çalışanına baktı. Yüksek stres düzeylerinin cinsel istek, uyarılma ve doyumu olumsuz etkilediğini bildirmiştir.

    Libidodaki değişikliklerin, hormonal değişiklikler, yorgunluk ve psikolojik nedenler gibi birçok potansiyel sebebi vardır.

    Sindirim Sorunları

    İshal ve kabızlık gibi sindirim sorunları yüksek stres düzeyleri nedeniyle ortaya çıkabilir. Örneğin, bir çalışmada 2699 çocuğa bakıldığında stresli olaylara maruz kalınmasının kabızlık riski ile ilişkili olduğu tespit edildi.

    Stres, özellikle irritabl bağırsak sendromu (IBS) veya inflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) gibi sindirim bozukluğu olanları etkiler. Bunlar mide ağrısı, şişme, ishal ve kabızlık ile ilişkili durumlardır.

    İnflamatuar bağırsak hastalığında stresin rolünü araştıran 18 çalışmanın bir analizi, çalışmaların % 72’sinin stres ve sindirim semptomları arasında bir ilişki olduğunu belirtti.

    Ayrıca, beslenme, dehidrasyon, fiziksel aktivite seviyeleri, enfeksiyon veya belirli ilaçlar gibi birçok faktör sindirim sorunlarına neden olabilir.

    İştah Değişiklikleri

    İştah değişikliği stres anlarında sık görülür. Stresli anlarda, kendinizi iştahsız ya da gecenin bir yarısında buzdolabının önünde bulabilirsiniz.

    Üniversite öğrencilerinin bir çalışmasında % 81’inin stres altındayken iştahında değişiklikler olduğu bulundu. Bunların % 62’sinde iştah artarken, % 38’lik bir düşüş yaşanmıştır.

    129 kişinin yaptığı bir çalışmada, strese maruz kalma, aç olmadan yeme gibi davranışlarla ilişkilendirildi.

    İştahtaki bu değişiklikler stresli dönemlerde ağırlık dalgalanmalarına neden olabilir. Örneğin, 1355 kişinin katıldığı bir araştırma, stresin kilolu yetişkinlerde kilo artışı ile ilişkili olduğunu buldu.

    İştah değişikliğinin diğer muhtemel nedenleri bazı ilaçların hormonal değişimleri ve psikolojik durumları içerir.

    Depresyon

    Bazı çalışmalar, kronik stresin depresyonun gelişimine katkıda bulunabileceğini ileri sürmektedir.

    Majör depresyonu olan 816 kadınla yapılan araştırmada depresyonun başlangıcının hem akut hem de kronik stres ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu bulundu.

    Bir başka çalışmada, yüksek stres düzeylerinin 240 ergende depresif belirtilerin daha yüksek seviyeleri ile ilişkili olduğu tespit edildi.

    Buna ek olarak, kronik olmayan majör depresyonlu 38 kişinin katıldığı bir çalışmada, stresli yaşam olaylarının depresif dönemlerle anlamlı düzeyde ilişkili olduğu bulundu.

    Stresin yanı sıra depresyona katkıda bulunan diğer faktörler arasında aile öyküsü, hormon seviyeleri, çevresel faktörler ve hatta bazı ilaçlar yer almaktadır.

    Kalp atışının hızlanması

    Kalp hızının artması yüksek stres düzeyinin belirtisi olabilir. Bir çalışma, stresli ve stres dışı olaylara yanıt olarak kalp atış hızı tepkisini ölçtü ve stresli koşullar altında kalp atış hızının belirgin olarak daha yüksek olduğunu tespit etti.

    133 gencin katıldığı bir başka çalışmada stresli bir işin kalp atış hızında artışa neden olduğu tespit edildi. Benzer bir çalışmada, 87 öğrenciyi stresli bir işe maruz bırakmanın, kalp hızı ve kan basıncını artırdığı bulundu. İlginçtir ki, görev sırasında müzik dinlemek bu değişikliklerin önlenmesine yardımcı oldu.

    Yüksek tansiyon, tiroid hastalığı, bazı kalp rahatsızlıkları ve büyük miktarda kafeinli veya alkollü içecekler içtiğinizde kalp atışı hızlanabilir.

    Terleme

    Strese maruz kalmak aşırı terlemeye neden olabilir. Küçük bir çalışma palmar hiperhidrozlu(ellerde aşırı terleme) 20 kişiyi inceledi. Çalışma, 0-10 aralığında bir ölçek kullanarak gün boyunca terleme oranlarını değerlendirdi.

    Hem stres hem de egzersiz, palmar hiperhidrozlu hastalarda ve kontrol grubunda terleme oranını iki ila beş puan artırmıştır.

    Bir başka çalışma, strese maruz kalmanın 40 gençte, aşırı miktarda terleme ve kokuya neden olduğunu bulmuştur. Aşırı terleme de kaygı, tiroid koşulları ve bazı ilaçların kullanılmasıyla meydana gelebilir.

    Stres Nasıl Teşhis Edilir?

    Doktor kişiye semptomlarını ve yaşam olaylarını sorarak stresi teşhis etmeye çalışır. Stresi teşhis etmek zordur çünkü birçok faktöre bağlıdır.

    Doktorlar stresi tanımlamak için anketler, biyokimyasal önlemler ve fizyolojik teknikler kullanır. Ancak, bunlar objektiftir veya etkili olmayabilir.

    Stresi ve kişi üzerindeki etkilerini teşhis etmenin en doğru yolu kapsamlı, stres odaklı, yüz yüze görüşmedir

    Stres Nasıl Tedavi Edilir?

    Tedavi, kişinin stres azaltma yöntemlerini uygulaması ile ya da altta yatan nedenin ilaçla tedavisi ile olur. Bir kişinin rahatlamasına yardımcı olabilecek tedaviler arasında aromaterapi ve refleksoloji bulunur.

    İlaçlar

    Doktorlar genellikle depresyon veya anksiyete bozukluğu gibi altta yatan bir hastalığı tedavi etmedikleri sürece stresle başa çıkmak için ilaç reçete etmezler.

    Depresyon ve anksiyete bozukluğunu tedavi etmek için antidepresanlar kullanılır. Ancak ilacın stresle baş etmeye yardımcı olmak yerine stresi maskeleme riski vardır. Antidepresanlar da olumsuz etkilere neden olabilir ve bazı stres komplikasyonlarını kötüleştirebilir.

    Stres kronik veya şiddetli hale gelmeden başa çıkma stratejileri geliştirmek, bireyin durumu yönetmesine, fiziksel ve zihinsel sağlığını korumasına yardımcı olur.

    Kronik ve ezici stres yaşayan insanlar tıbbi yardım almalıdır.

    Stresle Başa Çıkma Teknikleri

    Aşağıdaki yaşam tarzı değişiklikleri stresle baş etmeye yardımcı olabilir;

    Egzersiz

    Egzersiz, stres yaşayan kişilerde hafıza bozukluğunu azaltabilir.

    Alkol, uyuşturucu ve kafein alımını azaltmak

    Bu maddeler stresi daha da kötüleştirebilir.

    Sağlıklı beslenme

    Bol miktarda meyve ve sebze içeren sağlıklı ve dengeli beslenme, stres zamanlarında bağışıklık sisteminin korunmasına yardımcı olur. Kötü beslenme, hastalığa ve ek strese yol açabilir.

    Nefes alma ve rahatlama

    Meditasyon, masaj ve yoga stresi azaltmaya yardımcı olabilir. Nefes alma ve rahatlama teknikleri kalp atış hızını yavaşlatır ve rahatlamayı teşvik eder. 

    Konuşma

    Duygularınızı ve endişelerinizi aileniz, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla paylaşmak stresi azaltmaya yardımcı olur. Diğer insanlar strese beklenmedik ve uygulanabilir çözümler önerebilir.

    Kitap okumak, yürüyüşe çıkmak, müzik dinlemek, bir arkadaşla, sevilen biriyle veya evcil hayvanla vakit geçirmek gibi aktiviteler de stresi azaltır.

    Hobileri yapmak, eğlenceli vakit geçirmek de rahatlamaya yardımcı olur. Bir grubun parçası olmak, stres geliştirme riskini azaltır.

    Stres için Doğal Tedaviler

    Zencefil

    Zencefil, stres ve kaygı bozukluğunu hafifletmek için etkili bir bitkidir. Bunu tüketmenin en iyi yollarından biri çay olarak içmektir. 

    Ayrıca küçük parçalar halinde dilimleyip, içine biraz su koyup, kaynatabilir, suyunu süzdükten ve soğuduktan sonra içebilirsiniz.

    Jojoba

    Jojobanın vücut üzerinde sakinleştirici bir etkisi vardır. Vücudunuzu jojoba içeren bir sabunla yıkayın, zihni sakinleştirmenin ilk adımı olarak vücudu sakinleştirmek gerekir. 

    Jojoba yağı, masaj için harikadır veya banyonuza birkaç damla ekleyebilirsiniz. Bunun zihninizde rahatlatıcı bir etkisi olacak.

    Ginkgo biloba

    Bu stres ve kaygı için en iyi ev çarelerinden biridir. Ginkgo biloba antioksidan ve yatıştırıcı özelliklere sahiptir. 

    Ginkgo yapraklarının özü, bu sıkıntılı duyguları hafifletebilecek flavonoid glikozitler ve terpenoidler içerir. Kan inceltici ilaçlar veya antidepresanlar kullanıyorsanız, bunu kullanmadan önce bir doktora danışmanız önerilir.

    Kediotu kökü

    Kediotu kökü, gerginlik, anksiyete ve uyku bozukluklarının tedavisinde uzun bir kullanım geçmişine sahiptir. Stresi hafifleten birkaç madde içerir. Kediotu almadan önce başka ilaçları etkileyebileceği için doktora danışmalısınız.

    Bergamot esansiyel yağı

    Bergamot esansiyel yağı, portakal kabuğundan çıkarılan aromatik bir yağdır. Bergamot esansiyel yağı ile yapılan aromaterapi tedavisi, stres hormonlarını azaltmaya yardımcı olur, bu nedenle stresi ve kaygıyı doğal bir şekilde rahatlatmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir. Bu yağdan, birkaç damla, bez veya kağıt mendil üzerine damlatarak soluyabilirsiniz. 

    Papatya

    Papatya rahatlamak için eskiden beri kullanılan doğal bir çaredir, ancak bilimsel çalışmalar da stresi azaltmada etkili olduğunu bulmuştur. Papatya çayı, stres ve anksiyeteye iyi gelen çayların ilk sırasında yer alır.

    Lavanta

    Bu bitki bedeni ve zihni rahatlatır. Stresi azaltmak için banyoda lavanta esansiyel yağı kullanılması önerilir. Özellikle uykusuzluk için etkilidir. 

    Okaliptüs

    Okaliptüsün içinde bulunan maddeler kaygı ve stresi hafifletmede etkilidir. Kuru yapraklarından yapılmış çayı içilebilir veya bir damla, bez üzerine okaliptüs esansiyel yağı damlatılarak koklanabilir. Bunun zihin üzerinde sakinleştirici bir etkisi olacaktır.

    Theanin

    Theanin, çay içerisinde bulunan bir amino asittir. Zihinsel ve fiziksel stresi azaltır ve morali yükseltir. 

    Ayrıca sakinleştirici etkileri vardır. Bu yüzden rahatlamak istiyorsanız, bir theanin takviyesi etkili olabilir. Theanin için önerilen doz günde 200 mg’dır.

    B Vitaminleri

    B Vitaminleri zihinsel süreçlerin düzenlenmesi için önemli ve gereklidir. Örneğin, beyinde serotonin gibi mutluluk veren kimyasal maddeleri yapmak için B6 vitamini gereklidir. 

    Araştırmalar, vücutta B12 vitamini seviyelerinin düşük olmasını, anksiyete ile ilişkilendirmektedir. İhtiyacınız olan tüm B vitaminlerini içerecek olan B kompleksi takviyesi kullanabilirsiniz.

    Magnezyum

    Magnezyum, vücuttaki kas gerginliğini azaltan, gevşeme sağlayan, uykuya yardımcı olan ve endişeyi azaltan bir mineraldir.

    Çoğu insan, bu önemli minerali yeterince alamaz, bu nedenle günde 400 ila 800 mg, endişe ve stres semptomlarını gidermede size yardımcı olabilir.

    Kuşkonmaz

    Vücutta folik asitin düşük olması depresyona neden olabilir. Kuşkonmaz folik asit bakımından zengindir ve kuşkonmazı hemen hemen her öğünde kolayca tüketebilirsiniz. Endişe ve stres için en iyi yiyecekler arasındadır.

    Yaban mersini

    Yaban mersini önemli miktarda C vitamini ve antioksidanlar içerir. Stresli olduğunuzda, vücudun, hücrelerin onarımı ve korunmasını sağlaması için C vitamini ve antioksidanlara ihtiyacı vardır. Sakinleştirici bir etkisi olduğu için bu meyveyi yemeyi alışkanlık edinin.

    Tatlı patates

    Tatlı patates stresi azaltır, çünkü stres altındayken karbonhidrat ve tatlılara karşı duyduğunuz dürtüyü tatmin edebilir. Beta karoten ve diğer vitaminler bakımından zengindir ve içeriğindeki lif, vücudunuzun karbonhidratları yavaş ve sabit bir şekilde işlemesine yardımcı olur.

    Kuru kayısı

    Kayısı, stresi azaltan ve doğal bir kas gevşetici olan magnezyum bakımından zengindir.

    Somon balığı

    Omega 3 yağ asitleri beyin hücrelerinin daha işbirlikçi çalışmasına ve stresle daha etkin bir şekilde başa çıkmasına yardımcı olur. Omega-3 yağ asitlerini fazla tüketmek, kalp hastalıklarına karşı korur. 

    Bir çalışma, omega-3’lerin kortizol ve adrenalin hormonlarının vücudunuzdaki en yüksek seviyelere ulaşmasını önlediğini gösterdi. Somon balığı, omega 3 bakımından zengin kaynaklardan biridir.

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ