Metiyonin Nedir, Hangi Besinlerde Bulunur, Faydaları Neler?

    Amino asitler vücudumuzun doku ve organlarını oluşturan proteinlerin yapımına yardımcı olur. Bu kritik işleve ek olarak, bazı amino asitlerin başka özel rolleri de vardır.

    Metiyonin, vücudumuzda birkaç önemli molekül üreten bir amino asittir. Bu moleküller, hücrelerin düzgün çalışması için gereklidir. 

    Metiyonin Ne İşe Yarar?

    Metiyonin, gıdalardaki proteinler ve vücudumuzun dokularında ve organlarında bulunan proteinler dahil olmak üzere birçok proteinde bulunan bir amino asittir.

    Proteinler için bir yapı bloğu olmasının yanı sıra, birçok başka benzersiz özelliğe de sahiptir.

    Bunlardan biri, sülfür içeren moleküller haline dönüşme kabiliyetidir.

    Sülfür içeren moleküller, dokuların korunması, DNA’nıyı modifiye etmek ve hücrelerin düzgün çalışmasını sağlamak gibi çeşitli işlevlere sahiptir.

    Bu önemli moleküller sülfür içeren amino asitlerden yapılmalıdır. Proteinleri vücutta yapmak için kullanılan amino asitlerden sadece metiyonin ve sistein sülfür içerir.

    Vücudumuz kendi başına sistein amino asidini üretse de, metiyonin besinlerden alınmalıdır.

    Ek olarak, metiyonin hücrelerinde yeni proteinler oluşturma sürecini başlatmada kritik bir rol oynar, eski proteinler yıkılırken sürekli olarak yenileri meydana gelir.

    Örneğin bu amino asit, kaslara zarar veren bir egzersiz seansından sonra kaslarınızda yeni proteinler üretme sürecini başlatır.

    Metiyonin Vücuda Yararları Nelerdir?

    Normal hücre fonksiyonu için kritik molekülleri üretir

    Vücutta metiyoninin başlıca rollerinden biri, diğer önemli molekülleri üretmek için kullanılabilmesidir. Vücutta protein oluşturmak için kullanılan diğer kükürt içeren amino asit olan sistein üretiminde rol oynar.

    Sistein, proteinler, glutatyon ve taurin de dahil olmak üzere çeşitli moleküller oluşturabilir.

    Glutatyon, vücudun savunmasında kritik rolü nedeniyle “ana antioksidan” olarak adlandırılır. Ayrıca vücuttaki besin maddelerinin metabolizmasında, DNA ve proteinlerin üretiminde de rol oynar.

    Taurinin, hücrelerin sağlığını ve düzgün çalışmasını sağlamaya yardımcı olan birçok işlevi vardır. En önemli moleküllerden biri olan metiyonin, S-adenosilmetiyonin veya “SAM” ‘e dönüştürülebilir.

    SAM, bir kısmını DNA ve proteinler dahil olmak üzere diğer moleküllere transfer ederek birçok farklı kimyasal reaksiyona katılır.

    SAM ayrıca, hücresel enerji için önemli bir molekül olan kreatin üretiminde de kullanılmaktadır.

    Genel olarak, metiyonin, molekül olabileceği için vücuttaki birçok önemli sürece doğrudan veya dolaylı olarak dahil olur.

    DNA methilasyonunda rol oynar

    DNA’mız, kim olduğumuzu gösteren bilgileri içerir. Bu bilgilerin çoğu hayatınız boyunca aynı kalsa da, çevresel faktörler, DNA’nın bazı yönlerini değiştirebilir.

    Bu, metiyoninin en ilginç rollerinden biridir – SAM denilen bir moleküle dönüşebilir. SAM, DNA’yı bir metil grubu (bir karbon atomu ve ona bağlı hidrojen atomları) ekleyerek değiştirebilir.

    Besinlerden aldığımız metiyonin miktarı, bu sürecin ne kadarını etkilediğini belirler, ancak bunun hakkında birçok cevaplanmamış soru vardır.

    Ek olarak, eğer bu değişiklikler meydana gelirse, bazı durumlarda yararlı ancak bazılarında da zararlı olabilir.

    Örneğin, bazı araştırmalar, DNA’ya metil grupları ekleyen besin maddelerinin yüksek alımının, kolorektal kanser riskini azaltabileceğini göstermiştir.

    Bununla birlikte, diğer araştırmalar, metiyonin alımının daha yüksek olmasının, şizofreni gibi durumları daha da kötüleştirdiğini göstermiştir.

    Kolorektal kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir

    Melbourne, Avustralya’da yürütülen araştırmaya göre metiyonin, B vitaminleri ve diğer minerallerle birlikte kolorektal kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

    Çalışma, folat, metiyonin, B6 ve B12 vitaminleri gibi mikro besinlerin yanı sıra yenen yiyecekleri ve selenyum, E ve C vitaminleri, likopen gibi antioksidan özelliklere sahip olanları da gözlemledi.

    Testler bu vitaminlerin, minerallerin ve amino asitlerin çoğunu ayrı ayrı incelemiş olsa da, veriler metiyonin dahil tüm bu mikro besinleri içeren beslenmenin kolorektal kanser riskini azaltmaya yardımcı olabileceği sonucunu desteklemektedir.

    Parkinson hastalarında titremeleri azaltabilir

    Parkinson hastalığı tedavi edilmemiş 11 hasta üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Katılımcılar iki haftadan altı aya kadar L metiyonin ile tedavi edildi, akinezide iyileşme göstererek normalden daha az titreme ile sonuçlandı.

    Bu, metiyoninin Parkinson semptomlarının tedavisinde faydalı olabileceğini göstermektedir.

    Karaciğeri destekleyebilir

    Amerikan Beslenme Derneği, kanıtların metiyonin metabolizmasının alkolik karaciğer hastalığını etkileyebileceğini belirtiyor.

    Karaciğer hastalığı, dünyanın yetersiz beslenme ile ilgili bir sorunun olduğu bölgelerde daha belirgindir ancak aynı zamanda alkol kullanımı söz konusu olan her yerde sorundur.

    Bununla birlikte, araştırmalar, folat, B6 ve B12 vitaminleri ile birlikte metiyoninin, özellikle SAMe’nin, muhtemelen karaciğer hastalığının etkilerini tedavi etmeye yardımcı olma yeteneğine işaret etmektedir.

    Düşük metiyonin alımı hayvanlarda yaşam süresini uzatır

    Metiyoninin vücutta önemli rolleri olmasına rağmen, bazı araştırmalar bu amino asitin besinler yoluyla az miktarda alınmasının yararlarını göstermektedir.

    Bazı kanser hücreleri büyümek için besinlerden alınan metiyonine bağımlıdır. Bu durumlarda, alımı sınırlandırmak, kanserli hücrelerin çoğalmasını önlemek için yararlı olabilir.

    Bitkisel proteinler hayvansal proteinlerden daha az metiyonin seviyesine sahip olduğundan, bazı araştırmacılar bitki bazlı diyetlerin bazı kanser türleriyle mücadele etmek için bir araç olabileceğini düşünüyor.

    Ek olarak, hayvanlarda yapılan birkaç çalışma, metiyoninin azaltılmasının yaşam süresini uzatabileceğini ve sağlığı iyileştirebileceğini göstermektedir.

    Bir çalışmada, düşük metiyonin ile beslenen farelerde yaşam süresinin % 40’ın üzerinde olduğu bulundu.

    Bu uzun ömür, strese karşı direnç ve metabolizmanın yanı sıra vücudun üreme kabiliyetini muhafaza etmesinden kaynaklanabilir.

    Bazı araştırmacılar, düşük metiyonin içeriğinin farelerde yaşlanma oranını fiilen yavaşlattığı sonucuna varmışlardır.

    Bu faydaların insanları kapsayıp kapsamadığı henüz belli değildir ancak bazı test tüpü çalışmaları insan hücrelerindeki düşük metiyonin içeriğinin yararlarını göstermiştir.

    Yine de herhangi bir sonuç çıkarılmadan önce insan araştırmalarına ihtiyaç vardır.

    Metiyonin İçeren Besinler

    Hemen hemen tüm protein içeren gıdalarda biraz metiyonin olsa da, miktarı gıdadan gıdaya değişir. Yumurta, balık ve bazı etler bu amino asitin yüksek miktarlarını içerir.

    Yumurta akındaki amino asitlerin yaklaşık % 8’inde sülfür içeren amino asitler (metiyonin ve sistein) olduğu tahmin edilmektedir.

    Bu değer tavuk ve sığır etinde % 5, süt ürünlerinde ise % 4’dür. Bitki proteinleri genellikle bu amino asitin daha düşük miktarlarına sahiptir. Metiyonin içeren besinler şunlardır;

    – Yumurta beyazı

    – Serbest gezen tavuk

    – Halibut, ton balığı, morina, yunus balığı, mezgit balığı, beyaz balık gibi vahşi balıklar,

    – Hindi

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, yetişkinlerin günde vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 13 miligram metiyonine ihtiyacı var ve düzenli olarak çok fazla tüketilirse sağlık sorunlarına neden olabileceğinden aşırıya kaçmamak en iyisidir. İşte veganların sağlıklı metiyonin tüketmelerine yardımcı olabilecek birkaç yiyecek: 

    – Deniz yosunu ve  spirulina

    – Susam

    – Brezilya cevizi

    – Yulaf

    – Ayçiçek yağı

    Metiyonin Yan Etkileri Nelerdir?

    Belki de yüksek metiyonin alımı ile ilişkili en büyük endişe, bu amino asidin üretebileceği moleküllerden birisidir.

    Metiyonin, kalp hastalığının çeşitli yönleriyle ilişkili bir amino asit olan homosisteine ​​dönüştürülebilir.

    Bazı bireyler bu sürece diğerlerine göre daha duyarlı olsa da, yüksek düzeyde metiyonin alımı homosistein artışına yol açabilir.

    İlginçtir ki, araştırmalar yüksek metiyonin alımının potansiyel tehlikelerinin, metiyoninin kendisinden ziyade homosisteine ​​bağlı olabileceğini göstermektedir.

    Vücudun metiyonine tepkilerini değerlendirmek için, araştırmacılar bu amino asidin tek bir büyük dozunu verdi ve etkilerini gözlemledi.

    Bu tip test, özellikle küçük yan etkiler olmak üzere 6.000 kez gerçekleştirilmiştir. Bu yan etkiler arasında baş dönmesi, uykusuzluk ve tansiyon değişimleri sayılabilir.

    Bu testlerden biri sırasında meydana gelen önemli bir yan etki, yüksek tansiyonu olan bir kişinin ölümüyle sonuçlanmasıdır ve bunun dışında başka bir sağlık sorunu yaşanmadı.

    Bununla birlikte, önerilen dozun yaklaşık 70 katının yanlışlıkla aşırı dozda kullanılması komplikasyonlara neden olabilir.

    Genel olarak, metiyoninin, sağlıklı insanlarda, besinler yoluyla elde edilmesi toksik değildir.

    Metiyonin homosistein üretimine dahil olsa da, tipik bir aralıktaki alımın kalp sağlığı açısından tehlikeli olduğuna dair kanıt yoktur.

    Sonuç olarak;

    İlk olarak Amerikalı bakteriyolog John Howard Mueller tarafından 1921’de keşfedilen metiyonin, vücutta protein ve peptit yapmak için kullanılan temel bir amino asittir.

    Vücut, kreatin yapmak için metiyonin kullanır, kükürt içerir ve SAMe’den sorumludur, bağışıklık sisteminin, nörotransmiterlerin ve hücre zarlarının düzgün çalışmasında önemli bir rol oynar.

    Metiyoninin faydaları arasında kolorektal kanser riskini azaltmaya yardımcı olma, Parkinson hastalarında titremeyi azaltma, kemik gücü oluşturma, kilo vermeye yardımcı olma ve karaciğeri destekleme yer alır.

    Metiyonin içeren uzun bir yiyecek listesi var ve en yüksek seviyeler et ve balık kaynaklarından geliyor.

    İlginizi Çekebilir  İyotlu Tuz Nedir, Ne İşe Yarar, Faydaları Nelerdir?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ