Malnütrisyon Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

     

    Malnütrisyon yetersiz beslenme veya kötü beslenme olarak tanımlanır, belirli besinlerin çok az veya çok fazla alındığını ifade eder. Gelişim sorunları, göz problemleri, diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

    Malnütrisyon, dünya çapında milyarlarca insanı etkiler.

    Malnütrisyon Nedir?

    Malnütrisyon, besin eksikliğinden veya aşırı yemekten kaynaklanan bir durumdur. Malnütrisyon türleri şunlardır:

     

    Yetersiz beslenme

    Bu tip kötü beslenme, yeterli protein, kalori veya mikro besin alamamaktan kaynaklanır. Düşük ağırlık-boy (aşırı zayıflık), yaşa göre boy (bodurluk) ve yaşa göre kilo düşüklüğüne (yetersiz) yol açar.

     

    Aşırı beslenme

    Protein, kalori veya yağ gibi bazı besin maddelerinin aşırı tüketilmesi de yetersiz beslenmeye yol açabilir. Bu genellikle aşırı kilo veya obezite ile sonuçlanır.

     

    Yetersiz beslenen insanlar genellikle vitamin, mineral, özellikle demir, çinko, A vitamini ve iyot gibi eksikliklere sahiptir. Ancak aşırı beslenmeyle birlikte mikro besin eksiklikleri de ortaya çıkabilir.

    Aşırı kalori tüketimi sonucunda fazla kilolu veya obez olmak ve aynı zamanda yeterli vitamin ve mineral alamamak mümkündür.

    Çünkü, kızartma ve şekerli gıdalar gibi aşırı beslenmeye neden olan gıdalar, kalori ve yağ bakımından yüksektir, ancak diğer besin maddelerini düşük oranda içerirler.

     

     

    Malnütrisyon Belirtileri

    Malnütrisyonun belirtileri ve semptomları türüne bağlıdır.

     

     

    malnütrisyon belirtileri

     

     

    Yetersiz Beslenme

    Yetersiz beslenme, gerekli besin maddelerini alamamaktan kaynaklanır. Bu aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

     

    – Kilo kaybı

    – Yağ ve kas kütlesinin kaybı

    – İçi boş yanaklar ve içe batmış gözler

    – Şişkin bir mide

    – Kuru saç ve cilt

    – Gecikmiş yara iyileşmesi

    – Yorgunluk

    – Konsantrasyon zorluğu

    – Sinirlilik

    – Depresyon ve kaygı

     

    Yetersiz beslenen kişilerde bu semptomlardan bir veya birkaçı olabilir.

    Yetersiz beslenme ayrıca mikro besin eksikliğine de yol açabilir. En yaygın eksikliklerden bazıları ve semptomları şunlardır:

     

    A Vitamini

    Göz kuruluğu, gece körlüğü, artan enfeksiyon riski.

     

    Çinko

    İştah kaybı, büyümenin gecikmesi, yara iyileşmesinin gecikmesi, saç dökülmesi, ishal.

     

    Demir

    Bozulmuş beyin fonksiyonu, vücut ısısını düzenleme sorunları, mide problemleri.

     

    İyot

    Büyümüş tiroid bezleri (guatr), tiroid hormonu üretimini azaltır, büyüme ve gelişme sorunları ortaya çıkar.

     

    Yetersiz beslenme, ciddi fiziksel sorunlara ve sağlık sorunlarına yol açtığı için, ölüm riskini artırır.

     

     

    Aşırı Beslenme

    Aşırı beslenmenin ana belirtileri aşırı kilolu ve obez olmaktır, aynı zamanda besin eksikliğine de yol açabilir.

    Araştırmalar, aşırı kilolu veya obez olan kişilerin, normal kilolu olanlara kıyasla, belirli vitamin ve minerallerin yetersiz alım ve düşük kan seviyelerine sahip olma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir.

    Bir çalışmada 285 ergen, obez kişilerde A ve E vitaminlerinin kan düzeylerinin normal kilolu olanlarınkinden % 2-10 daha düşük olduğu bulunmuştur.

    Bunun nedeni, aşırı kilo ve şişmanlığın, kalori ve yağ oranı yüksek fakat diğer besin maddelerinde düşük olan hazır ve işlenmiş gıdaların aşırı tüketilmesinden kaynaklanabileceğidir.

     

     

    Malnütrisyon Tanısı

    Malnütrisyonu tanımlamak için kullanılan araçlar kilo kaybı ve vücut kitle indeksi (BMI) çizelgeleri, mikro besin durumu ve fiziksel muayeneler için kan testleridir.

    Kilo kaybı ve yetersiz beslenme ile ilişkili diğer semptomlar için, doktor mikro besin eksikliklerini tanımlamak için ek testler isteyebilir.

    Ancak aşırı beslenmeden kaynaklanan besin eksikliklerinin belirlenmesi daha zordur.

     

     

    Malnütrisyonun Nedenleri

    Malnütrisyon, çevresel, ekonomik ve tıbbi durumlardan kaynaklanabilecek, dünya çapında yaşanan bir sorundur.

    Dünya Sağlık Örgütü, 460 milyondan fazla yetişkin ve 150 milyon çocuğun yetersiz beslendiğini, iki milyardan fazla yetişkin ve çocuğun aşırı kilolu veya obez olduğunu tahmin etmektedir.

    Malnütrisyonun yaygın nedenleri şunlardır:

     

    Gıda güvensizliği veya yeterli ve uygun fiyatlı yiyeceklere erişim eksikliği

    Gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerdeki gıda güvensizliğini malnütrisyona bağlayan çalışmalar vardır.

     

    Sindirim sorunları ve besin emilimi ile ilgili sorunlar

    Crohn hastalığı, çölyak hastalığı ve bağırsaklarda bakteriyel aşırı büyüme gibi malabsorpsiyona neden olan durumlar, yetersiz beslenmeye neden olabilir.

     

    Aşırı alkol tüketimi

    Aşırı alkol kullanımı, protein, kalori ve mikro besin maddelerinin yetersiz alımına yol açabilir.

     

    Ruh sağlığı bozuklukları

    Depresyon ve diğer akıl sağlığı koşulları yetersiz beslenme riskini artırır. Bir çalışmada, depresyonlu kişilerde malnütrisyon sıklığının sağlıklı bireylere göre % 4 daha yüksek olduğu bulunmuştur.

     

    Gıdaların elde edilememesi ve hazırlanamaması

    Çalışmalar, zayıf beslenme, zayıf hareketliliğe sahip olma ve yetersiz beslenme için risk faktörleri olarak kas gücünün bulunmadığını belirlemiştir. Bu sorunlar gıda hazırlama becerilerini bozar.

     

     

    Malnütrisyon Risk Grupları

    Malnütrisyon, dünyanın her bölgesindeki insanları etkiler ancak bazı popülasyonlar daha yüksek risk altındadır. Yetersiz beslenmeye eğilimli popülasyonlar şunlardır:

     

    Gelişmekte olan ülkelerde ya da gıdaya sınırlı erişime sahip bölgelerde yaşayan insanlar

    Yetersiz beslenmeyle ilgili ve mikro besin eksiklikleri özellikle Sahra altı Afrika ve Güney Asya’da yaygındır.

     

    Özellikle çocuk ve hamile ya da emziren kadınlar olmak üzere besin ihtiyacı artan bireyler

    Gelişmekte olan bazı ülkelerde, hamile ve emziren annelerin % 24–31’i yetersiz beslenmektedir.

     

    Yoksulluk içinde yaşayan veya düşük gelirli insanlar

    Düşük sosyoekonomik durum yetersiz beslenmeye neden olur.

     

    Yaşlı yetişkinler, özellikle de yalnız yaşayan veya engelli olanlar

    Araştırmalar, yaşlı yetişkinlerin % 22’sinin yetersiz beslendiğini ve % 45’inin yetersiz beslenme riski altında olduğunu göstermektedir.

     

    Besin emilimini etkileyen sorunları olan insanlar

    Crohn hastalığı veya ülseratif koliti olan kişilerin, bu koşulları olmayanlara göre malnütrisyona sahip olma ihtimali dört kat daha fazladır.

     

     

    Malnütrisyon Tedavisi ve Önleme

    Malnütrisyonun önlenmesi ve tedavi edilmesi, altta yatan nedenlerin ele alınmasını içerir. Devlet organları, bağımsız kuruluşlar ve okullar yetersiz beslenmenin önlenmesinde rol oynar.

    Araştırmalar, malnütrisyonu önlemenin en etkili yollarının yetersiz beslenme riski taşıyan popülasyonlara demir, çinko ve iyot hapları, gıda takviyeleri ve beslenme eğitimi vermeyi içerdiğini ortaya koymaktadır.

    Ek olarak, aşırı beslenme riski olan çocuklar ve yetişkinler için sağlıklı gıda seçimlerini ve fiziksel aktiviteyi teşvik eden müdahaleler aşırı kilo ve obeziteyi önlemeye yardımcı olur.

    Yeterli karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral ve su içeren çeşitli yiyeceklerle beslenmek de yetersiz beslenmenin önlenmesini sağlar.

    Yetersiz beslenmeyi tedavi etmek genellikle bireysel yaklaşımları içerir.

     

    İlginizi Çekebilir  Kan Şekerini Ne Dengeler? Kan Şekeri Nasıl Düşer?

     

    Yetersiz Beslenmenin Belirtileri Nelerdir?

     

     

    yetersiz beslenme belirtileri

     

     

    Enerjinin düşmesi

    Kalori, vücudun çalışması için kullandığı enerji birimidir. Yeterli kaloriyi yemediğinizde, çoğu zaman yorgun hissedersiniz.

    24 saatlik bir sürede temel işlevler için gerekli olan kalori sayısına “dinlenme metabolik hızı” denir. Çoğu insanın günde 1.000 kaloriden daha yüksek dinlenme metabolizma hızı vardır.

    Fiziksel aktivite eklemek, günlük almanız gereken kalori ihtiyacını 1000 kalorinin üzerine çıkarır.

    Hormonlar enerji dengesinde de rol oynamasına rağmen, genellikle ihtiyaç duyulan miktardan daha fazla kaloriyi alırsanız fazlalıkların çoğunu yağ olarak saklar. Gerekeninden daha az kalori alırsanız kilo verirsiniz.

    Kalori alımını günde 1.000 kalorinin altında tutmak metabolik hızı yavaşlatabilir ve sizi yorgunluğa götürebilir çünkü hayatta tutan temel işlevleri bile destekleyecek kadar kalori alamayabilirsiniz.

    Yemek yemenin azalması, düşük enerji seviyeleri ile bağlantılıdır.

     

     

    Saç Dökülmesi

    Saç kaybı çok üzücü bir durumdur. Her gün 100 kadar saç telini kaybetmek normaldir. Bununla birlikte, saç fırçanızda veya banyoda biriken artan miktarda saç bulunduğunu fark ederseniz, bu, yeterince yemek yemediğinizin işareti olabilir.

    Normal, sağlıklı saç gelişimini sağlamak için birçok besin gerekmektedir.

    Kalori, protein, biyotin, demir ve diğer vitaminlerin ve minerallerin yetersiz alınması saç dökülmesinin ortak bir nedenidir.

    Temelde, yeterli kalori ve önemli besin maddelerini almadığınızda, vücut saçlardan önce kalp, beyin ve diğer organların sağlığına öncelik tanır.

     

     

    Sürekli Açlık

    Her zaman aç olmak, yeterli yemediğinizin en belirgin işaretlerinden biridir. Çalışmalar, açlık ve tokluğu kontrol eden hormon seviyelerindeki değişmelere bağlı olarak aşırı kalori kısıtlamasına yanıt olarak iştah ve gıda istekliliğinin arttığını onaylıyor.

    Üç aylık bir çalışma, normalden % 40 daha az kalori içeren bir diyetle beslenen fareleri izledi. İştahı bastıran hormonların leptin ve IGF-1 seviyelerinin azaldığını ve açlık sinyallerinin belirgin bir şekilde arttığını tespit etti.

    İnsanlarda, kalori kısıtlaması ve yetersiz beslenme, normal kilolu ve fazla kilolu bireylerde açlık ve besin isteklerine neden olabilir. 58 yetişkin üzerinde yapılan bir çalışmada, % 40 oranında kalori sınırlandırılmış diyet yapmak açlık düzeylerini yaklaşık % 18 artırdı.

    Dahası, düşük kalorili alımın açlık ve artmış göbek yağına bağlı bir stres hormonu olan kortizol üretimini artırdığı gösterilmiştir.

     

     

    Gebe Kalamama

    Yetersiz beslenme, bir kadının hamilelik kabiliyetine müdahale edebilir. Beyinde bulunan hipotalamus ve hipofiz bezi, üreme sağlığı da dahil olmak üzere hormonal dengeyi korumak için birlikte çalışır.

    Hipotalamus, vücuttan hormon seviyelerinin ayarlanması gerektiğini bildiren sinyaller alır. Hipotalamus, aldığı sinyallere dayanarak, hipofiz bezi tarafından östrojen, progesteron ve diğer hormonların üretimini uyaran veya engelleyen hormonlar üretir.

    Araştırmalar, bu karmaşık sistemin kalori alımındaki değişime ve kiloya karşı oldukça hassas olduğunu göstermiştir.

    Kalori alımı veya vücut yağ yüzdesi çok düştüğünde, sinyaller bozulabilir ve salınan hormon miktarında değişiklikler meydana gelebilir.

    Uygun üreme hormon dengesi olmadan hamilelik gerçekleşemez. Bunun ilk belirtisi hipotalamik amenoredir(adet görememe).

    Gebe kalmaya çalışıyorsanız, uygun hormonal fonksiyon ve sağlıklı bir hamilelik sağlamak için dengeli ve yeterli beslenmelisiniz. 

     

    İlginizi Çekebilir  Saç Derisinde Sedef Hastalığı için Bitkisel Tedaviler

     

    Uyku Sorunları

    Uykusuzluğun, düzinelerce çalışmada insülin direncine ve kilo alımına yol açtığı bulunmuştur. Buna ek olarak, aşırı yeme uyku zorluğuna neden olabileceği gibi yetersiz beslenmenin de uyku sorunlarına yol açabileceği görülür.

    Hayvan ve insan araştırmaları açlığa bağlı kalori kısıtlamasının uyku kesilmelerine ve yavaş uyku olarak da bilinen yavaş dalga uykusunda bir azalmaya yol açtığını göstermiştir.

    381 üniversite öğrencisinin bir çalışmasında kısıtlayıcı diyetler ve diğer yeme sorunları zayıf uyku kalitesi ve düşük ruh hali ile bağlantılıydı.

    10 genç kadının başka bir küçük çalışmasında, dört haftalık diyet, uykuya dalmakta zorlanmanın ve derin uykudaki zaman miktarının azalmasına neden oldu.

    Sürekli aç hissetmek gibi, uyku sorunları da, yetersiz beslendiğinizin en büyük belirtisidir.

     

     

    Duyarlılık

    Küçük şeyleri kafaya takmaya başlamışsanız, yeterince yemek yememekle alakalı olabilir. 413 kolej ve lise öğrencisiyle ilgili yakın tarihli bir araştırmada sinirliliğin diyet ve kısıtlayıcı yeme kalıplarıyla ilişkili olduğu bulundu.

    Kalori alımının düşmesi, ruh halinizin de düşmesine neden olabilir.

     

     

    Sürekli Üşümek

    Sürekli üşüme hissine, yeterli yememek neden olabilir. Isı yaratmak ve sağlıklı, rahat bir vücut ısısını korumak için vücudun belli sayıda kalori yakması gerekir.

    Hatta, hafif kalorili kısıtlamaların bile vücut sıcaklığını düşürdüğü tespit edilmiştir.

    Orta yaşlı 72 yetişkinin altı yıllık kontrollü bir çalışmasında günde ortalama 1,769 kalori tüketenlerin vücut ısısı, fiziksel aktiviteye bakılmaksızın 2,300-2,900 kaloriyi tüketenlere göre anlamlı derecede daha düşüktü.

    Aynı çalışmanın ayrı bir analizinde, kalori kısıtlamalı grup T3 tiroid hormonu düzeylerinde bir düşüş yaşarken diğer gruplarda olmadı. T3, diğer işlevlerin yanı sıra vücut ısısını korumaya yardımcı olan bir hormondur. 

    15 obez kadınla ilgili yapılan bir başka çalışmada, günde sadece 400 kalori tüketen kadınların T3 düzeyleri, sekiz haftalık bir süre zarfında % 66 oranında azaldı.

     

     

    Kabızlık

    Seyrek kalın bağırsak hareketleri, yetersiz kalori alımı ile ilişkili olabilir.Çok az gıda tüketmeniz, sindirim sisteminde daha az atık ile sonuçlanacağı için bu şaşırtıcı değildir.

    Kabızlık tipik olarak haftada üç ya da daha az bağırsak hareketi ya da geçmesi zor küçük, sert dışkılara sahip olmak şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yaşlı insanlarda çok yaygındır ve zayıf beslenmeyle kötüleşebilir.

    18 yaşlı kişiyle yapılan küçük bir çalışma, kabızlığın yeterli kalori tüketmeyenlerde sıklıkla görüldüğünü bulmuştur.

    Diyet yapmak ve çok az yemek yemek, metabolizma hızının yavaşlaması nedeniyle gençlerde kabızlığa neden olabilir. Bağırsak hareketleri ilgili sorun yaşıyorsanız, yediğiniz yiyecek miktarına göz atın ve beslenmenizi yeterince zenginleştirin.

     

    İlginizi Çekebilir  Kivinin Faydaları, Zararları, Besin Değeri ve Kalorisi

     

    Endişe 

    Çok düşük kalorili beslenmeye tepki olarak kaygı oluşabilir. 2500’den fazla Avustralyalı gençle yapılan geniş bir araştırmada “aşırı kalori kısıtlamalı diyet yapanlar” olarak sınıflandırılanların % 62’si depresyon ve kaygı düzeyinin yüksek olduğunu bildirdi.

    Çok düşük kalorili diyetler yapan kilolu insanlarda kaygı da gözlemlenmiştir. Bir ila üç ay boyunca günde 400 veya 800 kalori yiyen 67 obez insanın kontrollü bir çalışmasında, her iki gruptaki insanların yaklaşık % 20’si artan kaygı bildirmiştir.

     

     

     

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ