Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

    Kronik yorgunluk sendromu, dinlenme ile geçmeyen yorgunluk, aşırı halsizlik olarak tanımlanan bir rahatsızlıktır ve altta yatan hiçbir tıbbi neden yoktur. Kronik yorgunluk sendromu aynı zamanda myaljik ensefalomiyelit (ME)) olarak da adlandırılabilir.

    Kronik yorgunluk sendromunun nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Bazı kuramlar, viral enfeksiyon, psikolojik stres gibi faktörlerin bir kombinasyonunu içerdiğini iddia ediyor.

    Tek bir neden tespit edilemediği ve diğer birçok hastalıklarla benzer belirtilere neden olduğundan kronik yorgunluk sendromunu teşhis etmek zordur.

    40’lı 50’li yaşlar arasındaki kadınlar arasında çokça yaygın olmasına rağmen her yaştan insanı etkileyebilir. Geçerli bir tedavi mevcut değildir, belirtileri hafifletmeye çalışılır.

    Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir?

    Kronik yorgunluk sendromu çok yetersiz teşhis edildiği için, bu hastalıktan muzdarip milyonlarca insan durumundan habersizdir.

    Kronik yorgunluğun hastaların yaşamları üzerinde önemli bir etkisi vardır, bu nedenle semptomların farkına varmak, tedaviye doğru atılan ilk adımdır.

    Kronik yorgunluk sendromunun net bir nedeni yoktur.

    Biyolojik, psikolojik, genetik, bulaşıcı ve genetik gibi faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığına inanılıyor.

    Bu hastalığın nedenini belirlemek zor olabileceğinden, doktorlar genellikle sadece semptomları tedavi etmeye odaklanır.

    Viral sonrası yorgunluk sendromu veya miyaljik ensefalomiyelit olarak da bilinen kronik yorgunluk, genellikle bir hasta altı aydan uzun süredir semptomlardan muzdarip olduğunda teşhis edilir.

    Zamanla düzelen diğer yorgunlukla ilişkili hastalıkların aksine, kronik yorgunluk sendromu genellikle tedavi haricinde değişmez.

    Kronik yorgunluğun semptomları için birkaç tıbbi tedavi ve reçeteli ilaç vardır ancak bunlar diğer hastalıklardan daha az yaygındır.

    Kronik yorgunluktan muzdarip olanlar, bu durum yüzünden sürekli olarak öfke, kaygı ve suçluluk duygularıyla mücadele ettiklerinden, hep gergin olurlar. Birçoğu, hastalık tedavi edilmediğinde zamanla umutsuz hissetmeye başlar.

    Bu nedenle, bu hastalığı anlamak kritik öneme sahiptir.

    Kronik Yorgunluk Sendromu Neden Olur?

    Nedeni tam olarak bilinmeyen bir durumdur. Araştırmacılar, virüslerin, hipotansiyonun (alışılmadık derecede düşük kan basıncı), zayıflamış bir bağışıklık siteminin ve hormonal dengesizliklerin hepsinin katkıda bulunabileceğini düşünüyor. Bazı insanlar genetik olarak da bu durumu geliştirebilir.

    Kronik yorgunluk sendromu, bazen bir viral enfeksiyon sonrasında gelişmesine rağmen bu duruma neden olan tek tip enfeksiyon bulunamamıştır.

    Kronik yorgunluk sendromu ile ilgili olarak incelenen bazı virüsler arasında Epstein-Barr virüsü (EBV), insan herpes virüsü 6, Ross River virüsü (RRV), kızamıkçık, Coxiella burnetti ve mikoplazma bulunur. Araştırmacılar, en az üç patojenle enfekte olmuş bir kişinin kronik yorgunluk sendromunu geliştirme şansının yüksek olduğunu bulmuşlardır.

    Kronik yorgunluk sendromuna yakalanan insanların bazen bağışıklık sistemi zayıflar. Ancak doktorlar bunun hastalığa neden olup olamayacağını tam olarak bilmiyorlar. 

    Ayrıca kronik yorgunluk sendromu olan insanlar, bazen anormal hormon düzeyine sahiptir ancak bu konuyla bir ilgisinin olup olmadığı tam olarak tespit edilememiştir.

    Kronik Yorgunluk Sendromu Risk Faktörleri Nelerdir?

    Kronik yorgunluk sendromu 40 ve 50’li yaşlar arasında yaygın görülür. Cinsiyet bu rahatsızlıkta önemli rol oynamaktadır. Kadın hastalar, erkek hastalardan iki kat daha fazladır. Genetik yatkınlık, alerji, stres ve çevresel faktörler riski artırabilir.

    Kronik Yorgunluk Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

    Belirtiler kişiden kişiye değişir ve durumun ciddiyetine bağlıdır. En yaygın belirti, günlük faaliyetleri etkileyecek kadar ağır bir yorgunluktur.

    Kronik yorgunluk sendromu tanısının konabilmesi için, en az altı ay süren bir yorgunluk olmalı ve yatak istirahati ile geçmemelidir. Bununla birlikte en az dört belirti daha olmalıdır.

    Kronik yorgunluk sendromunun diğer belirtileri şunlardır:

    – Hafıza kaybı ve konsantrasyon eksikliği

    – Gece uykusundan yorgun kalkma

    – Kronik uykusuzluk veya diğer uyku bozuklukları

    – Kas ağrısı

    – Sık baş ağrısı

    – Boyun ve koltuk altı bölgelerinde lenf düğümleri

    – Fiziksel ve zihinsel faaliyetlerden sonra aşırı yorgunluk(bir etkinlikten sonra 24 saatten fazla sürer.)

    Kimileri bazen döngüsel olarak kronik yorgunluk sendromundan etkilenebilir. Bu, duygusal olarak kötü hissedilen dönemlere denk gelir ve belli bir süre sonra iyileşir.

    Belirtiler bazen tamamen kaybolur. Daha sonraları tekrarlaması mümkündür. Bu düzelme ve tekrarlama döngüsü belirtileri fark etmeyi zorlaştırır.

    Kronik Yorgunluk Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

    Kronik yorgunluk sendromuna tanı koymak zordur. Bu durumu taramak için laboratuvar testleri yoktur ve birçok hastalıkla belirtileri ortaktır.

    Kronik yorgunluk sendromunun belirtileri net olmadığı için, bir çoğu hasta olarak görülmemektedir ve doktorlar hasta olduklarını fark edemezler.

    Yukarıda da belirtildiği gibi yatak istirahatıyla iyileşmeyen ve açıklanamayan en az altı ay süren bir yorgunluk göstermek ve listelenen en az dört belirtinin olması gerekir.

    Yorgunluğun diğer olası sebeplerini ortadan kaldırmak tanı sürecinin önemli bir parçasıdır. Belirtileri kronik yorgunluk sendromuna benzeyen durumlar şunlardır:

    – Mononükleoz

    – Lyme hastalığı

    – Çoklu skleroz

    – Lupus (SLE)

    – Hipotiroidizm

    – Fibromiyalji

    – Majör depresif bozukluk

    Şiddetli obez olma durumunda, depresif veya uyku bozuklukları varsa kronik yorgunluk sendromu belirtileri yaşanabilir. Antihistaminler ve alkol gibi bazı ilaçların yan etkileri de kronik yorgunluk sendromu belirtilerine neden olabilir.

    Kronik yorgunluk sendromunun belirtileri diğer bazı durumlara benzediğinden kendi kendinize teşhis edemezsiniz. Bir doktora danışmakta fayda vardır.

    Kronik Yorgunluk Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?

    Şu anda kronik yorgunluk sendromu için özel bir tedavi yoktur. Hastalığı geliştiren kişilerin her biri farklı semptomlara sahiptir ve bu nedenle belirtilerin hafifletilmesi amacıyla farklı tedavi türlerinden yararlanılabilir.

    Evde Tedavi Yöntemleri

    Yaşam biçiminde bazı değişiklikler yapmak semptomları azaltmaya yardımcı olabilir. Kafein alımını sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak, uykusuzluğu azaltmaya yardımcı olacaktır.

    Nikotin ve alkol alımını da sınırlamak gerekir. Gün boyunca uyuklamayı önlemeye çalışın. Bir uyku rutini oluşturun. Her gece aynı saatte yatın ve her sabah aynı saatte uyanmayı amaçlayın.

    Faaliyetleriniz sırasında hızınızı ayarlamanız da önemlidir. Aşırı hız ve hareketlilik belirtileri daha da kötüleştirebilir ve yorgunluğu tetikleyebilir. Duygusal ve fiziksel streslerden kaçının. Dinlenin veya keyif aldığınız etkinliklere vakit ayırın.

    İlaç Tedavisi

    Hiçbir ilaç tüm belirtilerinizi tedavi edemez. Ayrıca belirtiler zamanla değişebilir. Çoğu durumda, kronik yorgunluk sendromu depresyonu tetikleyebilir ve bununla mücadele etmek için antidepresan gerekebilir.

    Yaşam tarzı değişiklikleri size huzurlu bir gece uykusu vermezse, doktor bir uyku ilacı önerebilir. Ağrı kesici ilaçlar, kronik yorgunluk sendromunun neden olduğu ağrı ve eklem ağrısı ile baş etmeye yardımcı olabilir.

    Kronik Yorgunluk Sendromu için Doğal Tedaviler

    Vücudun doğru çalışması için ihtiyaç duyduğu birçok besin vardır.

    Yediğimiz gıdalardan doğru besinleri aldığımızda, hücre aktivitesi düşebilir ve vücut, ihtiyacı olanı almadığını size bildirmek için birçok belirti sergileyebilir.

    Ek olarak, egzersiz ve dinlenmeye dikkat ederek vücudu tedavi etmek, kronik yorgunluk sendromu ile ilişkili bazı semptomları hafifletebilir.

    İşte kronik yorgunluk sendromu yaşayan kişilerin tedavi sırasında uygulaması gereken doğal tedaviler…

    Doğru beslenin

    Birkaç vitamin ve besin eksikliği kronik yorgunlukla ilişkilendirilmiştir, bu nedenle bu temel unsurlardan yeterince almak, bu durumu tedavi etmek için iyi bir başlangıç ​​noktasıdır.

    B6, B12 vitaminleri ve magnezyum eksikliği olup olmadığını belirlemek gerekir.

    B6 vitamini

    B6 vitamini, yorgunluğu gidermek ve önlemek için vücudun ihtiyaç duyduğu birkaç vitaminden biridir.

    B6 vitamini, bağışıklık sisteminin sağlığına katkıda bulunur; bu, kronik yorgunluğa bir virüs neden oluyorsa veya daha kötü hale geliyorsa önemli olabilir.

    Doğal olarak B6 vitamini seviyesini artırmak için, vahşi balık, tatlı patates, fındık, sarımsak, muz, pişmiş ıspanak, nohut, antep fıstığı, hindi ve otla beslenen sığır eti yiyin.

    Magnezyum

    Magnezyum, sağlıklı hücre işlevi için gerekli bir besindir. Vücudun tüm hücreleri magnezyum kullanır ve yaklaşık 300 enzim vücudun düzgün çalışması için magnezyum gerektirir.

    Kronik yorgunluk sendromundan muzdarip olanların çoğunun düşük magnezyum seviyelerinin yanı sıra düşük kırmızı kan hücresi sayılarına sahip olduğu bulunmuştur.

    Magnezyum eksikliğinin giderilmesi için ıspanak, avokado, incir, yoğurt, badem, bitter çikolata ve kabak çekirdeği gibi magnezyum bakımından zengin yiyeceklerle magnezyum alımı artırılabilir.

    B12 vitamini

    B12 vitamini eksikliği olanların, zayıf odaklanma, azalan enerji seviyeleri, hafıza sorunları, düşük motivasyon, kas gerginliği ve yorgunluk yaşama olasılığı daha yüksektir.

    Kronik yorgunluk sendromunun semptomları da, B12 eksikliği belirtileri ile örtüşür. B12 eksikliğini gidermek, durumu tedavi etmeye yardımcı olabilir. 

    B12 seviyesini artırmak, depresyonu azaltabilir, enerji seviyesini artırabilir, duygusal durumu ve bilişsel işlevi iyileştirebilir.

    Ton balığı, çiğ peynir, kuzu eti, yumurta, yabani somon ve sığır karaciğeri gibi yiyecekler eklemek B12 seviyesini artırabilir. Vejeteryanlar ve veganlar için, sağlıklı hormon üretimi ve metabolik işlev için takviyeler gerekli olabilir.

    Yağ asitleri

    Kronik yorgunluk sendromuna bir virüsün neden olup olmadığı hala belirsiz olsa da, araştırmacılar virüslerin hücrelerin önemli yağ asitleri yapma kabiliyetini azaltabileceğini biliyorlar.

    Bir araştırma çalışması, ek yağ asitleri alan kronik yorgunluk sendromu hastalarının semptomlarında önemli iyileşme bildirdiklerini doğruladı.

    Yağ asitleri, örneğin ringa balığı, uskumru ve somon gibi doğadan yakalanmış balıklar gibi yiyeceklerde ve ayrıca keten tohumu, ceviz, badem, kenevir, zeytinyağı ve yumurta gibi yiyeceklerde mevcuttur.

    Yağ asitlerini balık yağı veya çuha çiçeği yağı takviyelerinden de alabilirsiniz.

    Diğer takviyeler

    Hücrelerin mitokondrilerinde yaratılan enerji hücresel işlevlere güç sağlar. Kronik yorgunluk sendromu olanların mitokondriyal disfonksiyona sahip olma olasılığı yüksektir.

    Araştırmacılar, kronik yorgunluk çekenlerin beyinlerini incelerken, güçlü bir antioksidan olan daha düşük glutatyon seviyelerine dikkat ettiler.

    Glutatyon seviyesini artırmak için alfa lipoik asit (ALA), CoQ10 veya L-arginin takviyeleri alınabilir.

    Bunlar, vücuda ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayarak mitokondriyal işlevi iyileştirmeye yardımcı olabilir.

    Gıda alerjileri ve intoleransları

    Kronik yorgunluk sendromu ile gıda alerjileri veya hassasiyetleri arasındaki bağlantıyı destekleyen kanıtlar artmaktadır.

    İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) teşhisi konanların çoğunda fibromiyalji ve kronik yorgunluk da olması muhtemeldir.

    Bu hastalıklar arasındaki bağlantı gıda duyarlılıkları ve sindirim sorunlarıdır.

    Gıda alerjileri ve hassasiyetleri iltihaplanmaya neden oluyorsa veya başka bir metabolik işlev bozukluğunu tetikliyorsa, bunlar birçok bozukluğun semptomlarının nedeni olabilir.

    Kronik yorgunluk sendromu tedavisinin gıda alerjilerine odaklanması için önemli bir adım, bir “İmmunoglobulin” testi yaptırmaktır. Bu test, sahip olabileceğiniz herhangi bir gıda hassasiyetini belirleyecek ve beslenmenizi düzenlemenizi kolaylaştıracaktır.

    Yaygın alerjenler ve hassasiyetler arasında laktoz, gluten, kazein, soya, maya, kabuklu deniz ürünleri, kuruyemiş alerjileri bulunur.

    Bunları ortadan kaldırmak, kronik yorgunluk sendromu semptomlarının yanı sıra diğer inflamatuar hastalıkların semptomlarını da iyileştirmeye yardımcı olabilir.

    Candida

    Candida albicans bağırsaklarda büyür ve bu mantar benzeri organizmanın aşırı büyümesi iltihaplanmaya neden olarak sindirim sorunlarına ve diğer sağlık sorunlarına yol açar.

    Hastalar, sistemlerinde candida varlığını azaltmak için diyetlerini değiştirdiklerinde, % 83’ü kronik yorgunluk semptomlarında da bir azalma olduğunu bildirdi.

    Candidayı kontrol etmek için alkol, şeker, tahıllar ve meyve gibi candida büyümesine yakıt sağlayan yiyecekleri yememek gerekir.

    Yoğurt, keten tohumu, chia tohumu ve yeşil sebzeler gibi yiyecekler yemek, candidayı yönetmeye yardımcı olabilir.

    Probiyotikler

    Probiyotikler açısından zengin yiyecekler yemek, genel bağırsak sağlığını korumaya ve sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlamaya yardımcı olabilir.

    Probiyotikler, ülserlere ve iltihaplanmaya neden olan candida ve H. pylori bakterileri de dahil olmak üzere sindirim sistemindeki zararlı organizmaları dengelemek için çalışır.

    Probiyotik açısından zengin yiyecekler arasında kefir ve yoğurt gibi fermente ürünler bulunur.

    Yeterince dinlenin ve stresi azaltın

    Kronik yorgunluk yaşıyorsanız, daha fazla dinlenmenin her zaman işe yaramadığını bilirsiniz, ancak kaliteli bir dinlenme şarttır.

    Dinlenme sadece uyumakla ilgili değildir, vücudun ve zihnin gün boyunca dinlenmesini sağlamak kronik yorgunluk sendromu semptomlarını yönetmek için gerekli olacaktır.

    Kronik yorgunluk sendromu olan birçok kişi, uykusuzluk, kas spazmları, huzursuz bacaklar ve uyku bozuklukları gibi uyku sorunları yaşar.

    Zihne ve bedene yatmadan önce rahatlama fırsatı vermek, bu uyku sorunlarından bazılarına yardımcı olabilir.

    Kanıtlar, akıllı telefon, tablet ve TV gibi etkileşimli cihazların yatmadan en az bir saat önce ortadan kaldırılmasını desteklemektedir.

    Bu sakinlik dönemini uykudan önce yaratanlar daha az rahatsızlık yaşar ve daha dinlendirici uyur.

    Melatonin, genel uyku kalitesini artırabilecek güvenli ve doğal bir uyku yardımcısıdır. Melatonin uykuya dalmak için gereken süreyi azaltır ve daha uzun süre uykuda kalmaya yardımcı olabilir.

    Uçucu yağların kullanımı da uykuya yardımcı olabilir. Bergamot, lavanta, sandal ağacı, buhur ve mandalina gibi uçucu yağların bazı kişilerde sakinleştirici etkiler yarattığı ve uykuya neden olduğu bilinmektedir.

    Egzersiz terapisi

    Kronik yorgunluğu olanlar, yorgunluk semptomlarını daha da kötüleştirmeden, egzersiz yapmalıdır. Yorgunluğu veya uzun süreli şiddetli semptomları önlemek için kontrollü yoğunluk gereklidir.

    Kronik yorgunluğu olan bazı kişiler egzersiz terapisiyle semptomlarda iyileşme görmüştür. Haftada beş gün süren kısa süreli orta egzersiz nöbetleri, bazı hastalarda semptomların azalmasını sağlamıştır.

    Egzersiz terapisinin faydaları arasında depresyon, yorgunluk ve zihinsel berraklıktaki gelişmeler bulunur. Bununla birlikte, egzersiz terapisi tüm kronik yorgunluk sendromu hastaları için işe yaramaz ve bu tedaviye başlamadan önce doktora danışmakta fayda var.

    sedef doğal tedavi

    Kronik Yorgunluk Sendromuna Yararlı Otlar ve Bitkiler

    Astragalus

    Astragalus kökü, anti-inflamatuar özelliklere sahiptir, enerjiyi artırır ve canlılığı destekler. Bu geleneksel Çin bitkisi, yüzyıllardır birçok hastalığı tedavi etmek ve stresle mücadele etmek için kullanılmıştır.

    Ginseng

    Ginseng, uyanıklığı ve canlılığı teşvik etmek için yüzlerce yıldır kullanılmaktadır. Kronik yorgunluk semptomlarının bilinen bir nedeni olan stresi azaltmaya yardımcı olabilir.

    Yonca

    Yoncanın kronik yorgunluk sendromu olan kişilerin yararlanabileceği birçok faydası vardır.

    Yonca sindirimi iyileştirdiği ve iştahı artırdığı için, kronik yorgunluk sendromu olanlar, yorgunluğa dayanmak için gelişmiş bir enerjiden faydalanacaktır.

    Maca kökü

    Maca kökü Güney Amerika’da binlerce yıldır kullanılmaktadır.

    B vitaminleri bakımından zengin olan maca kökü, hormonları düzenlemeye, canlılığı ve enerjiyi artırmaya yardımcı olabilir.

    B vitaminleri, hipofiz ve böbrek üstü bezlerini olumlu yönde etkileyerek endokrin sisteminin etkin çalışması için kritik öneme sahiptir.

    Arı poleni

    Arı poleni proteinler, enzimler, amino asitler ve diğer besinlerin mükemmel dengesi olduğu için sağlık açısından birçok faydası vardır.

    Düzenli olarak arı poleni yiyenler, kronik yorgunluk sendromunun risk faktörleri ve ilişkili semptomları ile mücadele edebilir.

    Arı poleni, dengeli enerji salınımını ve genel sağlığı destekleyebilir ve bu da kronik yorgunlukla uğraşanlar için faydalı olabilir.

    Meyan kökü

    Meyan kökü, vücudun strese karşı doğal tepkisinin bir parçası olan adrenalin ve kortizol üretmesini tetikler.

    Meyan kökü yemek, yorgunlukla mücadele etmek için enerjiyi artırabilir, ayrıca önemli bir bağışıklık artışı sağlar.

    Kediotu kökü

    Kediotu kökü, kronik yorgunluk semptomlarını hafifletmeye yardımcı olan uykuyu teşvik edebilir.

    Genellikle papatya çayında bulunan kedi otu, beyindeki sinir hücrelerini sakinleştiren gama-aminobütirik asit (GABA) miktarını artırarak çalışır.

    GABA, kaygıya yol açan beyin sinyallerini bloke etmekten sorumludur. Kediotu en çok çay veya kapsül formunda bulunur.

    yorgunluğun sebepleri

    Uzun Dönemde Kronik Yorgunluk Sendromu

    Araştırma çabalarının artmasına rağmen, kronik yorgunluk sendromu, tedavisi olmayan, anlaşılamamış bir durumdur. Bu nedenle kronik yorgunluk sendromunu kontrol etmek zordur.

    Kronik yorgunluğa uyum sağlamak için büyük yaşam tarzı değişiklikleri yapmak gerekecek. Kronik yorgunluk sendromuna sahip bazı kişiler; depresyon, endişe, sosyal ortamlardan kaçma gibi belirtiler gösterebilir. Bu nedenle bu kişilerin bir destek grubuna katılması düşünülebilir.

    Kronik yorgunluk sendromu farklı kişilerde farklı şekillerde ilerler. Bu nedenle tedavi planı için mutlaka doktora başvurmak gerekir.

    İlginizi Çekebilir  Limonata Diyeti - Master Cleanse Diyet Nedir, Nasıl Yapılır?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ