Krill Yağı Nedir, Ne İşe Yarar? Faydaları ve Zararları

    Krill Yağı Nedir, Ne İşe Yarar? Faydaları ve Zararları

     

    Krill yağı, balık yağına alternatif olarak hızla popülerlik kazanan bir takviyedir.

    Balina, penguen ve diğer deniz canlıları tarafından tüketilen bir tür deniz kabuğu olan krillden yapılır.

    Dokosaheksaenoik asit (DHA) ve eikosapentaenoik asit (EPA), balık yağı gibi yalnızca deniz kaynakları içerisinde bulunan omega 3 yağlarının bir kaynağıdır.

    Vücutta önemli işlevlere sahiptir ve çeşitli sağlık yararları ile bağlantılıdır.

    Bu nedenle, haftada önerilen miktarda deniz ürünü tüketmiyorsanız, EPA ve DHA içeren bir takviye almak iyi bir fikirdir.

    Krill yağının bazen balık yağından daha üstün özelliklere sahip olduğu söylenerek pazarlanmaktadır ancak bununla ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

    Ne olursa olsun, krill yağının bazı önemli sağlık yararları vardır.

    İşte “krill oil nedir”, “krill oil ne işe yarar”, “krill oil faydaları ve zararları nelerdir” sorularının cevapları…

    Krill Yağı Nedir?

    Krill, dünya okyanuslarının buzlu sularında yaşayan çok küçük kabuklu deniz canlılarıdır.

    Karidese benzer ve deniz besin zincirinin önemli bir parçasıdır. Krill fitoplankton ve az miktarda zooplanktonla beslenir.

    Daha sonra daha büyük organizmalar tarafından yenilir ve bu da daha büyük balıkların bu kaynaklarda bulunan besinlerden yararlanmasını sağlar.

    Antarktika krili (Euphausia superba), en büyük toplam biyokütleden birine sahip bir türdür ve krill yağı yapmak için kullanılır.

    Krilller bol miktarda bulunur ve sağlıklı seviyelerde çoğalır. Bu onları sürdürülebilir bir gıda kaynağı yapar.

    Krill, okyanustan hasat edildikten sonra insan tüketimi için çeşitli ürünlere dönüştürülür. Buna tozlar, protein konsantreleri ve yağ dahildir.

    İnsan sağlığı için çok önemli olan temel omega 3 yağ asitlerinin sürdürülebilir bir kaynağı olarak kabul edilmektedir.

    Krill yağı, doymuş yağ bakımından düşüktür, ancak protein bakımından yüksektir.

    Krill yağı daha az miktarda stearik asit, miristik asit, palmitik asit ve behenik asit içerir. Aynı zamanda A, E, B9 ve B12 vitaminlerini içerir. Mükemmel bir kolin ve antioksidan kaynağıdır.

    Krill Yağının Yararları Nelerdir?

    Sağlıklı yağların mükemmel kaynağıdır

    Krill yağı ve balık yağı omega 3 yağları olan EPA ve DHA’yı içerir.

    Ancak bazı kanıtlar balık yağı içerisindeki omega 3 yağlarının çoğu trigliserid formunda depolandığı için, krill yağı içerisinde bulunan yağların vücut için balık yağı kullanmaktan daha iyi olabileceğini göstermektedir.

    Öte yandan, krill yağı içerisindeki omega 3 yağlarının büyük bir kısmı fosfolipidler olarak adlandırılan ve kan dolaşımında emilimi daha kolay olan moleküller şeklinde bulunmaktadır.

    Birkaç çalışma krill yağının omega 3 seviyelerini yükseltmede balık yağından daha etkili olduğunu bulmuştur.

    Bir başka çalışma, krill yağı ve balık yağı içerisindeki EPA ve DHA miktarlarını dikkatlice eşleştirdi ve yağların, kandaki omega 3 seviyelerini yükseltmede eşit derecede etkili olduğunu buldu.

    İnflamasyonla mücadeleye yardımcı olabilir

    Krill yağında bulunanlara benzer omega 3 yağ asitlerinin vücutta önemli anti-inflamatuar fonksiyonlara sahip olduğu bilinmektedir.

    Krill yağı diğer deniz omega 3 kaynaklarından iltihap ile mücadelede daha etkili olabilir çünkü vücudun bu yağ asitlerini kullanımı daha kolaydır.

    Krill yağı, anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahip olan, astaksantin olarak adlandırılan pembe-portakal renkli bir pigment içerir.

    Krill yağının iltihap üzerindeki spesifik etkilerini keşfetmeye yönelik birkaç çalışma başlatılmıştır.

    Kan yağ oranları hafifçe yükselmiş 25 kişiden oluşan bir araştırma, günlük 1,000 mg krill yağı takviyesinin, 2.000 mg’lık günlük saflaştırılmış omega 3 takviyesinden daha etkili bir iltihap belirteci geliştirdiğini buldu.

    Buna ek olarak, kronik inflamasyonu olan 90 kişi ile yapılan bir çalışma, günlük 300 mg krill yağı alanların bir ay sonra % 30 oranında, inflamasyonun bir markörünü azalttığını bulmuştur.

    Artrit ve eklem ağrısını azaltabilir

    Krill yağı, iltihabı azaltmaya yardımcı olduğu için, artrit semptomlarını ve eklem ağrısını da hafifletir ve bunlar iltihaptan kaynaklanır.

    Hafif diz ağrısı olan 50 yetişkinin küçük bir çalışması, krill yağını 30 gün süreyle alan, uyurken ve ayaktayken katılımcıların ağrısını önemli ölçüde azalttığını bulmuştur. Hareket aralığını da arttırdı.

    Ek olarak, araştırmacılar artritli farelerde krill yağının etkilerini inceledi.

    Fareler krill yağı aldığında artrit artışı, daha az şişme ve eklemlerde daha az iltihap hücresi gelişmişti.

    Kan lipidlerini ve kalp sağlığını iyileştirebilir

    Omega 3 yağları ve özellikle DHA ve EPA, kalp açısından sağlıklıdır.

    Araştırmalar, balık yağının kan lipid seviyelerini iyileştirebileceğini ve krill yağının da bu konuda etkili olduğunu gösterdi.

    Bir çalışma krill yağı ve saflaştırılmış omega 3’ün kolesterol ve trigliserid düzeyleri üzerindeki etkilerini karşılaştırdı.

    Sadece krill yağı “iyi” yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol yükseltti.

    Dozaj çok daha düşük olmasına rağmen, bir iltihap belirtecinin azaltılmasında daha etkili oldu. Öte yandan, saf omega 3’ler trigliseritleri düşürmede daha etkili olmuştur.

    Yedi araştırmanın son zamanlardaki bir derlemesi, kril yağının “kötü” LDL kolesterolü ve trigliseridi düşürmede etkili olduğunu ve “iyi” HDL kolesterolü de artırabileceği sonucuna vardı.

    Bir diğer çalışmada krill yağı zeytinyağı ile karşılaştırıldı ve krill yağı ile insülin direnci skorlarının yanı sıra kan damarları astarının işlevinin önemli ölçüde iyileştiğini buldu.

    PMS belirtilerini yönetmeye yardımcı olabilir

    Genel olarak, omega 3 yağlarının tüketimi, ağrı ve iltihaplanmayı azaltabilir.

    Bazı çalışmalar, omega 3 veya balık yağı takviyelerinin, bazı durumlarda ağrı kesicilerinin kullanılmasını azaltacak kadar dönemsel ağrı ve adet öncesi sendromunun (PMS) semptomlarının azaltılmasına yardımcı olabileceğini buldu.

    Omega 3 yağlarının aynı türlerini içeren krill yağı da aynı şekilde etkili olabilir.

    Bir çalışma, PMS tanısı alan kadınlarda krill yağı ve balık yağı etkilerini karşılaştırdı.

    Çalışma, her iki takviyede de semptomlarda istatistiksel olarak önemli gelişmeler sağladığını, krill yağı kullanan kadınların ise balık yağı kullanan kadınlara göre daha az ağrı kesici ilaç aldığını buldu.

    Bu çalışma krill yağının, PMS semptomlarını düzeltmede en az diğer omega 3 yağlarının kaynakları kadar etkili olabileceğini düşündürmektedir.

    Diyabet geliştirme riskini azaltır

    Krill yağı, glikoz seviyelerini düşürerek ve insülin duyarlılığını artırarak, insanların diyabet geliştirme riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

    Hayvan çalışmalarında, kril yağı almanın kan şekeri seviyelerini düşürdüğü ve aynı zamanda insülin direncini azalttığı gösterilmiştir.

    Ayrıca şeker hastalarının kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olduğu da gösterilmiştir.

    Depresyon belirtilerini azaltabilir

    Krill yağı, beyindeki DHA konsantrasyonunu artırarak, depresyon benzeri semptomları azaltabilir.

    Mide sağlığını iyileştirebilir

    Yeni kanıtlar, mide iltihabını azaltmak için omega 3 yağ asidi kullanmanın H. Pylori ve mide ülserlerinin tedavisinde faydalı olabileceğini düşündürmektedir.

    Krill yağı,kabızlık, hemoroit, hazımsızlık ve mide rahatsızlığı gibi diğer mide semptomlarını ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.

    Kanser riskini azaltabilir

    Krill yağı, kolorektal veya diğer kanser türlerinin tedavisine yardımcı olabilir.

    Hücre çalışmalarında, kril yağında bulunan yağ asitleri kanser hücrelerinin büyümesini durdurdu.

    Başka çalışmalar, daha fazla omega 3 yemenin meme ve prostat kanseri gelişme riskini azalttığını belirtti.

    Kanda bu yağların yüksek konsantrasyonuna sahip olmak, kolorektal kanser riskinin daha düşük olmasıyla da ilişkilidir.

    Krill yağının cilde faydaları

    Enflamasyon, akne, sedef hastalığı ve egzama gibi birçok yaygın cilt probleminin nedenidir.

    Krill yağının yüksek omega 3 yağ asitleri konsantrasyonu, iltihabı azalttığı için, bu takviyeyi düzenli olarak almak, cilt hasarını onarmaya ve iltihaplanmanın neden olduğu cilt bozukluklarını önlemeye yardımcı olabilir.

    Krill yağında bulunanlar gibi omega 3 yağ asitleri takviyesi, iltihaplı sivilceyi önemli ölçüde azaltabilir.

    Hayvan deneylerinde, EPA ve DHA, atopik dermatitten sorumlu olan inflamatuar belirteçlerin üretimini engelledi.

    Krill yağı antioksidanlar açısından da zengin olduğu için cilde başka faydalar da sağlar.

    Nemi ve cilt dokusunu iyileştirirken yaşlılık lekelerini azalttığı ve kırışıklıkların görünümünü azalttığı gösterilmiştir.

    Krill yağı zayıflatır mı?

    Endokannabinoid sistem, iştahı kontrol eder.

    Krill yağı bu yolu bloke ederek, kilo verme çabalarını artırabilir ve onu kullananlar için sağlıklı bir kilonun korunmasını teşvik edebilir.

    Hayvan deneylerinde, normal seviyelerde omega 3 olan deneklerin, aşırı yemeye bağlı spesifik enzimler de dahil olmak üzere daha düşük endokannabinoid seviyelerine sahip olduğu gösterilmiştir.

    Balık Yağı ve Krill Yağı

    Krill yağı, standart balık yağına alternatif olarak ve diyette sağlıklı bir yağ kaynağı olarak tanıtılmaktadır.

    Bu nedenle, bu takviyelerdeki benzerlik ve farklılıkları bilmek gerekir.

    Balık yağı, soğuk sularda yaşayan çok farklı balıklardan elde edilir.

    Bunlar, balık yağı yapmak için çıkarıldıkları yağları karaciğerlerinde depolayan yağlı balıklardır.

    Balık yağı yapmak için kullanılan en yaygın türler arasında morina, albacore ton balığı, uskumru, somon, ringa balığı ve pisi balığı bulunur.

    Balık yağı, çiftlikte yetiştirilen veya doğadan yakalanan türlerden gelebilir.

    Balık yağı, balinalar ve fok balıkları gibi türlerden de gelir ve bu yağ asitlerini balina yağlarında depolar.

    Bu iki tür takviye, gen ekspresyonunu farklı şekilde etkiler.

    Hayvan deneylerinde, kril yağı yaklaşık 5.000 genin ifadesini değiştirirken, balık yağı sadece 200 civarında değişmiştir.

    Bu, kril yağının hem lipid hem de glikoz metabolizması yoluyla vücuttaki daha fazla yolu etkileyebileceği ve sağlığınızı olumlu yönde etkileme yeteneğini artırabileceği anlamına gelir.

    Balık yağı ile ilgili en büyük endişelerden biri, ağır metaller, özellikle cıva kaynaklı kontaminasyon olasılığıdır.

    Daha büyük balıklar besin zincirinde daha yüksektir ve sağlıklı yağlarla birlikte karaciğerlerinde depoladıkları ağır metallere maruz kalma olasılıkları daha yüksektir.

    Kril bu gıda sisteminin en altında yer aldığından, genellikle cıva ile kirlenmez ve ağır metal maruziyeti söz konusu olduğunda çok daha güvenli bir seçenektir.

    Balık yağı, krill yağı kadar çevresel olarak sürdürülebilir değildir. Krill rezervleri diğer balık türlerinden çok daha yüksektir.

    Omega 3 ve Krill Yağı

    Krill yağının insan sağlığına en önemli avantajı, vücudunuzun kolayca kullanabileceği eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) kısa zincirli çoklu doymamış yağ asitlerinden (PUFA’lar) gelen omega 3 yağ asitleridir.

    Vücudumuz, hafıza ve görme keskinliği, sindirim, kan pıhtılaşması ve kas hareketleri gibi bilişsel işlevler dahil olmak üzere birçok farklı temel işlev için PUFA’ları kullanır.

    PUFA’lar, hücresel reseptörlere bağlanarak hücre bölünmesinde ve düzenlenmiş genetik fonksiyonlarda anahtar rol oynar.

    Vücut kendi başına omega 3 yağ asitleri üretemediğinden, bu temel lipitleri besinlerden almak gerekir.

    Bu yağları keten tohumu, chia ve kenevir gibi bitki kaynaklarından elde edebilirsiniz.

    Bununla birlikte, bitki kaynakları alfa-linolenik asitlerden (ALA’lar) oluşur ve bunlar vücutta daha sonra vücudun kullanabileceği kısa zincirli asitlere bölünmesi gerekir.

    EPA ve DHA’nın vücuda sunduğu en önemli faydalar arasında doğal anti-inflamatuar olmaları bulunur.

    Vücudumuzdaki her hücre DHA’ya ihtiyaç duyar, bu yüzden hem beyin sağlığı hem de etkili nörotransmiter işlevi için çok önemlidir.

    Omega 3’ler ayrıca endokannabinoid sistemde önemli bir rol oynar. Bu sistem bağışıklığı uyarmaya yardımcı olur.

    Aynı zamanda hafızayı etkilerken ruh halini ve motivasyonu da düzenler.

    Endokannabinoid sistem dengesiz olduğunda, kan şekeri, kilo düzenlemesi, ruh hali ve bilişle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.

    Besinlerden yeterince omega 3 almak, bu önemli vücut sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olacaktır.

    Krill Yağı Nasıl Kullanılır?

    Kril yağını almak, EPA ve DHA alımını artırır. Genellikle online olarak veya çoğu eczaneden satın alınabilir.

    Sağlık kuruluşları tipik olarak günde 250-500 mg DHA ve EPA kombine alımını önermektedir.

    Ancak, ideal bir krill yağı dozajı önermek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Aldığınız kutunun üzerindeki talimatlara uyun veya doktora danışın.

    Besinlerden ya da takviyeleri kullanarak günde toplam 5.000 mg EPA ve DHA miktarının aşılması önerilmez.

    Kan inceltici kullanan, ameliyat için hazırlanan kişiler, hamile veya emziren kadınlar krill yağı kullanımında dikkatli olmalıdır ve kullanmadan önce mutlaka doktora danışmalıdır.

    Bunun nedeni, mevcut kanıtlar zararlı olabileceğini göstermemekle birlikte, omega 3 yağlarının yüksek dozlarda anti-pıhtılaşma etkisi gösterebilmesidir.

    Krill yağının hamilelik veya emzirme dönemindeki güvenliği araştırılmamıştır.

    Ayrıca bir deniz ürünü alerjiniz varsa krill yağı kullanmaktan kaçınmalısınız.

    Sonuç olarak;

    Krill yağı balık yağına alternatif olarak hızla popülerlik kazanan bir besin takviyesidir.

    Daha küçük bir dozaj, antioksidanlar, sürdürülebilir kaynak ve daha az yan etki gibi benzersiz avantajlar sunar.

    Şu ana kadar elde edilen kanıtlar, krill yağının, bilimsel temelli birçok fayda sağlayan omega 3 yağlarının etkili bir kaynağı olduğuna işaret ediyor.

     

    İlginizi Çekebilir  Pancar Suyunun Faydaları, Zararları Nelerdir? Pancar Suyu Tarifleri
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ