Kakaonun Sağlık ve Beslenme Faydaları | diyetz

Kakaonun Sağlık ve Beslenme Faydaları

 

 

Kakaonun ilk olarak Orta Amerika Maya uygarlığı tarafından kullanıldığı düşünülmektedir.

 

16.yüzyılda İspanyol fatihler tarafından Avrupa’ya tanıtıldı ve hızla sağlığı geliştiren bir ilaç olarak popüler hale geldi.

 

Kakao tozu, kakao çekirdeklerinin ezilmesi ve yağ veya kakao yağının uzaklaştırılmasıyla yapılır.

 

Bugün kakao, çikolata üretimindeki rolüyle ünlüdür. Bununla birlikte, modern araştırmalar, sağlığınıza fayda sağlayabilecek önemli bileşikler içerdiğini ortaya çıkarmıştır.

 

İşte kakaonun sağlık ve beslenme faydaları…

 

 

 

Polifenoller bakımından zengindir

Polifenoller, meyve, sebze, çay, çikolata ve şarap gibi gıdalarda doğal olarak bulunan antioksidanlardır.

 

Bunlar, inflamasyonun azalması, daha iyi kan akışı, daha düşük kan basıncı, geliştirilmiş kolesterol ve kan şekeri seviyeleri dahil olmak üzere birçok sağlık yararları ile ilişkilendirilmiştir.

 

Kakao, en zengin polifenol kaynaklarından biridir. Özellikle güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar etkileri olan flavanoller de bol miktarda bulunur.

 

Bununla birlikte, kakaoyu işleme ve ısıtma süreci, yararlı özelliklerini kaybetmesine neden olabilir. Aynı zamanda acı lezzetini azaltmak için çoğunlukla alkali ile işlenir, bu da flavanol içeriğinde % 60’lık bir azalmaya neden olur.

 

Bu yüzden, kakao büyük bir polifenol kaynağı olmasına rağmen, kakao içeren tüm ürünler aynı faydaları sağlamayacaktır.

 

 

 

 

Nitrik oksit düzeylerini iyileştirerek yüksek kan basıncını azaltır

Kakao, hem toz halinde hem de koyu çikolata şeklinde, kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

 

Bu etki ilk olarak, kakao içmeyen anakaraya yakın akrabalarından çok daha düşük kan basıncına sahip olan, Orta Amerika’nın kakao içen ada insanlarında kaydedilmiştir.

 

Kakaodaki flavanollerin kandaki nitrik oksit seviyelerini iyileştirdiği düşünülmektedir, bu da kan damarlarının işlevini artırabilir ve kan basıncını düşürür.

 

Ek olarak, bu etki, daha yüksek tansiyonu olan ve olmayan yaşlı insanlarda daha genç insanlara göre daha yüksektir.

 

Bununla birlikte, işlemenin flavanol sayısını önemli ölçüde azalttığını hatırlamak gerekir, bu yüzden bu etkiler çikolatada görülmeyecektir.

 

İlginizi Çekebilir  Salisilat ve Salisilat İntoleransı

 

 

Kalp krizi ve felç riskini azaltır

Kan basıncını düşürmenin yanı sıra, kakaonun kalp krizi ve felç riskini azaltabilecek başka özelliklere sahip olduğu görülmektedir.

 

Flavanol bakımından zengin kakao, kandaki nitrik oksit seviyesini arttırır, bu da atardamarları ve kan damarlarını gevşetir, genişletir ve kan akışını iyileştirir.

 

Dahası, kakaonun “kötü” LDL kolesterolü düşürdüğü, aspirine benzer bir kan inceltici etkisi olduğu, kan şekerini iyileştirdiği ve inflamasyonu azalttığı bulunmuştur.

 

Bu özellikler daha düşük kalp krizi riski, kalp yetmezliği ve inme ile ilişkilendirilmiştir.

 

157.809 kişide yapılan dokuz çalışmanın gözden geçirilmesi, daha yüksek çikolata tüketiminin, kalp hastalığı, inme ve ölüm riskinin anlamlı derecede düşüklüğüyle ilişkili olduğu bulunmuştur.

 

İki İsveçli çalışma, çikolata alımının günde 19 ila 30 gramlık bir porsiyon miktarına kadar; daha düşük dozda kalp yetmezliği ile ilişkili olduğunu bulmuştur, ancak daha yüksek miktarlarda tüketince aynı etki görülmemiştir.

 

Bu sonuçlar, kakao bakımından zengin çikolatanın sık tüketilmesinin kalbinize koruyucu faydalar sağlayabileceğini göstermektedir.

 

 

 

Polifenoller beyne kan akışını artırır

Birçok çalışma, kakaoda olduğu gibi polifenollerin, beyin fonksiyonunu ve kan akışını iyileştirerek nörodejeneratif hastalık riskini azaltabileceğini göstermiştir.

 

Flavanoller kan-beyin bariyerini geçebilir ve beyninizin işlevi için nöronlar ve önemli moleküller üreten biyokimyasal yollarda yer alırlar. Ek olarak, flavanoller kan damarlarınızın kaslarını gevşeten, kan akışını ve beyninize giden kan akışını arttıran nitrik oksit üretimini etkiler.

 

Yüksek flavanol kakao verilen 34 yaşlı erişkinle yapılan iki haftalık bir çalışmada, beyne giden kan akışının bir hafta sonra % 8, iki hafta sonra % 10 arttığı bulunmuştur.

 

Daha ileri çalışmalar, günlük kakao flavanol alımının zihinsel bozukluğu olan ve olmayan kişilerde zihinsel performansı iyileştirebileceğini düşündürmektedir.

 

Bu çalışmalar, kakaonun beyin sağlığı üzerindeki olumlu rolünü ve Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki olası olumlu etkilerini göstermektedir.

 

 

 

Ruh halini ve depresyon belirtilerini iyileştirir

Kakaonun yaşa bağlı zihinsel dejenerasyon üzerindeki olumlu etkisine ek olarak, beyindeki etkisi de duygudurum ve depresyon belirtilerini düzeltebilir.

 

Duygudurum üzerindeki olumlu etkiler, kakaonun flavanolleri, triptofanın doğal duygudurum düzenleyici serotonine dönüşmesi, kafein içeriği veya sadece çikolata yemenin duyusal zevki olabilir.

 

Gebe kadınlarda çikolata tüketimi ve stres düzeyleri üzerine yapılan bir çalışmada, daha sık çikolata alımının, stresin azalması ve bebeklerde iyileşme ile ilişkili olduğu bulunmuştur.

 

İlginizi Çekebilir  Deniz Tarağı: Fayda ve Zararları

Ek olarak, üst düzey erkeklerde yapılan bir çalışma, çikolatanın yemenin, genel sağlık düzeyinin iyileşmesi ve psikolojik durumun düzelmesi ile ilişkilendirildiğini göstermiştir.

 

 

 

Flavanoller tip 2 diyabetin belirtilerini iyileştirebilir

Çikolatanın aşırı tüketilmesi kan şekeri kontrolü için kesinlikle iyi olmamasına rağmen, kakao aslında bazı anti-diyabetik etkilere sahiptir.

 

Test tüpü çalışmaları, kakao flavanollerinin bağırsakta karbonhidrat sindirimini ve emilimini yavaşlattığını, insülin sekresyonunu iyileştirdiğini, inflamasyonu azalttığını ve şekerin kandan kas içine alınmasını uyardığını göstermektedir.

 

Bazı çalışmalarda, kakao tüketenler de dahil olmak üzere daha yüksek miktarda flavanol alımının daha düşük tip 2 diyabet riski ile sonuçlanabileceği gösterilmiştir.

 

Ek olarak, insan çalışmalarının gözden geçirilmesi, flavanol bakımından zengin bitter çikolata veya kakaonun yemenin , insülin duyarlılığını azaltabildiğini , kan şekeri kontrolünü iyileştirdiğini, diyabetik ve diyabetik olmayan kişilerde inflamasyonu azaltabildiğini göstermiştir.

 

Bununla birlikte, bu sonuçlar kalp sağlığı üzerindeki daha somut olumlu etkilerle birleştirildiğinde, kakao polifenollerinin diyabetin önlenmesi ve kontrol edilmesi üzerinde olumlu bir etkisi olabileceğine işaret etmekle birlikte, daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

 

 

 

Kilo kontrolüne yardımcı olur

Biraz çelişkili bir şekilde, kakao alımı bile, çikolata şeklinde, kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olabilir. Kakaonun enerji kullanımını düzenleyerek, iştahı ve enflamasyonu azaltarak ve yağ oksidasyonunu ve dolgunluk hislerini arttırarak yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

 

Düşük karbonhidratlı diyetleri kullanan bir kilo kaybı çalışması, günde 42 gram veya yaklaşık % 1.5 kakao içeren çikolata verilen bir grubun, normal diyet grubundan daha hızlı kilo verdiğini bulmuştur.

 

Bununla birlikte, diğer çalışmalar çikolata tüketiminin kiloyu artırdığını bulmuştur. Yine de, birçoğu tüketilen çikolatanın türü arasında ayrım yapmadı – beyaz ve sütlü çikolatanın bitterle aynı yararları yok.

 

 

 

Kanser koruyucu özelliği olabilir

Meyve, sebze ve diğer gıdalardaki flavanoller, kanser koruyucu özellikleri , düşük toksisitesi ve az sayıda yan etkisi nedeniyle büyük ilgi görmektedir.

 

Kakao bakımından zengin bir diyet veya kakao özleri kullanan hayvan çalışmaları meme, pankreatik, prostat, karaciğer ve kolon kanserinin yanı sıra lösemiyi azaltmada olumlu sonuçlar göstermiştir.

 

İnsanlarda yapılan çalışmalar, flavanol bakımından zengin diyetlerin kanser riskinde azalma ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, kakao için kanıtlar çelişkilidir, çünkü bazı araştırmalar hiçbir fayda bulamamıştır ve bazıları da artmış bir riski bile fark etmişlerdir.

 

İlginizi Çekebilir  Yeşil Çay ve Siyah Çay: Hangisi Daha Sağlıklı?

Kakao ve kanser üzerine yapılan küçük insan çalışmaları, güçlü bir antioksidan olabileceğini ve kanserin önlenmesinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

 

 

 

Theobromin ve teofilin içeriği astımlı kişilere tardımcı olabilir

Astım, solunum yollarının tıkanmasına ve inflamasyonuna neden olan ve hayatı tehdit eden kronik inflamatuar bir hastalıktır.

 

Kakaonun astım hastaları için yararlı olabileceği düşünülmektedir, çünkü teobromin ve teofilin gibi anti-astmatik bileşikler içerir.

 

Theobromin kafeine benzer ve sürekli öksürüğe yardımcı olabilir. 100 gramlık kakao bu bileşiğin yaklaşık 1.9 gramını içerir.

 

Teofilin, akciğerlerin genişlemesine yardımcı olur, solunum yollarını gevşetir ve iltihaplanmayı azaltır.

 

Hayvan çalışmaları, kakao ekstresinin hem hava yollarının daralmasını hem de doku kalınlığını azaltabildiğini göstermiştir.

 

Bununla birlikte, bu bulgular insanlarda henüz klinik olarak test edilmemiştir ve kakaonun diğer anti-astmatik ilaçlarla kullanımının güvenli olup olmadığı net değildir. Bu nedenle, bu ilginç bir gelişme alanı olsa da, astım tedavisinde kakaonun nasıl kullanılabileceğini söylemek için henüz erkendir.

 

 

 

Anti-bakteriyel özellikler dişlerinize ve cildinize yarar sağlar

Birçok çalışma, kakaonun diş boşluklarına ve diş eti hastalığına karşı koruyucu etkilerini araştırmıştır.

 

Kakao, ağız sağlığı etkilerine katkıda bulunabilecek anti-bakteriyel, anti-enzimatik ve bağışıklık uyarıcı özelliklere sahip birçok bileşik içerir.

 

Bir çalışmada, kakao ekstresi verilen oral bakterilerle enfekte edilen sıçanlar, sadece su verilenlere kıyasla diş boşluklarında belirgin bir azalma sağlamıştır.

 

Bununla birlikte, önemli bir insan çalışması yoktur ve insanlar tarafından tüketilen kakao ürünlerinin çoğunluğu da şeker içerir. Sonuç olarak, kakaonun ağız sağlığı yararlarını deneyimlemek için yeni ürünler geliştirilmeye ihtiyaç duyulacaktır.

 

Popüler düşünceye rağmen, çikolatadaki kakao bir sivilce sebebi değildir. Aslında, kakao polifenollerinin cildiniz için önemli faydalar sağladığı bilinmektedir.

 

Sonuç olarak;

Kakaonun sağlık yararları arasında iltihabın azalması, kalp sağlığının iyileşmesi ve beyin sağlığı, kan şekeri ve kilo kontrolü ve sağlıklı dişler ve deri bulunur.

 

Kakaonun sağlık yararlarını en üst düzeye çıkarmak için, alkali olmayan kakao veya % 70’ten fazla kakao içeren bitter çikolata tercih edin.

 

Çikolatanın önemli miktarda şeker ve yağ içerdiğini unutmayın, makul ölçülerde tüketmeye dikkat edin.

 

 

 

Binlerce abonenin arasına sen de katıl, yeni yazılardan ilk senin haberin olsun!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ