Kafein Zararlı mı? Kafeinin Yan Etkileri | diyetz

Kafein Zararlı mı? Kafeinin Yan Etkileri

 

Kahve ve çay inanılmaz derecede sağlıklı içeceklerdir. Çoğu yiyecek ve içecek, ruh halini, metabolizmayı, zihinsel ve fiziksel performansı güçlendirecek bir madde olan kafein içerir.

Çalışmalar, kafeinin düşük ila orta miktarda tüketildiğinde güvenli olduğunu göstermiştir. Ancak yüksek dozda kafein hoş olmayan ve hatta tehlikeli yan etkilere neden olabilir.

Araştırmalar, kafeine gösterdiğimiz tepkinin genlerimizin etkisi olduğunu göstermiştir. Bazıları olumsuz etkilerini yaşamadan çok daha fazla kafein tüketebilir.

Kafeine alışkın olmayanlar, orta düzeyde tükettikten sonra bile bazı belirtiler gösterebilir.

İşte çok fazla kafeinin tüketiminin zararları

 

 

Fazla Kafeinin Zararları

 

 

kafein tüketiminin zararları

 

 

Anksiyete

Kafein uyanıklığı artırır. Yorgun hissettiren bir beyin kimyasalı olan adenozinin etkilerini engeller. Aynı zamanda, enerjinin hızlı bir şekilde bırakılmasını sağlayan “savaş ya da kaç” tepkisinin oluşmasını tetikler.

Yüksek dozlarda, bu etkiler daha belirgin hale gelerek kaygı ve sinirliliğe yol açabilir.

Günlük 1000 mg veya daha fazla miktarda kafein alımı çok fazla sinirlilik, gerginlik ve benzeri semptomlara neden olurken, ılımlı bir tüketim bile kafeine duyarlı bireylerde benzer etkilere neden olabilir.

 

 

Uykusuzluk

Kafeinin en değerli niteliklerinden biri insanların uyanık kalmasına yardım etme kabiliyetidir. Öte yandan, fazla miktarda kafein, kaliteli uykuyu zorlaştırabilir.

Araştırmalar, daha yüksek kafein alımının, uykuya dalmak için geçen süreyi artırdığını belirtiyor. Ayrıca, özellikle yaşlılarda toplam uyku süresini de azaltabilir.

Buna karşılık, düşük veya orta derecede kafein, “uyku düzenleyici” olarak düşünülür ve insanlarda uykuyu fazla etkilemez.

Kahve ve çay en yoğun kafein kaynağı olmasına rağmen, ayrıca soda, kakao, enerji içecekleri ve çeşitli ilaç türlerinde de bulunur.

Örneğin, bir enerji içeceği 350 mg’a kadar kafein içerebilirken, bazı enerji içecekleri kutu başına 500 mg’a kadar kafein sağlayabilir.

Önemlisi, uykunuzu etkilemeden tüketebileceğiniz kafein miktarı, genetik ve diğer faktörlere bağlı olacaktır.

Ek olarak, günün geç saatlerinde tüketilen kafein, uykuya müdahale edebilir, çünkü etkilerini göstermesi birkaç saat sürer.

Araştırmalar, kafeinin vücut sisteminde ortalama beş saat kalmasına rağmen, bireye bağlı olarak, etkilerinin bir buçuk saat ile dokuz saat arasında değişebileceğini göstermiştir.

Kaliteli uyku için kafeinin miktar ve zamanlamasına dikkat etmek önemlidir.

 

 

Sindirim

Sabah bir fincan kahve içmek, bağırsak hareketliliğine yardımcı olur.

Kahvenin müshil etkisi midenin ürettiği gastrin hormonunun kolondaki aktiviteyi hızlandırdığı anlamına geliyor.

Kafein, besinleri sindirim kanalından geçirerek, bağırsak hareketlerini uyarır. Bu etki göz önüne alındığında, büyük dozda kafeinin bazı insanlarda ishale yol açması şaşırtıcı değildir.

 

 

Kas hasarı

Rabdomiyoliz, hasar görmüş kas liflerinin kan dolaşımına girmesi, böbrek yetmezliği ve diğer sorunlara neden olan çok ciddi bir durumdur. Rabdomiyolizin yaygın nedenleri arasında travma, enfeksiyon, kötü ilaç kullanımı, kas gerginliği ve zehirli yılanların veya böceklerin ısırması sayılabilir.

Buna ek olarak, aşırı kafein alımının rabdomiyolize neden olabileceği ile ilgili birkaç rapor olmasına rağmen nispeten nadirdir. Bir vakada, bir kadın kabaca 565 mg kafein içeren 1 litre kahve içtikten sonra bulantı, kusma ve koyu renk idrar meydana geldi. Neyse ki, ilaç ve sıvılarla tedavi edildikten sonra iyileşti.

Önemlisi, bu kafein miktarı, kısa bir süre içinde tüketilmesi için büyük bir dozaj, özellikle buna alışkın olmayanlar veya etkilerine oldukça duyarlı kişiler için.

Rabdomiyoliz riskini azaltmak için, daha fazla tüketmeye alışkın olmadığınız sürece, alımınızı günde yaklaşık 250 mg kafein ile sınırlandırmanız en iyisidir.

 

 

Bağımlılık

Kafein genel sağlığa yararlı olmasına rağmen, alışkanlık haline gelme olgusunu inkar etmemek gerekir. 

Özellikle yüksek dozlarda psikolojik veya fiziksel bağımlılığa neden olabilir. Ayrıca, bağımlılıkta kafein alımının sıklığı önemli rol oynamaktadır.

Kafein, gerçek bağımlılığa neden olmasa da, düzenli olarak çok fazla kahve veya diğer kafeinli içecekler içerseniz, etkilerine bağımlı olabilirsiniz.

 

 

Yüksek kan basıncı

Genel olarak, kafein çoğu insanda kalp hastalığı veya inme riskini artırmaz. Ancak sinir sistemi üzerindeki uyarıcı etkisi nedeniyle çeşitli çalışmalarda kan basıncını yükselttiği görülmüştür.

Yüksek kan basıncı kalp krizi ve inme için bir risk faktörüdür çünkü kalp ve beyne kan akışını kısıtlayarak zamanla arterlere zarar verebilir.

Neyse ki kan basıncına kafeinin etkisi geçici gibi gözükmektedir. Ayrıca, onu tüketmeye alışkın olmayan insanlar üzerinde en güçlü etkiye sahiptir.

Yüksek kafein alımının, egzersiz sırasında kan basıncını yükselttiği belirlenmiştir. Bu nedenle, özellikle yüksek tansiyonunuz varsa, kafeinin dozajına ve zamanlamasına dikkat etmek gerekir.

 

 

Nabzın hızlanması

Yüksek kafein alımının uyarıcı etkileri, kalbin daha hızlı atmasına neden olabilir. Ayrıca aşırı derecede yüksek dozda kafein içeren enerji içecekleri tüketen gençlerde atriyal fibrilasyon olarak adlandırılan kalp atışı ritmini değiştirir. 

Kafeinli içecekleri içtikten sonra kalp atış hızında veya ritimde herhangi bir değişiklik fark ederseniz, kafeini azaltın.

 

 

Yorgunluk

Kahve, çay ve diğer kafeinli içeceklerin enerji düzeylerini yükselttiği bilinmektedir. Bununla birlikte, kafein sistemden ayrıldıktan sonra yorgunluğa yol açarak zıt etkiye sahip olabilir.

41 araştırmanın bir derlemesinde, kafeinli enerji içeceklerinin uyanıklığı artırdığı ve birkaç saat boyunca ruh halini geliştirmesine rağmen, katılımcılar ertesi gün normalden daha fazla yoruldu.

Enerji üzerindeki kafeinin faydalarını en üst düzeye çıkarmak ve yorgunluğu önlemek için, yüksek dozlardan ziyade orta düzeyde tüketin.

 

 

Sık idrara çıkma

Sık idrara çıkma, bileşimin mesane üzerindeki uyarıcı etkileri nedeniyle yüksek kafein alımının ortak bir yan etkisidir.

Her zamankinden daha fazla kahve veya çay içtiğinizde sık sık idrara çıkmanız gerektiğini fark etmişsinizdir. Bileşiğin üriner frekans üzerindeki etkilerine bakan araştırmaların çoğu, yaşlı insanlara ve aşırı aktif mesaneye sahip kişiler üzerine yoğunlaşmıştır.

Bir çalışmada günde kilo başına 2 mg kafein tüketen aşırı aktif mesane olan 12 gençten, orta yaşlı kişiye (kilogram başına 4.5 mg) vücut ağırlığı günlük idrar sıklığı ve aciliyetinde önemli artışlar yaşandı.

Büyük bir çalışma, idrar kaçırma durumu olmayan 65.000’den fazla kadında idrar kaçırma üzerine yüksek kafein alımının etkilerini inceledi.

Günlük 450 mg’dan fazla tüketenlerin, idrar kaçırma riski, günde 150 mg’dan az tüketenlere kıyasla önemli ölçüde artmıştı.

Çok miktarda kafeinli içecek içiyorsanız ve daha sık idrara çıktığınızı fark ettiyseniz, kafein alımını azaltmak gerekir.

 

Sonuç olarak;

Hafif ve orta derecede kafein tüketiminin, pek çok insanda etkileyici sağlık yararları vardır.

Öte yandan, çok yüksek dozlar, günlük yaşamı etkileyebilecek yan etkilere ve hatta ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

İstenmeyen etkilerini önlemek için, gerektiğinde kafein alımını azaltın.

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ