Kafein Yoksunluğu Nedir, Belirtileri Nelerdir?

    Kafein Yoksunluğu Nedir, Belirtileri Nelerdir?

    Kafein, dünyanın en çok tüketilen psikoaktif maddesidir.

    Doğal kafein kaynakları arasında kahve, çay ve kakao çekirdekleri bulunur. Üreticiler ayrıca birçok yiyeceğe, içeceğe, ilaca ve takviyeye sentetik kafein ekler.

    Merkezi sinir sistemi uyarıcısı olarak işlev gören kafein, beyindeki nöral aktiviteyi etkiler ve yorgunluğu azaltırken, uyanıklığı da artırır.

    Vücut kafeine bağımlı hale geldiyse, kafeinin bırakılması, kafein alımını durdurduktan sonra 12-24 saat içinde başlayan yoksunluk belirtilerine neden olabilir.

    Kafein yoksunluğu, tanınmış tıbbi bir tanıdır ve düzenli olarak kafein tüketen herkesi etkileyebilir.

    Kafein Yoksunluğu Nedir?

    Kafein, adenozin ve dopamin gibi belirli nörotransmiterlerin seviyelerini değiştirebilir. Bu nörotransmiterlerdeki değişiklikler uyanıklığı, konsantrasyonu ve ruh halini etkileyebilir.

    Düzenli olarak kafein tüketen kişiler, etkilerine karşı tolerans geliştirebilir. Hatta bazı insanlar kafeine fiziksel veya davranışsal olarak hafif bir bağımlılık geliştirebilir.

    Kafeini düzenli olarak tükettikten sonra aniden bırakanlar, baş ağrısı ve sinirlilik gibi hoş olmayan semptomlar yaşayabilir. Doktorlar buna kafein yoksunluk sendromu demektedir.

    Kafein yoksunluk sendromunun şiddeti ve süresi kişiden kişiye değişebilir. Semptomlar tipik olarak kafeini bıraktıktan sonraki 12-24 saat içinde ortaya çıkar ve 9 güne kadar sürebilir.

    Kafein Yoksunluğunun Belirtileri

    Baş ağrısı

    Baş ağrısı, kafein yoksunluğunun en sık görülen belirtileri arasındadır.

    Kafein beyindeki kan damarlarının daralmasına neden olur, bu da kan akışını yavaşlatır.

    Bir çalışma, sadece 250 mg kafeinin (üç fincandan daha az kahve) serebral kan akışını % 27’ye kadar azaltabildiğini bulmuştur.

    Kafein tüketimi, kan damarlarının açılmasına ve beyne kan akışının artmasına imkan verir.

    Kan akışındaki bu ani değişim dolayısıyla beyin, kandaki değişime uyum sağlayamadığından, kafein yoksunluğu baş ağrısına neden olabilir.

    Beyin kan akışındaki bu artışa uyum sağladıkça baş ağrıları azalacaktır.

    Kafein yoksunluğu baş ağrısına neden olsa da, migren gibi bazı baş ağrılarını tedavi etmek için de kullanılır.

    Kafein, ağrı giderici ilaçların gücünü artırmaya yardımcı olur ve kendi başına tüketildiğinde baş ağrısını azaltır.

    halsizlik ve yorgunluk nasıl geçer

    Yorgunluk

    Birçok insan, kendisine enerji takviyesi olarak düşündüğü için günlük en az bir fincan kahve içmektedir.

    Kafein, uyku hissettiren bir nörotransmitter olan adenozin için reseptörleri bloke ederek uyanıklığın artmasına ve yorgunluğun azalmasına yardımcı olur.

    Bu aynı zamanda atletik performansı arttırmanın, enerjiyi geliştirmenin ve kronik yorgunluğu azaltmanın kanıtlanmış bir yöntemidir.

    Kafeinin tüketilmemesi, elimine ters etkiye ve uyuşukluğa neden olabilir.

    Örneğin, 213 kafein bağımlısı tüketici ile yapılan bir çalışmada, 16 saat boyunca kafein tüketmemenin yorgunluk hissinin artmasına neden olduğu gösterildi.

    Günlük olarak kafein tüketenlerde yorgunluk da dahil olmak üzere, haftada birkaç kez tüketenlere göre daha şiddetli yoksunluk belirtileri oluşmaktadır.

    Kafeinin enerji verici etkileri vücutta dört ila altı saat boyunca devam eder, bu da sizi uyarmak için gün boyunca çok sayıda fincan kahve veya enerji içeceğine ulaşmaya yönlendirebilir.

    Aşırı alım, bağımlılığa yol açabilir ve yoksunluk belirtilerini daha da kötüleştirebilir.

    Kaygı

    Kafein kalp hızını, kan basıncını ve stres hormonları kortizol ve epinefrini arttıran bir uyarıcıdır.

    Kafeine duyarlı kişiler, sadece bir fincan kahve içerek, bulantı ve endişe hissedebilir.

    Anksiyete, düzenli kafein tüketimini bırakan kişilerde sık yaşanan bir semptomdur. Vücudun zihinsel ve fizyolojik olarak bağımlı hale gelmesi, endişe duygularına neden olabilir.

    Ayrıca, kafeinin büyük kısmını şekerli kahve şeklinde tüketirseniz, şekerdeki ani azalma kafein yoksunluğu kaynaklı anksiyeteyi daha da kötüleştirir.

    Hayvan çalışmaları, uzun bir şeker tüketiminden sonra aniden şekerin bırakılmasının, anksiyete belirtilerine neden olabileceğini düşündürmektedir.

    Konsantrasyon güçlüğü

    İnsanların kahve, çay veya enerji içecekleri şeklinde kafein tüketmeyi tercih etmelerinin en önemli nedenlerinden biri konsantrasyonu artırmaktır.

    Kafeinli içecekler genellikle, atletik olaylar veya odağı iyileştirmek için yapılan testlerden önce tüketilir. Kafein, vücudun strese normal reaksiyonunun bir parçası olarak ürettiği bir hormon olan “adrenalin” düzeylerini artırır.

    Ayrıca eksitatör nörotransmitterlerin yani dopamin ve norepinefrin aktivitesini artırır.

    Bu reaksiyon kombinasyonu kalp atış hızını ve kan basıncını artırır ve beyni harekete geçirerek uyanıklığın artmasını ve daha iyi odaklanmayı sağlar.

    Kafein yoksunluğunda, vücudunuz kafeinsiz çalışmaya alışmaya çalışırken, konsantrasyonu olumsuz etkileyebilir.

    d vitamini eksikliği depresyon

    Depresif Ruh Hali

    Kafein ruh halini iyileştirir. Adenosini bloke etme özelliği sadece uyanıklığı arttırmakla kalmaz, aynı zamanda ruh halini de düzeltir.

    Kafein tüketen kişilerde yapılan bir çalışmada, düzenli olarak vücut ağırlığının kilogramı başına 1.5 mg tüketmenin, plaseboya göre daha olumlu bir duygudurum yarattığı bulunmuştur.

    Ek olarak, birçok çalışma, kafein tüketimini bırakmayı, depresyon riskine bağlamıştır. 

    Örneğin, 50.000’den fazla kadın üzerinde yapılan büyük bir çalışma, günde dört veya daha fazla fincan kahve içen kadınların, çok az içen ya da hiç kahve içmeyen kadınlara göre % 20 daha düşük bir depresyon riski yaşadıklarını bulmuştur.

    Bu nedenle, kafeinden vazgeçmeye karar verirseniz, ruh haliniz bundan etkilenebilir.

    Sinirlilik

    Düzenli olarak kahve içenlerin sabah kahvesini içmeden önce huysuz olması yaygın görülen bir durumdur.

    Kahvedeki kafein bu sinirlilikte payı olan uyarıcı maddedir. Kahve sadece sistemde dört ila altı saat sürdüğü için, bir gecelik uykunun ardından sinirlilik gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir.

    Kahve tiryakileri, aldıkları enerjinin yanı sıra kafeinin ruh halini iyileştirici etkilerinden de yararlanır.

    Bazıları için, kahve gibi kafeinli içeceklerden vazgeçmek, onların sinirli ve karamsar olmasına neden olur.

    94 kafein bağımlısı yetişkinle yapılan bir çalışmada, katılımcıların % 89’u, kafeini bırakmak istemelerine rağmen, sinirlilik ve öfke dahil olmak üzere yoksunluk belirtileri nedeniyle çabalarında başarısız olduklarını bildirmişlerdir.

    Titreme

    Diğer semptomlar kadar yaygın olmasa da, kafeine ciddi bağımlı olanlar, kafein yoksunluğu vakalarında titreme yaşayabilir.

    Kafein, merkezi sinir sistemi uyarıcısı olduğundan, çok fazla içmenin ortak yan etkileri arasında ellerin titremesi bulunur.

    Anksiyete bozukluğu olanlarda, endişe verici duygulardan kaçınmak için kafein tüketiminden kaçınılması tavsiye edilir.

    Kafein yoksunluğu ile ilgili titreme genellikle ellerde oluşur ve sadece iki ila dokuz gün sürer. Dokuz günden uzun süren el titremesi yaşıyorsanız, diğer nedenleri değerlendirmek için doktora danışın.

    kafein tüketiminin zararları

    Enerji düşüklüğü

    Yetersiz uyku, zorlu iş ve sağlıksız beslenme gibi yaşam tarzı faktörleri enerjini düşüklüğüne ve birçok kişinin enerjiyi yeniden canlandırmak için kahve ve enerji içecekleri gibi dış enerji kaynaklarına ulaşmasına neden olabilir.

    Kafeinli içecekler genellikle gün boyunca enerjik olmak veya uyku eksikliğini telafi etmek amacıyla gereken enerjiyi sağlamak için destek olarak kullanılır.

    Bir fincan kahve ya da enerji içeceği konsantrasyonu artırır, kalp atışını hızlandırır ve kan şekerini yükseltir, artan fiziksel ve zihinsel enerji hislerine yol açar.

    Bu etkiler, kafein bağımlılığına yol açarak, daha fazla kafeinin enerji artışı üretmesine neden olabilir.

    Bu nedenle enerji düşüklüğü, kafeini azaltan veya bırakan kişilerin ortak bir şikayetidir.

    Kabızlık

    Kafein, kolon ve bağırsaklardaki kasılmaları uyarır. Bu kasılmalar, yiyeceklerin ve atık malzemelerin gastrointestinal sistemden taşınmasına yardımcı olur.

    Düzenli olarak kafein tüketen kişiler, kafein alımını azalttıktan sonra hafif kabızlık yaşayabilir.

    Kişiler lif bakımından zengin yiyecekler yiyerek ve yeterli su içerek, kabızlığı önleyebilir.

    Kafein Yoksunluğu Belirtileri Nasıl Azaltılır?

    Kafein yoksunluğu semptomları, kafein kesildikten 24-51 saat sonra ortaya çıkar ve semptomların yoğunluğu, iki ila dokuz gün arasında sürer.

    Bu belirtiler genellikle kısa ömürlü olmakla birlikte, rahatsız edici olabilir ve hayatı zorlaştırabilir.

    Neyse ki, bu hoş olmayan yan etkileri yaşama şansını azaltmanın yolları var.

    Kafein alımını azaltmanın semptomlarını hafifletmek veya tamamen önlemek için aşağıdaki ipuçlarını deneyin.

    Kafeini yavaş kesin

    Kafeini birden bırakmak vücutta şok yapabilir ve yoksunluk semptomlarını daha da kötüleştirebilir. Yavaş yavaş kafeini kesmek, hoş olmayan yan etkilerin yaşanma olasılığını azaltabilir.

    Kafeinli içecekleri azaltın

    Güçlü bir şekilde kahve içme alışkanlığınız varsa, önce bunu kafeini daha az olan çayla değiştirin.

    Su için

    Kafein kesilirken yeterince su içmek çok önemlidir. Dehidrasyon, baş ağrısı ve yorgunluk gibi yoksunluk belirtilerini kötüleştirebilir.

    Yeterince uyuyun

    Yorgunlukla mücadele etmek için, geceleri yedi ila dokuz saat arasında uyumaya çalışın.

    Enerjinizi doğal olarak artırın

    Eğer enerji seviyeniz kafeini bıraktıktan sonra düştüyse, egzersiz, besleyiciliği yoğun gıdalar ve stres azaltma teknikleri gibi doğal enerji kaynaklarını deneyin.

    Sonuç olarak;

    Kafein, bazılarında yoksunluk benzeri semptomlara neden olabilen yaygın olarak tüketilen bir uyarıcıdır.

    Kafein yoksunluğu, düzenli olarak kafein tüketen ve daha sonra da kullanımını aniden bırakan kişilerde ortaya çıkabilir.

    Yaygın semptomlar arasında baş ağrısı, yorgunluk, düşük enerji, sinirlilik, anksiyete, zayıf konsantrasyon, depresif durumlar ve titremeler yer alır; bunlar iki ila dokuz gün arasında sürebilir.

    Bu semptomları azaltmanın yolları arasında, kafeini kademeli olarak azaltma, su içme, yeterince uyuma ve enerji seviyesini doğal olarak artırma gibi yollar bulunuyor.

    Her ne kadar kafein yoksunluğu, ilk bakışta katlanılamaz gibi görünse de, bu geçici bir tepkidir.

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ