İnositol Nedir, Hangi Besinlerde Bulunur? Fayda ve Zararları

    İnositol Nedir, Hangi Besinlerde Bulunur? Faydaları ve Zararları

    B8 vitamini olarak da anılan inositol, meyve, fasulye, hububat ve kuruyemiş gibi gıdalarda doğal olarak oluşur.

    Vücut da aldığı karbonhidratlardan inositol üretebilir. 

    Bununla birlikte, araştırmalar, takviye formunda ek inositolün sağlık için çok sayıda faydaya sahip olabileceğini belirtmektedir.

    İnositol Ne İşe Yarar? 

    Genellikle B8 vitamini olarak lanse edilse de, inositol bir vitamin değil, bir çok önemli fonksiyona sahip bir tür şekerdir. 

    İnositol, vücudumuzda hücre zarının ana bileşeni şeklinde yapısal bir rol oynar. 

    Ayrıca kan şekeri kontrolü için gerekli bir hormon olan insülinin fonksiyonunu, beynimizdeki serotonin ve dopamin gibi kimyasal habercileri de etkiler. 

    İnositol bakımından zengin kaynaklar tahıl, fasulye, kuruyemiş, taze meyve ve sebzeleri içerir.

    Bununla birlikte, takviye inositol dozları genellikle daha yüksektir. Araştırmacılar, umut verici sonuçlar ve az sayıda yan etki ile günde 18 grama kadar olan dozların faydalarını araştırdılar.

    İnositol Yararları Nelerdir?

    Ruh sağlığına faydalıdır 

    İnositol, beyinde, serotonin ve dopamin gibi ruh halini etkileyen hormonlar da dahil, önemli kimyasalları dengelemeye yardımcı olabilir.

    İlginçtir ki, araştırmacılar depresyon, anksiyete ve kompulsif bozukluğu olan bazı kişilerin beyinlerinde daha düşük inositol seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır. 

    Daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmasına rağmen, bazı çalışmalar inositolün ruh sağlığı koşulları için alternatif bir tedavi olma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca geleneksel ilaçlardan daha az yan etkisi olduğu görülmektedir.

    Panik atağın tedavisine yardımcı olabilir

    Araştırma hala sınırlı olmakla birlikte, inositol takviyeleri, ciddi bir kaygı formu olan panik bozukluğun, tedavisine yardımcı olabilir. 

    Panik bozukluğu olanlar, ani yoğun korku duyguları ile panik atak geçirirler. Semptomlar hızlı kalp atışı, nefes darlığı, baş dönmesi, terleme ve ellerde karıncalanma veya uyuşma hissini içerir. 

    Bir çalışmada, panik bozukluğu olan 20 birey, 1 ay boyunca her gün 18 gram inositol takviyesi veya yaygın bir anksiyete ilacı almıştır. İnositol alan hastalar, anksiyete ilacı kullananlara göre hafta boyunca daha az panik atak geçirdiler. 

    Benzer şekilde, 4 haftalık bir çalışmada, bireyler günde 12 gram inositol alırken daha az ve daha az şiddetli panik atak geçirdiler.

    Depresyon belirtilerini azaltır 

    İnositol, depresyon belirtilerini azaltabilir ancak araştırmalar karışık sonuçlar vermiştir.

    Örneğin, erken bir çalışma, 4 hafta boyunca her gün 12 gram inositol takviyesi almanın depresyonlu kişilerde semptomları iyileştirdiğini göstermiştir. 

    Aksine, sonraki çalışmalar herhangi bir anlamlı yarar gösterememiştir. 

    Genel olarak, inositolün depresyon üzerinde gerçek bir etkisi olup olmadığını söylemek için henüz yeterli kanıt yoktur. 

    Bipolar bozukluk belirtilerini azaltır

    Diğer akıl sağlığı koşullarında olduğu gibi, inositol ve bipolar bozukluğun etkileri ile ilgili araştırmalar sınırlıdır. Ancak, ön çalışmaların sonuçları umut verici görünmektedir.

    Örneğin, bipolar spektrum bozukluğu olan çocuklarda yapılan küçük bir çalışma, 12 hafta boyunca günde 3 gram omega 3 yağ asidi ve 2 gram inositolün bir kombinasyonu alındığında mani ve depresyon semptomlarının azaldığını göstermiştir. 

    Ek olarak, çalışmalar günlük alınan 3–6 gram inositolün, bipolar bozukluğu tedavi etmek için kullanılan yaygın bir ilaç olan lityumun neden olduğu psöriazis semptomlarının azalmasına yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

    Polikistik over sendromu belirtilerini iyileştirebilir

    Polikistik over sendromu, kadınlarda düzensiz adet döngüsüne ve infertiliteye yol açabilecek hormon dengesizliklerine neden olan bir durumdur.

    Kilo alımı, yüksek kan şekeri ve istenmeyen kolesterol ve trigliserit düzeyleri de PCOS ile ilgili olabilir. 

    İnositol takviyeleri, özellikle folik asit ile kombine edildiğinde PCOS semptomlarını olumlu yönde etkileyebilir. 

    Örneğin, klinik çalışmalar inositol ve folik asitin günlük dozlarının kandaki trigliserit seviyelerinin azaltılmasına yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca PCOS’lu kişilerde insülin fonksiyonunu düzeltebilir ve tansiyonu biraz düşürebilir.

    Dahası, ön araştırma, inositol ve folik asit kombinasyonunun, PCOS’tan dolayı doğurganlık sorunları olan kadınlarda ovülasyonu destekleyebileceğini bulmuştur.

    Bir çalışmada, 4 ay boyunca günlük olarak alınan 4 gram inositol ve 400 mcg folik asit, tedavi edilen kadınların % 62’sinde ovulasyona neden olmuştur.

    Metabolik sendrom risk faktörlerini kontrole yardımcı olur

    Klinik çalışmalar inositol takviyelerin metabolik sendromu olanlar için yararlı olabileceğini düşündürmektedir. 

    Metabolik sendrom, kalp hastalığı ve tip 2 diyabet dahil olmak üzere kronik hastalık riskini arttıran bir grup hastalıktır.

    Özellikle, beş durum metabolik sendromla ilişkilidir:

    – Mide bölgesinde aşırı yağ

    – Kandaki yüksek trigliserit seviyeleri

    – “iyi” HDL kolesterol düzeylerinin düşüklüğü

    – Yüksek tansiyon

    – Yüksek kan şekeri 

    Metabolik sendromlu 80 kadın üzerinde yapılan bir yıllık klinik çalışmada, günde iki kez alınan 2 gram inositol, kan trigliserit düzeylerini ortalama % 34 ve toplam kolesterolü % 22 oranında azaltmıştır. Kan basıncı ve kan şekeri iyileştirmeleri de görüldü.

    İnositol takviyesi alan kadınların % 20’si artık çalışmanın sonunda metabolik sendrom kriterlerini karşılamamıştır.

    Gebelikte diyabeti önleyebilir

    Bazı kadınlar hamilelik sırasında yüksek kan şekeri geliştirirler. Bu duruma gestasyonel diyabet (GDM) denir.

    Hayvan çalışmalarında inositol, kan şekeri seviyesini düzenleyen bir hormon olan insülin işleviyle doğrudan ilişkiliydi.

    Kanser tedavisine faydalı olabilir

    Etkili bir doğal kanser tedavisi olduğunu öne süren araştırmalar henüz bulunmamakla birlikte, bazı inositol içeren yiyeceklerin kanserle savaşmaya veya en azından tedavi sırasında hastalara yardımcı olması mümkündür.

    Yüksek inositol içeriğine sahip yiyeceklerin başka nedenlerle kanserle savaşan gıdalar olduğu biliniyor. 

    Yeme bozuklukları için olası tedavi

    Araştırma şu anda sınırlı olmasına rağmen, 2001 yılında yapılan bir pilot çalışma, yaygın bir yeme bozukluğu olan bulimia nervoza ve aşırı yeme hastalığından muzdarip deneklerde, inositol ile takviye edildiğinde olumlu sonuçlar buldu.

    Çok büyük bir dozda (günde 18 gram), plasebodan daha iyi performans gösterdi ve üç temel yeme bozukluğu derecelendirme ölçeğinin tümünde puanları yükseltti. 

    Diğer Potansiyel Yararları

    İnositol birçok durum için potansiyel bir tedavi seçeneği olarak çalışılmıştır.

    Daha önce sözü edilenlerin yanı sıra, araştırma inositolün aşağıdaki durumlara yardımcı olabileceğini düşündürmektedir: 

    Solunum sıkıntısı sendromu

    Erken doğmuş bebeklerde inositol, az gelişmiş akciğerlerden dolayı oluşan solunum sorunlarının tedavisine yardımcı olabilir.

    Tip 2 diyabet

    Bir ön çalışma, 6 ay boyunca günlük alınan inositol ve folik asidin, tip 2 diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolüne yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

    Obsesif kompulsif bozukluk (OKB)

    Küçük bir çalışma, 6 hafta boyunca günlük olarak alınan 18 gram inositolün OKB belirtilerini azaltabileceğini düşündürmektedir.

    meyveyle sebze arasındaki fark

    İnositol İçeren Besinler

    Myo-inositol en çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. İnositol içeren yiyecekler şunlardır;

    – Meyveler

    – Fasulye (tercihen filizlenmiş)

    – Tam tahıllar (tercihen filizlenmiş)

    – Yulaf ve kepek

    – Fındık

    – Dolmalık biber

    – Domates

    – Patates

    – Kuşkonmaz

    – Diğer yeşil yapraklı sebzeler (kara lahana, ıspanak vb.)

    – Portakal

    – Şeftali

    – Armut

    – Kavun

    – Misket limonu ve limon gibi turunçgiller

    – Muz ve potasyum açısından zengin diğer besinler

    – Otla beslenen sığır eti ve diğer organik etler

    – Organik yumurta

    İnositol içeren hayvansal ürünler (et ve yumurta) mümkün olduğunca organik olarak tüketilmelidir çünkü bu hayvanların yediği pestisitler ve verilebilecekleri antibiyotik veya diğer ilaçlar yarardan çok zarar verebilir.

    İnositol Yan Etkileri ve Etkileşimler 

    İnositol takviyeleri çoğu insan tarafından iyi tolere edilebilir.

    Bununla birlikte, günde 12 gram veya daha yüksek dozlarda hafif yan etkiler bildirilmiştir. Bunlar mide bulantısı, gaz, uyku güçlüğü, baş ağrısı, baş dönmesi ve yorgunluğu içerir. 

    Çalışmalarda gebe kadınlarda günde 4 g’a kadar inositolün yan etkileri olmadan alınmasına rağmen, bu popülasyonda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

    Emzirirken takviyenin güvenliğini belirlemek için yeterli çalışma yoktur. Bununla birlikte, anne sütünün inositol bakımından doğal olarak zengin olduğu görülmektedir.

    Ayrıca, inositol takviyelerinin uzun süreli kullanım için güvenli olup olmadığı belirsizdir. Çoğu çalışmada inositol takviyeleri sadece bir yıl veya daha az süre için alınmıştır.

    Her takviyede olduğu gibi, inositol almadan önce doktorunuzla konuşun. 

    İnositol Nasıl Kullanılır?

    Takviyelerde kullanılan iki ana inositol formu vardır: miyo-inositol (MYO) ve D-chiro-inositol (DCI).

    En etkili tip ve doz konusunda resmi bir fikir birliği olmamasına rağmen, aşağıdaki dozların araştırmalarda etkili olduğu görülmüştür: 

    Ruh sağlığı koşulları için: 4-6 hafta boyunca günde bir kez 12–18 gram MYO. 

    Polikistik over sendromu için: Günde bir kez 1.2 gram DCI veya 6 ay boyunca günde iki kez 2 gram MYO ve 200 mcg folik asit.

    Metabolik sendrom için: Bir yıl boyunca günde iki kez 2 gram MYO.

    Gestasyonel diyabette kan şekeri kontrolü için: Günde 2 kez MYO ve günde iki kez 400 mcg folik asit.

    Tip 2 diyabette kan şekeri kontrolü için: 1 gram DCI ve 6 ay boyunca günde bir kez 400 mcg folik asit.

    Bu inositol dozlar, kısa vadede belirli koşullar için yararlı gibi görünmekle birlikte, daha uzun dönemlerde güvenli ve etkili olup olmadıklarını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ