Halibut Balığı Beslenme Faydaları

 

Halibut yassı bir balık türüdür ve besin çeşitliliği sağlar.

 

Bu yazıda, halibut balığının beslenme yararları ve potansiyel riskleri anlatılmaktadır.

 

 

Mikrobesleyiciler bakımından zengindir

Halibut mükemmel bir selenyum kaynağıdır, vücudunuzun küçük miktarlarda ihtiyaç duyduğu birçok sağlık yararına sahip bir eser mineraldir.

 

Pişmiş yarım fileto (160 gram) halibut günlük besin ihtiyaçlarınızın% 100’ünden fazlasını sağlar.

 

Selenyum, vücudunuzun hasar görmüş hücreleri onarmasına ve iltihabı azaltabilmesine yardımcı olan güçlü bir antioksidandır. Tiroid sağlığında da önemli bir rol oynar.

 

Buna ek olarak, halibut, sağlığa katkıda bulunan çeşitli diğer mikrobesinlerin iyi bir kaynağıdır :

 

Niasin: Niasin kalp sağlığında olumlu bir rol oynar ve hatta kalp hastalığının önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca cildinizi güneşten korur. Yarım fileto (160 gram) halibut, niasin ihtiyacınızın % 57’sini sağlar.

 

Fosfor: Vücudunuzdaki en bol ikinci mineral olan fosfor, kemik yapımına yardımcı olur, metabolizmayı düzenler, düzenli kalp atışı ve daha fazlasını sağlar. Bir halibut balığı, fosfor ihtiyacınızın % 45’ini sağlar.

 

Magnezyum: Vücudunuzdaki protein oluşumu, kas hareketleri ve enerji oluşumu dahil olmak üzere 600’den fazla reaksiyon için magnezyum gereklidir. Bir halibut balığı porsiyonu, magnezyum ihtiyacınızın % 42’sini sağlar.

 

B12 Vitamini:Vitamin B12 kırmızı kan hücresi oluşumu ve sinir sistemi fonksiyonunda önemli bir rol oynar. Doğal olarak hayvansal gıdalarda bulunur . Yarım fileto (160 gram) halibut, B12  ihtiyacınızın % 36’sını sağlar.

 

B6 Vitamini: Piridoksin olarak da bilinen B6 vitamini, vücudunuzda 100’ün üzerinde reaksiyona girer. Merkezi sinir sistemi için faydalıdır ve beyin işlevini artırır. Halibut, B6 ihtiyacınızın % 32’sini sağlar.

 

 

 

Yüksek kaliteli protein kaynağıdır

Pişmiş halibutun bir porsiyonu, 42 gram oranında yani yüksek kaliteli protein sağlar ve böylece besinlerden alınan protein ihtiyaçlarınızı karşılamanıza yardımcı olur.

 

Protein için Diyet Referans Alımı (DRI) kilo başına 0.36 gram veya vücut ağırlığının kilogramı başına 0.8 gramdır. Bu, sağlıklı insanların % 97-98’inin protein ihtiyaçlarını  karşılamak için yeterlidir.

 

Eksikliği önlemek için bu miktarın gerekli olduğunu bilmek önemlidir. Aktivite seviyeniz, kas kütlesi ve mevcut sağlık durumunuz protein ihtiyaçlarınızı artırabilir.

 

Protein vücudunuzdaki hemen her metabolik sürece dahil olan amino asitlerden oluşur.

 

Bu nedenle, çeşitli nedenlerden dolayı yeterli protein almak önemlidir. Kas inşa etmek ve onarmak, iştahı bastırmak, kilo vermek gibi…

 

Balık ve diğer hayvansal proteinler, yüksek kaliteli, tam proteinler olarak kabul edilir. Bu , vücudunuzun kendi başına yapamadığı tüm temel amino asitleri sağladıkları anlamına gelir.

 

 

Kalbiniz İçin Faydalıdır

Kalp hastalığı dünya çapında erkek ve kadınlarda önde gelen ölüm nedenidir.

 

Halibut, omega-3 yağ asitleri, niasin, selenyum ve magnezyum gibi kalp için iyi olan çeşitli besinler içerir.

 

Omega-3 yağ asitleri için günlük alınması gereken miktar belirgin olmasa da , yetişkin Yeterli Tüketim (AI) önerisi sırasıyla kadın ve erkekler için 1,1 ve 1,6 gramdır. Yarım halibut, yaklaşık 1.1 gram omega-3 yağ asidi sağlar.

 

Omega-3 yağ asitleri çok sayıda kalp sağlığı yararına sahiptir.

 

Trigliseritleri azaltmaya, “iyi” HDL kolesterolü artırmaya, kan pıhtılarını önlemeye ve yüksek düzeydeki kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

 

Ayrıca B3 vitamini olarak da bilinen niasin, kolesterol ve trigliserit seviyelerini  geliştirmeye yardımcı olur.

 

Buna ek olarak, halibuttaki yüksek selenyum içeriği, arterlerinizde oksidatif stres, inflamasyon ve “kötü” LDL kolesterol birikmesini azaltarak kalp hastalığı riskinizi azaltmaya yardımcı olur.

 

Son olarak, çalışmalar magnezyum tüketiminin, kan basıncını düşürmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

 

 

İnflamasyonla savaşmaya yardımcı olur

İltihaplanma bazen vücudunuz için faydalı olsa da, kronik düşük dereceli inflamasyon sağlığınıza zarar verebilir.

 

Halibutun selenyum, niasin ve omega-3 içeriği kronik inflamasyonun olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olur.

 

Bir halibut balığı, günlük selenyum ihtiyaçlarınızın % 106’sını içerir. Bu güçlü antioksidan vücudunuzdaki oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olur.

 

Çalışmalar, artan selenyum kan düzeylerinin bağışıklık yanıtınızı geliştirdiğini gösterirken, bir eksiklik bağışıklık hücrelerini ve işlevlerini olumsuz etkileyebilir.

 

Omega-3 yağ asitleri ve niasin inflamasyonu azaltmada rol oynar. Niasin, kan damarlarınızı genişletmeye ve kan akışını iyileştirmeye yardımcı olan histamin üretmeyi sağlar.

 

Dahası, çalışmalar omega-3 yağ asidi alımı ile azalan inflamasyon seviyeleri arasında tutarlı bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Yağ asitleri, sitokinler ve eikosanoidler gibi inflamasyona katkıda bulunan molekülleri ve maddeleri azaltır.

 

 

Çiftlik mi Yoksa Vahşi Yakalanmış Halibut mu?

Beslenmeden kirlenmeye kadar, vahşi yakalanmış ve çiftlikte yetiştirilen balıkları karşılaştırırken göz önünde bulundurulması gereken birçok şey vardır – her birinin kendi artıları ve eksileri vardır.

 

İnsan tüketimi için üretilen deniz ürünlerinin % 50’sinden fazlası çiftlikte yetişir ve bu sayının 2030 yılına kadar % 62’ye çıkacağını tahmin edilmektedir.

 

Yabani balık popülasyonlarının aşırı avlanmasına engel olmak için, halibut, Atlantik, Kanada, İzlanda, Norveç ve Birleşik Krallık’ta yetiştirilmektedir.

 

Bu, balıkların göllerde, nehirlerde, okyanuslarda veya tanklarda kontrollü ve ticari olarak yetiştirildiği anlamına gelir.

 

Çiftlikte yetiştirilen balıkların bir yararı, tipik olarak, vahşi-yakalanmış balıklardan daha az pahalı ve tüketiciler için daha kolay erişilebilir olmalarıdır.

 

Bir dezavantajı, kalabalık ortamlarda sık sık yetiştirilmeleri ve böylece daha fazla bakteri, böcek ilacı ve parazitlere maruz kalmalarıdır.

 

Yabani yakalanan balıkların, daha küçük balık ve alglerin doğal beslenmeleri nedeniyle daha az kirlenme ile daha sağlıklı oldukları ve parazitler ve bakterilerle daha az temas ettikleri düşünülmektedir. Ancak yine de bazıları yedikleri doğal yiyecekler tarafından kirletilebilir.

 

Yaban avcılığı ve çiftlikte yetiştirilen halibut arasındaki küçük beslenme farkları olduğu için birinin diğerinden daha sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli değildir.

 

 

Olası endişeler

Herhangi bir gıdada olduğu gibi, halibut yemeden önce de dikkate alınması gereken potansiyel endişeler vardır.

 

 

Cıva Seviyeleri

Cıva, doğal olarak su, hava ve toprakta bulunan zehirli bir ağır metaldir.

 

Balıklar su kirliliği nedeniyle düşük konsantrasyonlarda cıvaya maruz kalabilir. Zamanla, metal balıkların vücutlarında birikebilir.

 

Daha büyük balıklar ve uzun ömürlü olanlar genellikle daha fazla cıva barındırır.

 

Kral uskumru, köpekbalığı, kılıçbalığı en yüksek cıva kontaminasyonu riskini taşımaktadır.

 

Çoğu insan için, tavsiye edilen miktarlarda balık ve kabuklu deniz ürünleri tüketmesinden dolayı, alınan civa düzeyleri önemli bir sorun değildir.

 

Dahası, halibut gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balıkların yararları riskten ağır basabilir.

 

Hamile ve emziren anneler yüksek cıvalı balıklardan kaçınmalı, ancak balıkları tamamen tüketmekten kaçınmamalıdır. Omega-3 yağ asitleri fetüslerin ve bebeklerin beyin gelişimlerine yardımcı olur.

 

Halibut balığının civalı içeriği orta dereceden daha düşüktür ve yemek için güvenli olduğu düşünülmektedir.

 

 

Pürin içeriği

Pürinler doğal olarak vücutta üretilir ve belirli yiyeceklerde bulunur.

 

Bazı insanlar için pürinler, gut ve böbrek taşlarının gelişmesine katkıda bulunabilen ürik asit oluşturmak üzere parçalanırlar. Bu şartlarda risk taşıyanlar belirli gıdalardan pürin alımını sınırlamalıdır.

 

Halibut pürin içeriyor olsa da, seviyeleri düşüktür. Bu nedenle, sağlıklıdır ve belirli böbrek hastalıkları riski altında olanlar için bile güvenli kabul edilir.

 

 

Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik, vahşi yakalanmış balıklara olan talebin artmasıyla ilgilidir.

 

Yabani balık popülasyonlarını sürdürmenin bir yolu, çiftlik balıklarının mevcudiyetini arttırmaktır. Bu yüzden; su ürünleri yetiştiriciliği veya balık yetiştiriciliği daha popüler hale geldi. Dünyadaki en hızlı büyüyen gıda üretimi alanıdır.

 

Seafood Watch’a göre, vahşi Atlantik halibut düşük nüfusu nedeniyle “kaçınma” listesinde yer almaktadır. Aşırı derecede tükenmiş ve 2056’ya kadar yeniden çoğalması beklenmemektedir.

 

Pasifik halibutunun, Pasifik Okyanusunda uygulanan sürdürülebilir balıkçılık uygulamaları nedeniyle tüketilmesinin güvenli olduğu düşünülmektedir.

 

Sonuç olarak;

Orta ve daha düşük derecede cıva ve pürin içermesine rağmen, halibutun beslenme faydaları potansiyel güvenlik kaygıları nedeniyle ağır basmaktadır.

 

Çeşitli sağlık yararları sağlayan protein, omega-3 yağ asitleri, selenyum ve diğer besinler açısından zengindir.

 

Aşırı derecede tükenmiş Atlantik halibutu yerine çiftlikte yetiştirilen ya da Pasifik halibutu seçmek, çevre ve halibut balık türünün geleceği açısından daha iyidir.

 

Bu balığı yiyip yememek kişisel bir seçimdir ancak bilimsel kanıtlar halibut balığının güvenli bir balık olduğunu göstermektedir.

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: