Gül Çayı Ne İşe Yarar, Nasıl Yapılır? Faydaları ve Zararları | diyetz

    Gül Çayı Ne İşe Yarar, Nasıl Yapılır? Faydaları ve Zararları

     

    Gül, güzellik ve sevgi anlamına gelir. Gül çayı, gül bitkisinin yaprakları ve tomurcuklarından yapılır. 

    Gül Çayı Nedir?

    Gül çayı, kurutulmuş gül yaprakları ve tomurcukların sıcak su ile demlenmesidir. Genellikle, karışıma gül meyvesi ve kuşburnu da eklenir.

    Hoş kokusunun yanı sıra, mükemmel sağlık yararlarına sahiptir.

     

     

    kırmızı gül çayı

     

     

    Gül Çayının Faydaları

     

    Adet krampları ve ağrısına iyi gelir

    Menstrüel kramplar her kadın için bir kabustur. Kadın ergenlerin neredeyse % 50’si, adet krampları nedeniyle akademik performans, spor katılımı ve arkadaşlarıyla sosyalleşmede azalma gösterir.

    Gül çayı, adet ağrısını hafifletmek için kullanılır. Bu etkiyi araştırmak için 130 kızla bir çalışma yapıldı.

    Sonuçlar, gül çayı içen kızların adet sırasında daha az ağrı, endişe ve sıkıntı hissettiğini gösterdi. Bu nedenle, böyle içecekler potansiyel olarak adet öncesi sendromu (PMS) için güvenli ve basit bir tedavidir.

     

     

    Sindirimi kolaylaştırır

    Birçok gül çeşidi estetik ve tıbbi özellikleri için kullanılmıştır. Rosa damascena böyle bir gül çeşididir. Geleneksel tıpta sindirim problemlerini tedavi etmek için kullanılmıştır. Rosa damascena’nın kuru yaprakları genellikle mide sorunlarını çözmek için yenir. Bu yapraklardan yapılan çayın içilmesi de sindirimin rahatlamasını sağlar.

     

     

    Endişe ve ağrıyı azaltır

    Gül yaprağı güçlü antioksidanlar içerir. Bu aktif bileşenler ruh halini düzeltir. Gül yapraklarından yapılan çay içmek, stres ve kaygıyı hafifletir.

     

     

    Kabızlığı azaltır

    Rosa damascena’nın haşlanmış özü, sıçanlara verildiğinde önemli müshil etkileri gösterdi. Gül özütü dışkıdaki su içeriğini ve dışkılama sıklığını artırmıştır. Bunun nedeni bağırsaklardaki sıvıların hareketini uyarabilmesidir.

     

     

    Diyabeti kontrol etmeye yardımcı olur

    Rosa damascena’nın ekstraktının tüketilmesinin anti-diyabetik bir etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Sıçan çalışmalarında, bu ekstrakt kan şekeri seviyelerini düşürdü.

    Gül özleri, ince bağırsakta karbonhidrat emilimini bastırır. Gül çayı, postprandiyal glikoz seviyelerini azaltabilir. Böylece diyabetin kontrol altına alınmasına yardımcı olur.

     

     

    Saçın büyümesine ve uzamasına yardımcıdır

    Gül yaprakları – özellikle beyaz ve pembe gül yaprakları – mükemmel antioksidan ve anti-alerjik özelliklere sahiptir. Güney Kore’de yapılan bir araştırma, beyaz gül yapraklarının saç hücrelerindeki lipid ve proteinin oksidasyonunu azalttığını buldu.

    Gül fitokimyasalları sebum salgılanmasını engeller. Düşük sebum seviyeleri kaşıntı ve yağlı kafa derisi sorunlarını önler. Şampuanlar gibi saç ürünlerine eklendiğinde, gül özü iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur.

    Gül yapraklarındaki ellagitannin ve epigallokateşin gallat saç dökülmesini ve seboreik dermatit gibi durumları önler. Bu nedenle, gül çayı içmek veya ekstraktlarını topikal olarak uygulamak kafa derisi iltihabı, saç dökülmesi ve Malassezia enfeksiyonunu tedavi edebilir.

     

     

    Antimikrobiyal etkisi vardır

    Bazı gül çeşitleri antimikrobiyal özellikleri açısından incelenmiştir. Gül yapraklarındaki flavonoidler, tanenler, fenolik asitler ve karotenoidler antimikrobiyal etki gösterir.

    Gül yaprakları birkaç bakteri suşuna karşı engelleyici bir etki gösterdi. Bunlar arasında Staphylococcus epidermidis, S. aureus, Bacillus subtilis, Micrococcus luteus, Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae, Pseudomonas aeruginosa, Proteus mirabilis bulunur. Ayrıca bazı maya türlerinin büyümesini de geciktirmiştir.

    Bu özellikler gül çayı içmek için iyi birer nedendir. 

     

     

    Gül Çayındaki Fitokimyasallar Nelerdir?

    Gül bitkisi terpenler, glikozitler, flavonoidler, antosiyaninler, karboksilik asitler ve birkaç karmaşık ve basit organik bileşik içerir. Myrcene, kaempferol, kuersetin, tanenler ve yağlar da çiçeklerinde bulunur. Flavonoidlerin çoğu uçucu yağında bulunur.

    Biyokimyasal analizler, gül çayındaki fenolik bileşiklerin toplam içeriğinin yeşil çaydakine eşit veya daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Birkaç gül çeşidinden yapılan çaylarda gallik asit bulundu. Serbest gallik asit, bu içeceğin güçlü antioksidan kapasitesinin arkasındaki ana bileşendir.

    Antosiyaninler, gül yapraklarının renginden sorumlu başka bir fitokimyasaldır. Ayrıca vücuttaki serbest radikalleri yok etmeye yardımcı olurlar. Fenolik asitler ve tanenlerle birlikte, bu pigmentler gül çayının tıbbi değerini artırır.

    Bu nedenle, bu çayın yeşil ve siyah çaylardan daha yüksek antioksidan potansiyele sahip olduğu kanıtlanmıştır.

     

     

    Gül Çayı Nasıl Demlenir?

    Taze veya kuru gül yaprakları ile gül çayı demleyebilirsiniz. 

     

    Taze Gül Yaprakları ile

    – Taze gül yapraklarını suyun altında yavaşça yıkayın.

    – Bir tencereyeye bu yaprakları ve 3 bardak içme suyunu ekleyin.

    – Yaklaşık 5-6 dakika kaynatın ve ardından süzün.

    İstediğiniz tatlandırıcıyı ekleyin (isteğe bağlı).

     

    Kuru Gül Yaprakları ile

    – Bir tencereye 1 bardak kuru gül yaprağı ve 2-3 bardak su ekleyin.

    – Yaklaşık 5-6 dakika kaynatın ve süzün.

    – Gül yaprakları demlenirken yeşil çay tozu ekleyebilirsiniz. 

     

    Sonuç olarak;

    Gül çayı güçlü ve hoş kokulu bir içecektir. Gül yaprakları yüksek antioksidan değere sahiptir. Gül çayı içmek sindirim, bağırsak hareketi, anksiyete, ağrı ve bazı sorunları hafifletebilir.

    Bu içeceğin neredeyse hiçbir toksik etkisi yoktur. Bulantı ve ishal gibi sadece küçük yan etkiler bildirilmiştir.

     

     

     

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ