Gıda Zehirlenmesi Nedir, Nasıl Olur? Belirtileri ve Tedavisi

     

    Gıda zehirlenmesi, zararlı bakteriler, virüsler veya parazitler içeren gıdalar ya da içeceklerin tüketilmesinden kaynaklanan bir hastalıktır. Her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen son derece yaygın bir durumdur.

    Pek çok gıdada potansiyel olarak zararlı organizmalar bulunur ancak bunlar genellikle pişirme sırasında yok olur.

    Bununla birlikte, çiğ eti elledikten sonra elinizi yıkamadan başka gıdalara dokunmak veya eti buzlukta değil de buzdolabında saklamak gibi hijyen ve uygun yiyecek saklama yöntemleri uygulanmazsa, bu organizmalar pişmiş gıdalara bile bulaşabilir ve sizi hasta edebilir.

    Zehirli toksinler içeren yiyecekler tüketmek de, gıda zehirlenmesine neden olabilir. Bu toksinler bazı gıdalarda doğal olarak bulunur, gıdalar bozulduğunda ise bazı mantar türleri ve bakteriler tarafından üretilir.

    Gıda zehirlenmesine neden olabilen çok çeşitli organizmalar olduğundan semptomları ve ciddiyeti değişebilir.

    Dahası, gıda zehirlenmesinin semptomları, zehirlenme başladığı zamandan, birkaç saatten birkaç güne kadar değişebilen sürede kendini gösterir; bu da, zehirlenmeye neden olan gıdaların tespitini zorlaştırır.

    Bazı gıdalar diğerlerinden daha fazla gıda zehirlenmesi riski taşır. Bunlar, az pişmiş et ve tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri, kabuklu deniz ürünleri ve yıkanmamış meyve ve sebzelerdir.

    Yazıda “besin zehirlenmesi nedir”, “gıda zehirlenmesi neden olur”, “gıda zehirlenmesinin belirtileri nelerdir”, “gıda zehirlenmesi nasıl önlenir”, “gıda zehirlenmesi nasıl tedavi edilir” konu başlıklarına değinilecektir. 

    Gıda Zehirlenmesi Nedenleri

    Gıda zehirlenmesinin en yaygın nedenleri şunlardır:

     

    Bakteriler

    Salmonella bakterileri, özellikle uygun şekilde pişirilmemiş yumurta, mayonez ve tavuk gibi gıdalarda bulunur ve gıda zehirlenmesinin en yaygın nedenidir. E. coli’nin salatalar gibi gıdalardan gıda zehirlenmesine neden olduğu da bilinmektedir. Campylobacter ve C. botulinum, oldukça ölümcül olduğu kanıtlanabilen diğer bakterilerdir.

     

    Virüsler

    Norwalk virüsü olarak da bilinen Norovirüs, her yıl 19 milyondan fazla gıda zehirlenmesi vakasından sorumludur. Gıda zehirlenmesine neden olabilecek diğer daha az yaygın virüsler, sapovirüs, rotavirüs ve astrovirüstür. Hepatit A virüsü de gıda yoluyla bulaşabilir.

     

    Parazitler

    Parazitlerin neden olduğu gıda zehirlenmesi daha az yaygındır ancak ölümcül olabilir. Toxoplasma gondii, gıda zehirlenmesiyle en sık ilişkilendirilen parazittir ve kedi kumu kutularında bulunur. Parazitler yıllarca tespit edilemeyebilir ancak bağışıklığı zayıf olan kişilerde ciddi yan etkilere neden olabilirler. En çok hamile kadınlar, parazitler tarafından gıda zehirlenmesi riski altındadır.

     

     

    Gıda Zehirlenmesi Belirtileri Nelerdir?

     

     

    Karın ağrısı ve kramplar

    Karın ağrısı, kaburganın altında veya alt karnın üzerinde hissedilir. Gıda zehirlenmesi vakalarında, zararlı organizmalar, mide ve bağırsağın astarını tahriş eden toksinler üretir. Bu midede ağrılı bir inflamasyona ve dolayısıyla karın bölgesinde ağrıya neden olabilir.

    Besin zehirlenmesi yaşayan insanlar, bağırsağın doğal hareketlerini hızlandırmak için mümkün olduğunca çabuk zararlı organizmaları yok etmek için karın kaslarında kramplar yaşayabilir.

    Bununla birlikte, karın ağrısı ve kramplar yaygın görülen durumlardır ve çeşitli başka nedenlerle ortaya çıkabilir. Bundan dolayı, bu semptomlar tek başına gıda zehirlenmesi belirtisi olmayabilir.

     

     

    İshal

    İshal, sulu dışkı ile karakterize ve 24 saatlik bir periyotta üç veya daha fazla bağırsak hareketi olarak tanımlanmaktadır. Gıda zehirlenmesinin tipik bir belirtisidir.

    İnflamasyon, bağırsağın sindirim sırasında sızdıran suyun ve diğer sıvıların emiliminde daha az etkili hale getirdiği için oluşur.

    İshale, acil tuvalete gitme hissi, şişkinlik veya karın krampları gibi başka belirtiler de eşlik edebilir. Çünkü normalde olandan daha fazla sıvı kaybederseniz, dehidrasyon riski taşırsınız. Bu nedenle, hidratlı kalabilmek için sıvı içmek önemlidir.

    Suya ek olarak, et suyu ve çorbalar gibi sıvı yiyecekleri tüketmek, katı gıdaları tolere edemediğiniz durumlarda, dehidrasyonla mücadeleye yardımcı olabilir ve enerji kazandırır.

     

     

    Baş ağrısı

    Baş ağrısı son derece yaygındır. İnsanlar baş ağrısını stres, alkol tüketimi, dehidrasyon ve yorgunluk gibi çok çeşitli nedenlerle yaşayabilir.

    Gıda zehirlenmesi, yorgunluk ve susuzluğa neden olabilir, bu da baş ağrısı oluşturabilir.

    Kesin neden tam olarak anlaşılamasa da, dehidrasyonun beyni doğrudan etkileyerek, sıvı kaybetmesine ve geçici olarak küçülmesine neden olabileceği söylenmektedir. Özellikle de kusma ve ishale maruz kalırsanız baş ağrısı yaşayabilirsiniz, bu ikisi de dehidrasyon riskini arttırır.

     

     

    Kusma

    Gıda zehirlenmesi yaşayanların en sık karşılaştığı belirtidir. Bu, karın kaslarının ve diyaframın kuvvetli bir şekilde daralmasıyla, midedeki yiyeceklerin dışarıya çıkmasına neden olur.

    Kusma vücut, zararlı olarak tespit ettiği tehlikeli organizmalardan veya toksinlerden kurtulmaya çalışırken, oluşan koruyucu bir mekanizmadır.

    Aslında, gıda zehirlenmesi vakaları kuvvetli bir kusma ile sonuçlanır. Bazıları sürekli kusarken, bazılarında kusma belirli bir sürede biter.

    Sürekli kusuyorsanız ve sıvıları vücutta tutamıyorsanız, susuz kalmamak için bir doktordan veya eczacıdan yardım almalısınız.

     

    İlginizi Çekebilir  Kış Ayları için Doğal Yüz Maskeleri

     

    Genel olarak hasta hissetmek

    Gıda zehirlenmesi yaşayanlar yaygın olarak hasta hissetmeye neden olan, yorgunluk, iştah kaybı ve diğer belirtiler yaşarlar. Bu durum, bağışıklık sistemi, bedeni işgal eden enfeksiyona karşı tepki gösterdiği için olur.

    Bu cevabın bir parçası olarak, vücut sitokinler denilen kimyasal habercileri serbest bırakır. Sitokinlerin birçok farklı rolü vardır ancak en önemlisi vücudun enfeksiyona karşı bağışıklık tepkisini düzenlemektir. Bunu bağışıklık hücrelerinin nereye gideceklerini ve nasıl davranacaklarını söyleyerek yapar.

    Vücut, gıda zehirlenmesi gibi enfeksiyonlarla mücadele ettiğinde, sitokinler beyne sinyal gönderir ve iştah kaybı, yorgunluk, ağrı ve sızılar da dahil olmak üzere, genellikle hastalanma ile ilişkili belirtilerin çoğuna neden olur.

     

     

    Ateş

    Vücut sıcaklığı 36-37 ° C olan normal aralığından yüksekse ateşiniz var demektir. Yüksek ateş, birçok hastalıkta yaygın olarak görülür ve vücudun enfeksiyona karşı doğal savunmasının bir parçası olarak ortaya çıkar.

    Pirojen adı verilen ateş üreten maddeler sıcaklığın yükselişini tetikler. Bağışıklık sistemi veya vücuda giren bulaşıcı bakteriler tarafından salınırlar.

    Vücudun olduğundan daha soğuk olduğunu düşündürecek, beyni kandıran mesajlar göndererek, ateş oluştururlar. Bu vücudun daha fazla ısı üretmesine ve daha az ısı kaybına neden olur, böylece ateşiniz yükselir.

    Ateşin yükselmesi, vücutta ısıya duyarlı organizmaların büyümesini yavaşlatarak veya öldürerek enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olur. Ayrıca, beyaz kan hücrelerinin aktivitesini artırarak, enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olur.

     

     

    Titreme

    Vücut sıcaklığı yükseldiğinde, titreme meydana gelebilir. Titreme, kasların hızla daralması sonucunda ısı üretir. Pirojenler vücudun, soğuk olduğunu ısınması gerektiğini düşündürüp kandırdıkları için genellikle titreme ile birlikte ateş görülür.

    Ateş, gıda zehirlenmesi de dahil olmak üzere pek çok farklı hastalıkta ortaya çıkabilir, bu da sık görülen belirtilerden biridir.

     

     

    Yorgunluk ve bitkinlik

    Halsiz hissetme ve yorgunluk, gıda zehirlenmesinin diğer belirtilerindendir. Bu semptomlar, sitokin adı verilen kimyasal habercilerin salınmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Ayrıca, iştah kaybı yüzünden daha az yemek, yorgun hissetmeye neden olabilir.

     

     

    Bulantı

    Mide bulantısı, kusmak üzere olduğunuzu hatırlatan, tatsız bir histir. Gıda zehirlenmesi vakalarında bulantı hissedilmesi normal olmakla birlikte, mide bulantısı, migren, bulantı hastalığı ve çok fazla yemek yenmesi gibi başka birçok nedenden dolayı da ortaya çıkabilir.

    Gıda zehirlenmesine bağlı mide bulantısı tipik olarak bir yemekten bir ila sekiz saat sonra ortaya çıkar. Vücudun potansiyel olarak zararlı bir şey aldığını bildirmek için bir uyarı sinyali olarak çalışır.

     

     

    Kas ağrıları

    Gıda zehirlenmesi gibi bir enfeksiyona maruz kaldığınızda, kaslarınız ağrır. Çünkü bağışıklık sistemini harekete geçirerek, iltihap oluşturur.

    Bu süreçte vücut, histamin salgılar; bu kimyasal, beyaz kan hücresinin enfeksiyonla mücadele edebilmesi için kan damarlarının daha fazla genişlemesine yardımcı olur.

    Histamin, vücudun enfekte bölgelerine kan akışını artırmayı sağlar. Sitokinler gibi bağışıklık tepkisinde yer alan diğer maddelerle birlikte histamin, vücudun diğer bölümlerine ulaşabilir ve ağrı reseptörlerini tetikleyebilir.

    Bu, vücudun belirli bölümlerini ağrıya karşı daha duyarlı hale getirebilir ve sık sık hastalıkla ilişkilendirebileceğiniz sıkıntılı ağrılara neden olabilir.

     

     

    Gıda Zehirlenmesine Yol Açan Besinler

    Gıda zehirlenmesi, insanların zararlı bakteriler, parazitler, virüsler veya toksinler ile kirlenmiş yiyecekleri tüketmesiyle olur. Hamile kadınlar, küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalıkları olan kişilerin, gıda zehirlenmesi ile hasta olma riski daha yüksektir.

    Bazı gıdaların, özellikle de uygun olmayan şekilde saklanması, hazırlanması veya pişirilmesi durumunda zehirlenme meydana gelebilir. En çok gıda zehirlenmesine neden olabilen yiyecekler şöyledir;

     

     

    Kanatlı hayvanlar

    Tavuk, ördek ve hindi gibi çiğ ve az pişmiş kümes hayvanlarının gıda zehirlenmesine neden olma riski yüksektir. Bu, esas olarak, bu hayvanların bağırsaklarında ve tüylerinde bulunan iki tip bakteri, Campylobacter ve Salmonella’ya bağlıdır.

    Bu bakteriler çoğu zaman, kesim işlemi sırasında taze kümes hayvanı etini kirletir ve yemek pişirilinceye kadar hayatta kalabilmektedir.

    Çiğ hindi etinde Campylobacter kontaminasyonu oranları % 14-56 arasında değişirken, çiğ ördek eti için kirlenme oranı % 36’dır. Yalnız bu zararlı bakteriler çiğ kümes hayvanları üzerinde yaşayabilmelerine rağmen, et iyice pişirildiğinde tamamen ortadan kalkıyor.

    Riski azaltmak için, kümes hayvanlarının etini tamamen pişirin, çiğ etin mutfak eşyaları, mutfak yüzeyleri, doğrama tahtaları ve diğer gıdalarla temas etmemesini sağlayın, çünkü bu durum çapraz kontaminasyona neden olabilir.

     

     

    Sebzeler ve Yapraklı Yeşillikler

    Sebzeler ve yapraklı yeşillikler, özellikle çiğ yendikleri zaman yaygın bir gıda zehirlenmesi kaynağıdır. Meyve ve sebzeler, özellikle marul, ıspanak, lahana, kereviz ve domates olmak üzere gıda zehirlenmesi salgınlarına neden olur.

    Sebzeler ve yapraklı yeşillikler, E. coli, Salmonella ve Listeria gibi zararlı bakterilerle kirlenmiş olabilir. Bu tedarik zincirinin çeşitli aşamalarında ortaya çıkabilir.

    Kirlilik, kirli suyun ve meyve ve sebzelerin yetiştirildiği toprağa sızabilen kirli akıntıdan kaynaklanabilir. Yapraklı yeşillikler özellikle risklidir çünkü çoğunlukla çiğ olarak tüketilirler. Riski en aza indirmek için, yemeden önce yapraklarını iyice yıkayın.

     

    İlginizi Çekebilir  17 Gün Diyeti ile Nasıl Zayıflanır?

     

    Balık ve Kabuklu Deniz Ürünleri

    Balık ve kabuklu deniz ürünleri yaygın bir gıda zehirlenmesi kaynağıdır.Doğru sıcaklıkta depolanmayan balıklar, balıklardaki bakteriler tarafından üretilen bir toksin olan histaminle kontamine olma riski yüksektir.

    Histamin, normal pişirme sıcaklıkları tarafından yok edilemez ve scombroid zehirlenmesi olarak bilinen bir tür gıda zehirlenmesine yol açar. Bulantı, yüz ve dilin şişmesi gibi çeşitli semptomlara neden olur.

    Kirlenmiş balıkların neden olduğu başka bir tür gıda zehirlenmesi ciguatera balık zehirlenmesidir (CFP). Bu, çoğunlukla sıcak ve tropik sularda bulunan ciguatoxin isimli bir toksinden kaynaklanır.

    Tahminlere göre, her yıl tropikal bölgelerde yaşayan veya ziyaret eden en az 10.000–50.000 kişi CFP alır. Histamin gibi, normal pişirme sıcaklıklarında tahrip edilemez ve bu nedenle zararlı toksinler pişirildikten sonra da mevcuttur.

    İstiridye, midye, deniz tarağı gibi kabuklu deniz ürünleri de gıda zehirlenmesi riski taşır. Kabuklu deniz ürünleri tarafından tüketilen algler, birçok toksin üretir ve bunlar, kabuklu deniz hayvanlarını tüketirken insanlara tehlike arz eden kabuklu deniz hayvanlarının etinde birikebilir.

    Marketlerden satın alınan kabuklu deniz ürünleri genellikle güvenlidir. Ancak denetlenmemiş alanlardan yakalanan kabuklu deniz ürünleri, kanalizasyon, yağmur suyu drenajları ve fosseptiklerden kaynaklanan kirlilik nedeniyle güvenli olmayabilir.

    Riski azaltmak için deniz ürünlerini marketlerden satın alın. Balıkları iyi pişirin ve kabuklar açılıncaya kadar istiridye ve midyeyi pişirin. Açılmayanları atın.

     

     

    Pirinç

    Pirinç, dünyanın en eski kullanılan tahıllarından biridir ve dünya nüfusunun yarısından fazlası için temel gıdadır. Ancak, gıda zehirlenmesi söz konusu olduğunda yüksek riskli bir gıdadır.

    Pişmemiş pirinç, gıda zehirlenmesine neden olan toksinler üreten bir bakteri olan Bacillus cereus’un sporları ile kontamine olabilir. Bu sporlar kuru koşullarda yaşayabilirler. Örneğin, kilerinizde pişmemiş pirinç paketinde hayatta kalabilirler. Pişirme işleminde de hayatta kalabilirler.

    Pişirilmiş pirinç oda sıcaklığında bekletilirse, bu sporlar ılık ve nemli ortamda çoğalan bakterilere dönüşür. Pirinç yemekleri uzun süre oda sıcaklığında bırakılırsa, yemek için güvenli olmayacaktır. Riski azaltmak için, pirinç yemeklerini sıcak tüketin ve mümkün olduğunca oda sıcaklığında bekletmeyin.

     

     

    Şarküteri Etleri

    Jambon, pastırma, salam ve sosis gibi gıdaları içeren şarküteri ürünleri, gıda zehirlenmesi kaynağı olabilir. Listeria ve Staphylococcus aureus dahil olmak üzere zararlı bakterilerle işlenirken birkaç aşamada kirlenmiş olabilirler.

    Kontaminasyon, kontamine çiğ etle temas yoluyla veya şarküteri personeli tarafından kötü hijyen, kötü temizleme uygulamaları ve dilimleme bıçakları gibi kirli ekipmanlardan çapraz kontaminasyon yoluyla gerçekleşebilir.

    Pişirilmemiş veya uygun şekilde saklanmamışsa, tüm etlerin gıda zehirlenmesi riski taşıdığını belirtmek gerekir. Kıyma, sosis ve pastırma iyice pişirilmeli ve pişirildikten hemen sonra tüketilmelidir.

     

     

    Pastörize Edilmemiş Süt

    Pastörizasyon, zararlı mikroorganizmaları öldürmek için sıvı veya yiyeceklere uygulanan işlemdir. Gıda üreticileri, süt ve peynir gibi süt ürünlerini tüketimlerini güvenli hale getirmek için pastörize eder. Pastörizasyon Brucella, Campylobacter, Cryptosporidium , E. coli , Listeria ve Salmonella gibi zararlı bakterileri ve parazitleri öldürür.

    Pastörize edilmemiş süt ürünlerinden gıda zehirlenmesi riskini en aza indirmek için sadece pastörize edilmiş ürünler satın alın. Tüm sütleri 5 ° C’nin altında saklayın ve kullanma tarihi geçen sütleri atın. 

     

     

    Yumurta

    Yumurta inanılmaz derecede besleyici ve çok yönlü olmasına rağmen, çiğ veya az pişmiş olduğunda gıda zehirlenmesine neden olabilir. Bunun nedeni, yumurtanın hem yumurta kabuğu hem de yumurta içerisine kontamine olabilen Salmonella bakterilerini taşıyabilmesidir. Riski azaltmak için, çatlak veya kirli kabuklu yumurta tüketmeyin.

     

     

    Meyveler

    Dutsu meyveler, kavun ve önceden hazırlanmış meyve salataları da dahil olmak üzere bir dizi meyve ürünü, gıda zehirlenmesine neden olabilir.

    Kavun, karpuz gibi yerde yetişen meyvelerin, kabukta büyüyebilen ve ete yayılabilen Listeria bakterisi nedeniyle gıda zehirlenmesine neden olma riski yüksektir.

    Ahududu, böğürtlen, çilek ve yaban mersini de dahil olmak üzere taze ve dondurulmuş meyveler, zararlı virüsler ve bakteriler, özellikle de hepatit A virüsü nedeniyle yaygın bir gıda zehirlenmesi kaynağıdır.

    Dutsu meyvelerin kontaminasyonunun ana nedenleri, kontamine sularda yetiştirilmeyi, meyve toplayıcılarının kötü hijyen uygulamalarını ve işleme sırasında enfekte edilmiş meyvelerle çapraz kontaminasyonu içerir.

    Yemeden önce meyveyi iyice yıkamak, riski en aza indirir. Kavunu tüketmeden önce kabuğunu iyice yıkayın.

     

     

    Gıda Zehirlenmesi Evde Tedavi

     

     

    Elma Sirkesi

    Elma sirkesinin antibakteriyel özellikleri, Escherichia coli gibi gıda kaynaklı patojenik bakterilere karşı çok etkilidir. Bir bardak suya bir ila iki yemek kaşığı elma sirkesi ekleyin. İyice karıştırın ve hemen tüketin. Bunu günde 2 ila 3 kez için.

     

    İlginizi Çekebilir  Zayıflatan Yağlar ve Yağ Karışımları

     

    Kekik yağı

    Kekik esansiyel yağı, gıda zehirlenmesinin tedavisi için kullanılabilir. Karvakrol ve timol gibi, ona mükemmel antimikrobiyal özellikler kazandıran ve gıda zehirlenmesinden sorumlu patojenleri ortadan kaldırmaya yardımcı olan bileşikler içerir.

    60 ml suya bir damla gıda sınıfı kekik yağı ekleyin ve iyice karıştırın. Bunu için. Semptomlarda bir iyileşme görene kadar bunu günde 1-2 kez için.

     

     

    Ballı Zencefil

    Zencefil, çeşitli rahatsızlıklar için yaygın olarak kullanılan bitkisel çözümdür. Fareler üzerinde yapılan araştırmalar, E. coli ishalinin klinik tedavisini desteklemede etkili olabileceğini göstermiştir. Zencefil ayrıca sindirime yardımcı olabilecek temel besin maddelerinin emilimini artırabilir. Ham bal, iyileşmeyi hızlandırabilecek antimikrobiyal ve sindirim özellikleri sergiler. Hem zencefil hem de bal, gıda kaynaklı hastalıkların olağan semptomları olan mide bulantısı ve kusmayı hafifletebilir.

    Dilimlenmiş zencefil kökünü bir bardak suya ekleyin ve bir tencerede kaynatın. 5 dakika pişirin ve süzün. İçine biraz bal eklemeden önce çayı soğumaya bırakın. Bal ekledikten sonra hemen için. Belirtileriniz geçene kadar bu çayı günde en az 3 kez için.

     

     

    Sarımsak

    Sarımsak, gıda kaynaklı patojenleri yok etmeye yardımcı olabilecek güçlü antibakteriyel, antiviral ve antifungal özelliklere sahiptir. Ayrıca ishali ve mide ağrısını da hafifletebilir.

    İyileşene kadar günde en az 2-3 diş sarımsak çiğneğin. Alternatif olarak, kıyılmış sarımsağı balla karıştırıp yiyebilirsiniz.

     

     

    Greyfurt Çekirdeği Ekstresi

    Greyfurt çekirdeği ekstresi, gıda kaynaklı hastalıklara neden olan bakterilerin aktivitesini ve büyümesini engellemeye yardımcı olan polifenoller içerir. Bu özellikler, gıda zehirlenmesinden sorumlu patojenlerle savaşır ve daha hızlı iyileşmeye yardımcı olur.

    Bir bardak suya birkaç damla greyfurt çekirdeği ekstresi ekleyin ve iyice karıştırın. Günlük olarak tüketin. Bunu 3 ila 5 gün boyunca günde 3 kez için.

     

     

    Limon Suyu

    Limon suyu, zengin bir antioksidan kaynağıdır. Gıda zehirlenmesine neden olan bakteriyel patojenlerle savaşmaya yardımcı olabilir. Yarım limonun suyunu çıkarın ve bir bardak su ile karıştırın. Lezzet için biraz bal ekleyin ve tüketin. Günde 2-3 defa limon suyu içebilirsiniz.

     

     

    Ballı Fesleğen

    Fesleğen, mükemmel antimikrobiyal özellikleriyle gıda kaynaklı patojenleri öldürdüğü bilinen bir bitkidir. Ayrıca mideyi sakinleştirebilir ve gıda zehirlenmesiyle ilişkili semptomları azaltabilir.

    Biraz fesleğen yaprağını ezin ve suyunu çıkarın. Bir tatlı kaşığı bal ile bir çay kaşığı fesleğen özünü karıştırın ve hemen tüketin. Alternatif olarak, bir bardak suya bir damla fesleğen yağı ekleyip tüketebilirsiniz. Bunu günde 3 ila 4 kez yapın.

     

     

    Muz

    Muz, vücuttaki kayıp potasyumu yeniler, bu da yeniden enerji kazandırır ve gıda zehirlenmesi semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur. Her gün bir muz yiyin. Ayrıca muzu sütle karıştırıp günlük olarak tüketebilirsiniz.

     

     

    Gıda Zehirlenmesi Sonrası Beslenme

    Kusma ve ishal gibi gıda zehirlenmesi belirtileri yaşadıktan sonra birkaç saat hiçbir şey yemeyin veya içmeyin. Birkaç saat sonra, halsizliğin üstesinden gelmek için aşağıdaki yiyecekleri / içecekleri tüketmeye başlayabilirsiniz:

    – Kendinizi nemli tutmak için elektrolit içeren sporcu içecekleri. Ancak, çok fazla şeker ve kafein içeren içeceklerden uzak durun.

    – Et suyu

    – Muz, mısır gevreği, yumurta akı ve yulaf ezmesi gibi midenize zarar vermeyen hafif yiyecekler.

    – Fermente gıdalar.

    – Yoğurt gibi probiyotiklerle zenginleştirilmiş yiyecekler.

     

     

    Gıda Zehirlenmesi Sonrası Ne Yememeli?

    Gıda zehirlenmesinin muhtemel nedeni olan gıdalardan kurtulmak listenin başında geliyor. Aşağıdakiler gibi midenize zarar verebilecek yiyecek ve içeceklerden kaçının:

    – Alkol

    – Kafein

    – Baharatlı yiyecekler

    – Süt Ürünleri

    – Yağlı veya kızarmış yiyecekler

    – Nikotin

    – Baharatlı ve işlenmiş yiyecekler

     

     

    Gıda Zehirlenmesi Nasıl Önlenir?

    Gıda zehirlenmesi riskini en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken noktalar şöyledir:

     

    Hijyen kurallarına uyun

    Yiyecekleri hazırlamadan önce ellerinizi sabun ve sıcak su ile yıkayın. Çiğ et ve kümes hayvanlarına dokunduktan hemen sonra ellerinizi yıkayın.

     

    Çiğ et ve kümes hayvanlarını yıkamaktan kaçının

    Bu, bakterileri öldürmez – sadece diğer yiyeceklere, pişirme araçlarına ve mutfak yüzeylerine yayılır.

     

    Çapraz kontaminasyondan kaçının

    Özellikle çiğ et ve kümes hayvanları için ayrı doğrama tahtaları ve bıçaklar kullanın.

     

    Kullanım tarihini göz ardı etmeyin

    Sağlık ve güvenlik nedenleriyle, gıdalar kullanım tarihinden sonra yenmemelidir.

     

    Eti iyice pişirin

    Kıyma, sosis ve kümes hayvanlarının pişirildiğinden emin olun.

     

    Taze ürünleri yıkayın

    Yeşillikleri, sebzeleri ve meyveleri yemeden önce, önceden paketlenmiş olsalar bile yıkayın.

     

    Yiyecekleri güvenli bir sıcaklıkta tutun

    5–60 ° C, bakterilerin büyümesi için ideal sıcaklıktır. Kalan yemekleri oda sıcaklığında bırakmayın, buzdolabına koyun.

     

     

     

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ