Folik Asit Nedir, Ne İşe Yarar, Nelerde Var? Faydaları, Yan Etkileri, Kullanımı | diyetz

    Folik Asit Nedir, Ne İşe Yarar, Nelerde Var? Faydaları, Yan Etkileri, Kullanımı

     

    Folik asit, aynı zamanda B9 vitamini olarak da bilinen, suda çözünen bir vitamin olan folatın sentetik şeklidir.

    Folik asit doğal folattan farklı olduğu için, vücudumuz kullanmadan önce aktif bir forma dönüştürmelidir.

    Kanda folatın düşük seviyelerde olması, doğum kusurları riskini artırır, kalp hastalığı, inme ve hatta bazı kanserler gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ancak folatı, folik asit takviyesi olarak aşırı almanın bazı zararları ve yan etkileri de vardır.

     

     

    folik asit faydaları nelerdir

     

     

    Aşağıda “folik asit faydaları nelerdir”, “hangi yiyeceklerde bulunur”, “folik asitin önemi nedir”, “folik asit eksikliği nasıl giderilir” sorularının cevaplarını bulabilirsiniz.

    Folik Asit Nedir?

    Folik asit, B9 vitamininin stabil, yapay bir şeklidir. Gıdalarda doğal olarak bulunmaz, çoğu zaman işlenmiş yiyeceklere eklenir ve multivitamin-mineral takviyelerinde kullanılır.

    Vücudumuz bunu kullanmadan önce 5-MTHF olarak bilinen aktif B9 vitamini haline dönüştürülmelidir. Bu, MTHFR olarak adlandırılan bir çok enzim gerektiren dört aşamalı bir süreçtir.

    Bazı insanlar, MTHFR enzimlerini folik asiti 5-MTHF’ye dönüştürmede daha az etkili kılan genetik mutasyonlara sahiptir.

    Bu, kanda folik asit birikimine yol açabilir, ki bu zayıf bağışıklık, beyin fonksiyonunun azalması ve önceden var olan kanserlerin hızlanmış büyümesi dahil olmak üzere bazı insanlarda negatif sağlık sonuçlarına neden olabilir.

    Daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulurken, MTHFR mutasyonları olan kişiler çok miktarda folik asit almaktan kaçınmalıdır ve bunun yerine aktif 5-MTHF içeren takviyeleri kullanmalıdır.

     

     

    Günlük Folik Asit İhtiyacı 

    Folik asit, B9 vitamininin sentetik şekli olduğundan, besinlerden alınmaz. Bunun yerine folatı – B9’un doğal formu – yiyeceklerden elde edebiliriz.

    Araştırmalar çoğu insanın ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli folatı doğal yollardan alamadığını göstermektedir.

    Çoğu insan hem doğal hem de sentetik folat formlarını tükettiğinden, gereksinimler “diyet folat eşdeğerleri” (DFE’ler) olarak tanımlanmaktadır:

     

    • Gıdadan 1 mcg doğal folat = 1 DFE
    • Gıda ile alınan 1 mcg sentetik folik asit = 1.7 DFE
    • Boş bir midede alınan 1 mcg sentetik folik asit = 2 DFE

     

    Bu şekilde alım ölçümü, folik asitin besinlerden elde edilen doğal folattan neredeyse iki kat emilebilir olduğunu açıklamaktadır.

    Folatın referans günlük alımı (RDI), yetişkinler için 400 mcg DFE ve gebelikte 600 mcg DFE’dir.

     

    İlginizi Çekebilir  Ağızda Yağ Çekme-Oil Pulling- Nedir, Nasıl Yapılır?

     

    Folik Asit Yararları

    Yeterli B9 vitamini seviyeleri, aşağıdakiler dahil olmak üzere çeşitli sağlık yararları ile ilişkilendirilmiştir:

     

     

    Nöral tüp defektlerinin önlenmesi

    Gebeliğin ilk haftalarında düşük folat seviyeleri, beyin, omurga veya omuriliğin malformasyonları gibi bebeklerde nöral tüp defektlerine neden olabilir.

    Buna karşılık, gebelik öncesi ve gebelik boyunca folatla desteklenen kadınların çocukları, bu kusurların daha düşük oranlarıyla doğmaktadır.

    Kadınların % 90’ına kadar nöral tüp defektlerine karşı maksimum koruma sağlamak için yeterli folat seviyesi olmadığından, üreme çağındaki tüm kadınların günde en az 400 mcg takviye folat alması önerilir.

     

     

    Kanseri önleme

    Folatın yüksek alımı, meme, bağırsak, akciğer ve pankreasın da dahil olduğu belirli kanserlere karşı koruyabilir.

    Bu muhtemelen folatın gen ifadesindeki rolünden kaynaklanır – genler açıldığında veya kapatıldığında kontrol edilir.

    Bazı araştırmacılar, düşük folat düzeylerinin bu sürecin bozulmasına yol açabileceğine, anormal hücre büyümesinin kansere yakalanma riskini artırdığına inanmaktadır.

    Düşük folat seviyeleri ayrıca kanser riskini artırabilecek stabil olmayan ve kolay kırılabilir DNA oluşumuna neden olabilir.

    Ancak önceden var olan kanser veya tümör durumunda, yüksek folat alımı tümör büyümesine de neden olabilir.

     

     

    Homosistein düzeylerinin azalması

    Yeterli folat, kalp hastalığının gelişimine bağlı inflamatuar bir molekül olan homosistein düzeylerinin azaltılmasına yardımcı olur.

    Folat, homosistein seviyelerinin daha düşük olmasına yardımcı olur çünkü homosistein, metiyonin denilen başka bir moleküle dönüştürülür.

    Yeterli folat olmadan, bu dönüşüm yavaşlar ve homosistein seviyeleri yükselir.

     

     

    Folik Asit Hangi Besinlerde Var?

    Folik asit sentetik olduğu için, gıdalarda doğal olarak ortaya çıkmaz. Genellikle takviyelerde kullanılır. Folatın doğal besin kaynakları şunlardır:

     

    Karaciğer: 84 gramı RDI’nın % 123’ü

    Edamame: 155 gramı RDI’nin % 121’i

    Mercimek: 198 gramı  RDI’nın % 90’ı

    Fasulye: 171 gramı RDI’nın % 74’ü

    Kuşkonmaz: 180 gramı RDI’nın % 68’i

    Bamya: 184 gramı RDI’nin % 68’i

    Ispanak: 180 gramı RDI’nın % 66’sı  

    Enginar: 168 gramı RDI’nin % 50’si

    Şalgam: 144 gramı RDI’nin % 42’si  

    Brokoli: 156 gramı RDI’nin % 42’si

     

     

    folik asit yararları

     

     

    Folik Asit Eksikliği

    İnflamatuar bağırsak hastalıkları olanlar, sigara içenler veya aşırı alkol kullanan kişiler folat eksikliği riski altındadır.

    Folat eksikliğinin belirtileri şunlardır:

     

    – Kanda yüksek homosistein seviyeleri

    – Megaloblastik anemi, genişlemiş alyuvar hücreli anemi tipi

    – Yorgunluk

    – Zayıflık

    – Sinirlilik

    – Nefes darlığı

     

    Folat eksikliği, kırmızı kan hücrelerinde depolanan folat miktarını ölçerek veya kandan test edilebilir.

     

    İlginizi Çekebilir  Cilt Sarkması Nasıl Önlenir? Cilt Sarkmasına Doğal Çözümler

     

    Folik Asit Zararları

    Folik asit kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı yan etkiler vardır.

     

     

    B12 vitamini eksikliğini maskeleyebilir

    Yüksek folik asit alımı B12 vitamini eksikliğini maskeleyebilir.

    Vücudumuz kırmızı kan hücreleri yapmak için B12 vitamini kullanır ve kalp, beyin ve sinir sisteminin en iyi şekilde çalışmasını sağlar.

    B12 vitamininde eksiklik varsa ve tedavi edilmezse, beynin normal çalışma yeteneği azalabilir ve kalıcı sinir hasarına yol açabilir. Bu hasar geri döndürülemez, bu nedenle B12 vitamini eksikliğinin teşhis edilmesi önemlidir.

    Vücudumuz folat ve B12 vitaminini çok benzer şekilde kullanır, yani her iki besin maddesinde de eksiklik olduğunda benzer belirtiler görülür.

    Bazı kanıtlar, folik asit takviyelerinin, B12 vitamini eksikliğinin fark edilmesini zorlaştırdığını göstermektedir. Bu nedenle, zayıflık, yorgunluk, konsantre olma zorluğu ve nefes darlığı gibi semptomlar yaşayan insanlar B12 vitamini seviyelerini kontrol ettirmelidir.

     

     

    Yaşa bağlı zihinsel gerilemeyi hızlandırabilir

    Aşırı folik asit alımı, özellikle düşük B12 vitamini seviyelerine sahip kişilerde, yaşa bağlı zihinsel düşüşü hızlandırabilir.

     

     

    Çocuklarda beyin gelişimini yavaşlatabilir

    Hamilelik sırasında yeterli folat alımı, bebeğin beyin gelişimi için gereklidir ve malformasyon riskini azaltır.

    Birçok kadın yeterli folatı sadece yiyeceklerden alamadığı için, çocuk doğurma yaşındaki kadınlar genellikle folik asit hapı almaya teşvik edilir.

    Ancak çok fazla folik asit almak çocuklarda insülin direncini artırabilir ve beyin gelişimini yavaşlatabilir.

     

     

    Kanserin tekrarlama olasılığını artırabilir 

    Folik asidin kanserdeki rolü iki yönlüdür.

    Araştırmalar, sağlıklı hücreleri yeterli seviyelerde folik aside maruz bırakmanın, onların kanserli hale gelmesini önleyebileceğini belirtmektedir.

    Ancak, kanserli hücreleri vitaminlere maruz bırakmak onların büyümesine veya yayılmasına neden olabilir.

     

    Sonuç olarak;

    Folik asit, B9 vitamininin sentetik bir formudur, genellikle eksikliği önlemek için takviye şeklinde kullanılır. 

    Yeterli B9 vitamini seviyeleri, düşük homosistein seviyelerine ve nöral tüp doğum defektleri ve bazı kanserler için azalmış riske bağlıdır.

    Ancak, folik asitin besinlerden alınan doğal folat ile aynı olmadığını ve vücudumuzun kullanmadan önce aktif form 5-MTHF’ye dönüştürmesi gerektirdiğini unutmamak gerekir.

    Bu nedenle, MTHFR genetik mutasyonları olan kişiler, 5-MTHF içeren takviyeleri kullanabilir.

     

     

     

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ