Bakır Minerali Hakkında Bilmeniz Gerekenler

 

Bakır minerali, sağlığımızı korumak için her insan vücudunun küçük miktarlarda da olsa ihtiyaç duyduğu bir mineraldir.

 

Vücudumuz kırmızı kan hücrelerini, kemiği, bağ dokusunu ve bazı önemli enzimleri oluşturmak için bakır kullanır.  Sağlıklı bir metabolizmanın korunmasına yardımcı olur, güçlü ve sağlıklı kemikleri destekler ve sinir sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.

 

Ayrıca kolesterolün işlenmesinde, bağışıklık sisteminin doğru işleyişinde ve rahimde gelişen bebeklerin büyümesinde ve gelişiminde rol oynar.

 

Küçük miktarlarda gerekli olmasına rağmen, temel bir mineraldir, yani besinlerden bu minerali karşılamalısınız. Çünkü vücudunuz kendi başına üretemez.

 

Bu yüzden bakır içeren besinlerin neler olduğunu bilmek ve sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak bunları tüketmek önemlidir. Yetişkinlerin günde 900 mcg bakır almaları önerilir. Eğer hamileyseniz veya emziriyorsanız, sırasıyla günde 1 mg veya 1.3 mg almalısınız.

 

Bakır hangi besinlerde bulunur?” “Bakır eksikliği ve bakır eksikliği belirtileri nelerdir?”Bakır zehirlenmesi nedir?” gibi soruların cevabını yazının devamını okuyarak öğrenebilirsiniz.

 

 

 

Bakır Nelerde Bulunur?

 

Karaciğer

Karaciğer gibi sakatat etler, son derece besleyicidir. B 12 vitamini, A vitamini, riboflavin (B2), folat (B9), demir ve kolin dahil olmak üzere birçok besin maddesi içerir.

 

Bakır hangi besinlerde var?” sorusunun en iyi cevaplarından biri karaciğerdir. Bir dilim (67 gram) buzağı karaciğeri 10.3 mg bakır içerir.

 

Karaciğer sağlıklı bir besindir ancak karaciğerdeki yüksek miktarda A vitamini, doğmamış bebeklere zarar verebilir. Bu nedenle, gebe kadınlar karaciğer de dahil olmak üzere yüksek oranda A vitamini içeren besinleri aşırı derecede tüketmemelidir.

 

 

bakır bakımından zengin besinler

 

İstiridye

İstiridye, pişmiş veya çiğ olarak tüketilebilen kabuklu deniz ürünlerinden biridir. Deniz ürünlerinin kalorisi düşüktür; çinko, selenyum ve B12 vitamini gibi birçok önemli besin maddesi bakımından yüksektir. Ayrıca istiridye iyi miktarda bakır içeren besinlerdendir.

 

Yüksek kolesterol içeriği istiridye ve diğer kabuklu deniz hayvanlarını tüketmek isteyenler için endişe kaynağıdır. Ancak nadir bir genetik durumunuz olmadıkça, istiridye gibi yiyeceklerde bulunan kolesterol, kan kolesterol seviyesini önemli ölçüde yükseltmez.

 

Yine de çiğ istiridyenin gıda zehirlenmesi riski taşıdığını unutmayın. Bu nedenle hamile kadınların veya bağışıklık sistemi sorunu olan kişilerin istiridye tüketmesi tavsiye edilmez.

 

 

Spirulina

Spirulina, siyanobakterilerden veya mavi-yeşil alglerden yapılan bir toz gıda takviyesidir.

 

Eski Aztekler tarafından tüketilen spirulina, NASA’nın uzay görevlerinde astronotlar için besin takviyesi olarak kullanılmasından sonra sağlıklı bir gıda olarak yeniden gündeme gelmiştir.

 

Spirulina son derece besleyicidir. Bir çorba kaşığı (7 gram) sadece 20 kalori içermesine rağmen 4 gram protein, B2 vitamini (riboflavin) için günlük ihtiyacın % 25’ini, B1 vitamini (tiamin) için % 17’sini ve demir % 11’ini karşılar. Aynı miktar, bakır için günlük ihtiyacın % 44’ünü sağlar.

 

 

Şitaki Mantarı

Şitaki mantarı, Doğu Asya’ya özgü, yenilebilir bir mantar türüdür.

Dört adet kuru şitaki mantarı (15 gram), 44 kalori, 2 gram lif ve selenyum, manganez, çinko, folat ve vitaminler B1, B5, B6 ve D dahil olmak üzere bir önemli besin maddeleri sağlar. Bu miktar şitaki mantarındaki bakır, günlük ihtiyacın % 89’unu sağlar.

 

 

Kuruyemiş ve Tohumlar

Kuruyemiş ve tohumlar kendi küçük, işlevi büyük besinlerdendir. Lif, protein ve sağlıklı yağların yanı sıra çok çeşitli diğer besin maddeleri sağlar. Farklı kuruyemiş ve tohumlar farklı besin maddeleri içermesine rağmen , birçoğu önemli miktarda bakır sağlar.

 

Örneğin, 28 gram badem veya kaju, sırasıyla günlük ihtiyacın % 33 ve % 67’sine sahiptir. Bir yemek kaşığı (9 gram) susam günlük ihtiyacın % 44’ünü oluşturur.

 

 

Istakoz

Istakoz, deniz dibinde yaşayan büyük, kaslı deniz kabuklularıdır. Istakoz etinin yağı az, proteini yüksektir; selenyum ve B12 vitamini de dahil olmak üzere çeşitli vitamin ve mineraller içerir.

 

Aynı zamanda mükemmel bir bakır kaynağıdır. 85 gramlık bir ıstakoz porsiyonu günlük ihtiyacın % 178’ini sağlar.

 

 

Yeşil Yapraklı Sebzeler

Ispanak, lahana, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, çok az kalori sağlamasına rağmen , lif, K vitamini, kalsiyum, magnezyum ve folat gibi besin maddelerine sahiptir. Yeşil yapraklı sebzelerin çoğu, büyük miktarda bakır içerir.

 

Örneğin; 173 gram pazı bu mineral için günlük ihtiyacın % 33’ünü sağlar. 180 gram pişmiş ıspanak da günlük ihtiyacın % 33’ünü karşılar.

 

 

Bitter Çikolata

Bitter çikolata, normal çikolatadan daha fazla kakao, daha az süt ve şeker içerir. Aynı zamanda antioksidanlar , lif ve çeşitli besinler sağlar.

 

Örneğin, % 70-85 kakao içeren 100 gramlık bitter çikolata çubuğu 11 gram lif, manganez için günlük ihtiyacın % 98’i ve demir için % 67’sini sağlar. Aynı miktar bakır için % 200 oranına sahiptir.

 

Bitter çikolata bazı kalp hastalığı risk faktörlerini ortadan kaldırmak gibi yarara sahiptir ancak yine de fazla tüketmemeye dikkat edin. Yağ, şeker ve kalorisi yüksek bir yiyecektir.

 

 

bakır zehirlenmesi

 

 

Bakır Eksikliğinde Ortaya Çıkan Belirtiler

 

Günümüzde bakır eksikliği nadir olsa da, yeterince tüketilmemesi, tehlikeli olabilecek bir eksikliğe yol açabilir. Diğeri nedenleri çölyak hastalığı, sindirim sistemini ve çinko emilimini etkileyen ameliyatlardır.

 

Bakır eksikliği belirtileri nelerdir” ve “bakır eksikliği nasıl anlaşılır” sorularının cevaplarını öğrenmek için okumaya devam edelim.

 

 

Yorgunluk ve Halsizlik

Bakır eksikliği, yorgunluk ve halsizliğin nedenlerinden biri olabilir. Bu mineral, bağırsaktaki demiri emmek için gereklidir.

 

Bakır seviyeleri düşük olduğunda, vücut daha az demir emer. Bu , vücudun dokularına yeterince oksijen taşıyamayacağı bir durum olan demir eksikliği anemisine neden olur. Oksijen eksikliği vücudu zayıflatır ve daha kolay yorulmaya neden olur.

 

Bazı hayvan çalışmaları, bakır eksikliğinin anemiye neden olabileceğini göstermektedir. Ek olarak, hücreler vücudun ana enerji kaynağı olan adenosin trifosfat (ATP) üretmek için bu minerali kullanır. Yani vücutta bu mineralin az seviyeleri enerjinizi etkileyebilir, bu da yorgunluğu ve halsizliği artırır.

 

Neyse ki, bu minerali içeren besinleri yemek, bakır eksikliğinden kaynaklanan anemiyi düzeltmeye yardımcı olacaktır.

 

 

Sık Hastalanma

Sık hastalanan insanlar bakır eksikliği yaşayabilir. Çünkü bu mineral, sağlıklı bir bağışıklık sisteminin korunmasında önemli rol oynar.

 

Vücutta seviyeler düşük olduğunda, vücut bağışıklık hücrelerini yapmak için mücadele eder. Bu, beyaz kan hücresi sayısını büyük ölçüde azaltır ve vücudunuzun enfeksiyonla mücadele yeteneğini tehlikeye sokar.

 

Çalışmalar, eksikliğin, vücudun ilk savunma hattı olan beyaz kan hücreleri- nötrofil üretimini önemli ölçüde azaltabileceğini göstermiştir. Bakır bakımından zengin besinler tüketmek bu etkilerin tersine dönmesini sağlar.

 

 

Zayıf ve Kırılgan Kemikler

Osteoporoz zayıf ve kırılgan kemiklerle karakterize bir durumdur. Yaşlandıkça daha sık görülür ve bakır eksikliğine bağlanır. Örneğin, 2,100’den fazla insanı içeren sekiz çalışmanın bir analizi, osteoporozu olanların sağlıklı erişkinlerden daha düşük bakır düzeylerine sahip olduğunu bulmuştur.

 

Bu mineral, kemiklerin içinde çapraz bağlantılar oluşturan süreçlerde yer alır. Bu çapraz bağlantılar kemiklerin sağlıklı ve güçlü olmasını sağlar. Dahası, bakır vücudu kemik dokusunu yeniden şekillendirmeye ve güçlendirmeye yardımcı olan daha fazla osteoblast yapmak için teşvik eder.

 

 

Hafıza ve Öğrenme Problemleri

Bakır mineralinden kaynaklanan bir eksiklik öğrenmeyi ve hatırlamayı zorlaştırır. Çünkü beyin fonksiyonlarında ve gelişiminde önemli bir rol oynar. Bu mineral, beyne enerji sağlamaya ve beynin savunma sistemine yardımcı olan ve sinyalleri vücuda ileten enzimler tarafından kullanılır.

 

Tersine, bakır eksikliğibeyin gelişimini gerileten veya Alzheimer hastalığı gibi öğrenme ve hatırlama yeteneğini etkileyen hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Bir çalışma Alzheimer hastası olanların, olmayanlara kıyasla, beyninde % 70’e kadar daha az bakır olduğunu bulmuştur.

 

 

Zor Yürüme

Bu mineralin eksik olduğu insanlar düzgün yürümeyi başaramaz. Enzimler omuriliğin optimal sağlığını korumak için bakır kullanır. Bazı enzimler omuriliği yalıtmaya yardımcı olur, böylece beyin ve vücut arasında sinyaller iletilebilir.

 

Eksiklik bu enzimlerin etkili şekilde çalışmamasına ve daha az omurilik izolasyonuna neden olur. Bu da, sinyallerin verimli olarak iletilmemesi demektir. Hayvan çalışmaları bu mineralin eksikliğinin omurilik yalıtımını % 56’ya kadar azaltabileceğini bulmuştur.

 

Yürüyüş, beyin ve vücut arasındaki sinyallerle düzenlenir. Bu sinyaller etkilendiğinden, bakır eksikliği koordinasyon zorluğuna neden olur.

 

 

Soğuğa duyarlılık

Bu mineralin eksik olduğu kişiler soğuğa karşı daha hassas olur. Bakır, çinko gibi diğer minerallerle birlikte, tiroid bezi işlevinin korunmasına yardımcı olur.

 

Çalışmalar tiroid hormonlarının T3 ve T4 düzeylerinin bakır düzeyleriyle yakından ilişkili olduğunu göstermiştir. Kandaki düzeyler düşük olduğunda, tiroid hormon seviyeleri düşer. Sonuç olarak, tiroid bezi etkin olarak çalışmaz.

 

Tiroid bezinin metabolizma ve ısı üretimini düzenlemeye yardımcı olduğu düşünüldüğünde, düşük tiroid hormon seviyeleri daha kolay üşümeye neden olacaktır. Aslında, düşük tiroid hormon düzeyine sahip kişilerin % 80’inden fazlasının soğuğa daha duyarlı olduğu tahmin edilmektedir.

 

 

Soluk Cilt

Cilt rengi büyük ölçüde melanin pigmenti tarafından belirlenir. Daha açık tenli insanlar genellikle koyu tenli insanlardan daha az, daha küçük ve daha hafif melanin pigmentlerine sahiptir.

 

İlginçtir, bakır melanin üreten enzimler tarafından kullanılır. Bu nedenle, eksiklik bu pigmentin üretimini etkileyerek cilt solgunluğuna neden olur.

 

 

Saçların Erken Beyazlaması

Saç rengi de melanin pigmenti tarafından düzenlenir. Bakır seviyelerinin düşük olmasının melanin oluşumunu etkilediği düşünüldüğünde, vücuttaki eksikliği, saçların erken beyazlamasına neden olur.

 

 

Görme Kaybı

Görme kaybı, uzun süreli bakır eksikliği ile ortaya çıkabilecek ciddi bir durumdur. Bu mineral, sinir sisteminin düzgün çalışmasını sağlayan birçok enzim tarafından kullanılır. Vücutta bu mineral eksik olduğunda görme kaybı da dahil olmak üzere sinir sistemi ile ilgili sorunlara neden olabileceği anlamına gelir.

 

Mide baypas ameliyatı gibi sindirim sistemi ile ilgili ameliyat geçirmiş olan kişilerde eksikliğe bağlı görme kaybının daha yaygın olduğu görülmektedir. Bunun nedeni, bu ameliyatların vücudun bakır emme yeteneğini azaltabilmesidir.

 

Bakır eksikliğinin neden olduğu görme kaybının tersine çevrilebileceğine dair bazı kanıtlar olsa da, bazı çalışmalar, alım arttıktan sonra bile görme gelişiminin olmadığını göstermiştir.

 

 

Bakır Zehirlenmesi Nedir?

Sağlık için bu mineral gerekli olsa da, sadece günlük az bir miktar yemelisiniz. Çok fazla tüketmek, bir tür metal zehirlenmesi olan bakır zehirlenmesine neden olur.

 

Bakır zehirlenmesi, hoş olmayan ve potansiyel olarak ölümcül olabilecek zararlara neden olur:

 

  • Mide bulantısı
  • Kusma (yemek ya da kan)
  • İshal
  • Karın ağrısı
  • Siyah, “katranlı” dışkı
  • Baş ağrısı
  • Solunum zorluğu
  • Düzensiz kalp atışı
  • Düşük kan basıncı
  • Koma
  • Sarı deri (sarılık)
  • Böbrek hasarı
  • Karaciğer hasarı

 

Düzenli beslenen kişiler, zehirleyecek miktarda bakır tüketemezler. Yiyeceklere ve suya fazla miktarda bulaştığında veya yüksek düzeyde bu minerali içeren bir ortamda çalışmanız halinde bakır zehirlenmesi gerçekleşir.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: