Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Yiyecekler

 

Bağışıklık sisteminizin güçlü olması, mevsim ne olursa olsun çok önemlidir. Doğal olarak yedikleriniz, bağışıklık sağlığınızı önemli ölçüde etkiler.

 

Bazı gıdalar gerçekten hastalanma şansınızı azaltabilirken, diğerleri de hastalandığınızda daha hızlı iyileşmenizi sağlar.

 

Bu yazı, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için yemeniz gereken yiyecekleri ve bağışıklık artırıcı takviyeleri listelemektedir.

 

 

 

Demir Bakımından Zengin Gıdalar
Demir, bağışıklık işlevinde önemli rol oynayan bir mineraldir. Az demir içeren bir beslenme şekli, anemiye yol açabilir ve bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir.

 

Bu sebeple et, kümes hayvanları, balık, kabuklu deniz hayvanları, baklagiller, fındık, tohumlar, turpgiller, sebze ve kurutulmuş meyve gibi demir açısından zengin gıdalar tüketmek önemlidir.

 

Ayrıca, yemekle birlikte çay ya da kahve gibi içeceklerden uzak durarak demir emilimini artırabilirsiniz.
Demir açısından zengin yiyecekleri bir C vitamini kaynağı ile birleştirmek, emiliminizi daha da artırmanıza yardımcı olabilir.

 

 

 

Bununla birlikte, aşırı yüksek kan demir seviyelerinin zararlı olabileceğini ve aslında bağışıklık sistemini bastırabileceğini hatırlamak da önemlidir.

 

Bu nedenle demir takviyelerini yalnızca demir eksikliğiniz varsa veya bir doktor tavsiyesi üzerine kullanmanız en iyisidir.

 

 

 

Probiyotik Gıdalar
Probiyotikler bakımından zengin besinlerin,bağışıklık işlevini güçlendirmeye yardımcı olduğu düşünülmektedir.
Probiyotikler, bağırsağınızda yaşayan faydalı bağışık bakterilerdir ve bağışıklık sisteminizi uyarırlar.

 

Ayrıca, bağırsağınızın astarının sağlığının korunmasına yardımcı olurlar; bu da istenmeyen maddelerin vücuda sızıntı yapmasını önlemeye ve bir bağışıklık tepkisine neden olur.

 

Son çalışmalar, probiyotiklerin üst solunum yolu enfeksiyonları geliştirme riskini % 42’ye kadar azaltabileceğini göstermektedir.

 

Çalışmalar, insanlar hastalandıklarında düzenli olarak probiyotik kullananların, antibiyotik gereksiniminin % 33 daha düşük olduğunu gösteriyor. Bazı durumlarda, düzenli olarak tüketilen probiyotikler, hastalıktan daha hızlı iyileşme sağlayabilir.

 

Probiyotiklerin en sağlam kaynakları arasında, lahana turşusu, yoğurt, kefir, ayran, bulunmaktadır.

 

 

 

Narenciye
Portakal, greyfurt ve mandalina gibi meyveler, bağışıklık güçlendiricisi olan C vitamini açısından yüksektir.
C vitamini, anti-bakteriyel ve anti-inflamatuar özellikleri ile bilinir. Ayrıca enfeksiyona karşı koruyucu bir bariyer görevi gören derinizin bütünlüğünü korumaya yardımcı olur.

 

Buna ek olarak, C vitamini bağışıklık hücrelerinin viral veya bakteriyel enfeksiyonlara yanıt olarak oluşan zararlı bileşiklere karşı korunmasına yardımcı olan bir antioksidan olarak görev yapar.

 

Bu nedenle, yeterli miktarda C vitamini almak bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin mükemmel bir yoludur ve enfeksiyon olasılığını azaltır.

 

Bazı çalışmalar, soğuk algınlığı sırasında C vitamini alımını artırmanın daha hızlı iyileşmenize yardımcı olabileceğini göstermektedir.

 

C vitaminini, takviyelerden sağlamak yerine bitki kaynaklarından almanız daha avantajlı olabilir, çünkü bitkiler,  takviyelerin içinde bulunmayan diğer yararlı bileşikleri içerir.

 

C vitamini bakımından yüksek diğer gıdalar biber, guava, koyu yapraklı yeşillikler, brokoli, çilek, domates, papaya ve bezelyedir.

 

 

 

Zencefil
Zencefil, zehirlenme riskini azaltmaya yardımcı olduğu düşünülen biyoaktif bir madde olan zencefel bakımından zengindir.

 

Aslında, zencefil, E. coli, Candida ve Salmonella da dahil olmak üzere çeşitli bakteri türlerinin büyümesini engelleyebilecek anti-mikrobiyal özelliklere sahiptir.

 

İnsan hücreleri üzerine yapılan araştırmalar, taze zencefilin, birçok solunum yolu enfeksiyonundan sorumlu bir virüs olan insan solunum sinsityal virüsü (HRSV) ile mücadelede yardımcı olabileceğini göstermektedir.

 

Zencefil bileşikleri, enfeksiyon ortaya çıkmadan önce vücudunuzda mevcutsa zencefillerin etkileri özellikle güçlü olabilir.

 

Son olarak, zencefil, bulantı önleyici etkilere sahiptir ve grip belirtilerinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.

 

 

 

Sarımsak
Sarımsak, enfeksiyon riskinizi azaltmaya yardımcı olabilecek aktif bileşikler içerir. Sarımsaktaki ana aktif bileşik olan allisinin, bağışıklık hücrelerinin soğuk algınlığı ve grip ile mücadele yeteneklerini geliştirdiği düşünülmektedir.

 

Sarımsak, bakteriyel ve viral enfeksiyonlarla mücadelede yardımcı olabilecek anti-mikrobiyal ve anti-viral özelliklere sahiptir.

 

Sarımsağın bağışıklık kazandıran etkilerini en üst düzeye çıkarmak için günde iki ila üç kez bir diş yiyin.
Sarımsağın parçalanması ve pişirmeden önce 10 dakika beklenmesi de etkilerini arttırmaya yardımcı olabilir.

 

 

 

Dutsu Meyveler

 

 

 

Böğürtlen, dut, çilek gibi dutsu meyveler uzun yıllar boyunca soğuk algınlığı gibi enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılmışlardır.

 

Dutsu meyvelerin, anti-mikrobiyal özelliklere sahip faydalı bitki bileşiklerinin bir grubu olan polifenoller bakımından zengin bir kaynak olması, bu duruma nedendir.

 

Örneğin, bir meyve polifenolü olan quercetinin, yoğun bir egzersizden sonra hastalanma riskinizi azaltmada özellikle etkili olduğu düşünülmektedir.

 

Çalışmalar, aynı zamanda dutsu meyvelerin ve bunların polifenollerinin gripten sorumlu grip virüsüne karşı koruma yeteneğine sahip olduğunu göstermektedir. Hatta Staphylococcus, E. coli ve Salmonella enfeksiyonlarına karşı savunma sağlarlar.

 

Dutsu meyveler, ayrıca iyi miktarda C vitamini içerir,bu da onların bağışıklık kazandırma özelliklerine katkıda bulunur.

 

 

 

Hindistan Cevizi Yağı
Hindistan cevizi yağı, anti-mikrobiyal özelliklere sahip bir yağ kategorisi olan orta zincirli trigliseridleri (MCT’ler) içerir.

 

Hindistan cevizi yağında bulunan en yaygın MCT türü laurik asittir ve sindirim sırasında monolaurin diye bilinen bir maddeye dönüştürülür.

 

Hem laurik asit hem de monolaurin zararlı virüsleri,bakteri ve mantarları öldürme kabiliyetine sahiptir.
Örneğin, araştırmacılar, hindistan cevizi yağlarının mide ülseri, sinüzit, diş boşlukları, gıda zehirlenmesi ve üriner sistem enfeksiyonlarına neden olan bakteri türlerine karşı savaşabileceğini göstermektedir.

 

Araştırmacılar, hindistancevizi yağının influenza ve hepatit C’den sorumlu virüslere karşı etkili olabileceğini düşünüyorlar. Ayrıca, insanlarda maya enfeksiyonlarının ortak nedeni olan Candida albicans ile mücadeleye de yardımcı olur.

 

Bitkisel ve hayvansal yağlarla birlikte beslenmenize Hindistan cevizi yağını da ekleyebilirsiniz.Günde iki çorba kaşığı (30 ml) tüketmelisiniz ki, beslenmenizdeki diğer sağlıklı yağlara da yeterli alan kalsın.
Bununla birlikte, yüksek alım miktarı ile ortaya çıkabilecek mide bulantısı veya ishalden kaçınmak için alım miktarınızı yavaş yavaş artırın.

 

 

Meyan Kökü
Meyan, Glycyrrhiza glabra bitkisinin kurutulmuş kökünden yapılan bir baharattır. Asya ve Avrupa’daki geleneksel bitki tıbbında binlerce yıldır kullanılmıştır.

 

Araştırmalar, meyan kökünün E. coli, Candida albicans ve Staphylococcus aureus da dahil olmak üzere bazı mantar ve bakterilerle savaşabilme yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor.

 

Meyan ayrıca grip,gastroenterit ve çocuk felcinden sorumlu virüslerle mücadele edebilir. Bununla birlikte, meyan kökü içeren birçok ürünün şeker oranının çok yüksek olduğunu unutmayın. Şeker alımını azaltmaya çalışan kişiler,meyan kökü çayı gibi daha düşük şekerli seçenekleri tercih etmelidir.

 

Ek olarak, fazla meyan kökü tüketmek, yüksek tansiyon, anormal kalp ritmini ve erken doğum riskini artırmak gibi bazı yan etkilere neden olabilir. Bu tip hastalıklardan risk altında olan bireyler tüketimlerini sınırlamalıdır.

 

 

 

Kuruyemiş ve Tohumlar
Kuruyemişler ve tohumlar besin açısından son derece zengindir. Zengin olduğu diğer besin maddeleri arasında selenyum, bakır, E vitamini ve çinko bulunmaktadır. Bunların hepsi sağlıklı bir bağışıklık sisteminin korunmasında rol oynamaktadır.

 

Susam tohumu ve badem özellikle iyi bakır ve E vitamini kaynaklarıdır,kabak çekirdeği ve kaju fıstığı çinko açısından zengindir.

 

Kuruyemiş ve tohumlar, aynı zamanda sağlık için faydalı olan lif, antioksidanlar ve sağlıklı yağların da önemli kaynaklarıdır.

 

 

 

Tatlı Patates
Tatlı patatesler sadece lezzetli değil aynı zamanda A vitamini bakımından zengindirler. A vitamini açısından zengin gıdaları tüketmemek, zayıf bir bağışıklık sistemine ve enfeksiyonlara karşı daha yüksek hassasiyete bağlanan bir eksikliğe neden olabilir.

 

Örneğin, bir çalışmada A vitamini eksikliği olan çocukların solunum semptomlarına yakalanma olasılığı, normal A vitamini seviyesine sahip çocuklara göre % 35 daha yüksek çıktı.

 

Bir başka çalışmada, bebeklere A vitamini takviyelerinin verilmesinin bazı aşılara karşı yanıtları iyileştirmeye yardımcı olabileceği belirlendi.

 

Bununla birlikte, aşırı A vitamini alımının bulantı, baş ağrısı,kemiklerin zayıflaması, koma ve hatta erken ölüm gibi olumsuz etkilere yol açabileceğini bilin. Özellikle de A vitamini takviyesi şeklinde alırsanız.

 

Gebelik sırasında alınan yüksek A vitamini takviyesi doğum kusurları riskini de artırabilir. Bu nedenle, takviyeleri yerine beslenme yoluyla A vitamini gereksinimlerini karşılamak en güvenli olanıdır.

 

Tatlı patateslerin yanı sıra, A vitamini bakımından yüksek olan diğer gıdalar; havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kabak, marul, kuru kayısı, kırmızı biber, balık ve organ etleridir.

 

 

 

Bağışıklık Arttırıcı Takviyeler
İyi işleyen bir bağışıklık sistemi için, çeşitli besin maddelerinin doğru şekilde alınması gerekir.
Yukarıda anlatılan gıdalardan zengin, dengeli bir beslenme benimseyen insanlar,günlük gereksinimlerine ulaşmada hiçbir zorluk çekmez.

 

Bununla birlikte, bazıları tek başına beslenme yoluyla günlük besin alımını karşılayamayabilir. Siz de bu durumdaysanız, beslenmenize aşağıdaki takviyeleri eklemeyi düşünün.

 

C vitamini: Günde yaklaşık 75-90 mg alabilirsiniz. Günlük dozu günde 1 grama kadar yükseltmek, hastalık sırasında ek fayda sağlayabilir.

 

Multivitamin: Demir, çinko, bakır, E vitamini ve selenyum içeren maddelerini, günlük ihtiyacınızın % 100’ü karşılamanıza yardımcı olacak miktarda sağlayan bir multivitamin alabilirsiniz.

 

Çinko pastilleri: Soğuk belirtilerin ilk başlangıcında günde en az 75 mg dozlar, enfeksiyonun süresini azaltabilir.

 

Buna ek olarak, düşük D vitamini seviyeleri, grip, sinüs enfeksiyonları ve bronşit de dahil olmak üzere solunum yolu enfeksiyonları riskini artırabilir.

 

Bu nedenle, güneş ışınlarının sınırlı olduğu bölgelerde yaşayan insanlar günde en az 600 IU (15 mcg) D vitamini takviyesi kullanabilir.

 

Sonuç olarak;

Beslenmeniz, bağışıklık sisteminizin üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. Yukarıda listelenen gıdaları düzenli olarak tüketmeniz, hasta olma sıklığınızı azaltmanıza yardımcı olabilir ve hastalıktan daha çabuk kurtulmanızı sağlayabilir.

 

Bu gıdaları beslenmelerine ekleyemeyenler, bağışıklık artırıcı özelliklere sahip olduğu bilinen takviyeleri almayı düşünebilir.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: