Bağırsakların Hızlı Çalışması Zayıflatır mı?

    Bağırsakların Hızlı Çalışması Zayıflatır mı?

    Vücudumuz trilyonlarca bakteri içerir. Bu bakterilerin çoğu bağırsaklarımızda bulunur.

    Bağırsak bakterileri, bağışıklık sistemiyle iletişim kurmak ve bazı vitaminler üretmek gibi sağlık için önemli rol oynar.

    Bağırsak bakterileri aynı zamanda farklı gıdaların nasıl sindirildiğini etkiler ve tok hissetmeye yardımcı olan kimyasallar üretir. Sonuç olarak, zayıflama ve kilo alma konusunda etkilidirler.

    Bağırsak Bakterileri Nelerdir?

    Trilyonlarca bakteri ve mikroorganizma cildimizde ve vücudumuzda yaşar. Aslında, vücudumuzda insan hücrelerinden daha fazla bakteri hücresi olabilir.

    70 kg’lık bir erkeğin yaklaşık 40 trilyon bakteri hücresi ve 30 trilyon insan hücresi bulunduğu tahmin edilmektedir.

    Bu bakterilerin çoğu kalın bağırsağın çekum denilen kısmında yaşar. Bağırsaklarımızda yüzlerce farklı bakteri türü vardır.

    Bazıları hastalığa neden olabilirken, çoğu bizi sağlıklı tutmak için gerekli görevleri yerine getirir. Örneğin, bağırsak bakterileri, K vitamini de dahil olmak üzere bazı vitaminleri üretir ve vücudumuzun enfeksiyonlara karşı savaşmasına yardımcı olmak için bağışıklık sistemiyle iletişim kurar.

    Ayrıca belirli gıdaları sindirmeye ve tok hissetmeye yardımcı olan kimyasallar üretir. Bu nedenle, bağırsak bakterileri kilomuzu etkiler.

    Gıdaların sindirilebilirliğini etkiler

    Bağırsak bakterileri bağırsaklarımızda bulunduklarından, yediğimiz yiyeceklerle temasa girerler. Bu, hangi besinlerin emildiğini ve enerjinin vücutta nasıl depolandığını etkiler.

    Bir çalışma, biri obez, biri obez olmayan 77 ikiz üzerinde bağırsak bakterilerini inceledi. Çalışma, obez olanların obez olmayan ikizlere göre farklı bağırsak bakterileri olduğunu buldu. Obezitenin bağırsak bakteri çeşitliliğini etkilediği belirtildi.

    Diğer çalışmalar, obez insanların bağırsak bakterilerinin farelere konması sonucu, farelerin kilo aldığını gösterdi. Bu, bağırsak bakterilerinin kilo alımına etkisi olduğunu gösterir.

    Bağırsak bakterileri bağırsakta yağların nasıl absorbe olabileceğini belirler, bu da yağın vücutta nasıl depolandığını etkiler.

    İltihabı etkiler

    İnflamasyon, vücudumuz enfeksiyonla savaşmak için bağışıklık sistemini aktive ettiğinde oluşur.

    Ayrıca sağlıksız bir beslenmeden kaynaklanabilir. Örneğin, çok fazla yağ, şeker veya kalori içeren bir beslenme şekli, kan dolaşımında ve yağ dokusunda artmış iltihap kimyasallarına yol açabilir ve bu kilo alımına neden olur.

    Bağırsak bakterileri iltihaplanmada önemli bir rol oynamaktadır. Bazı türler kan dolaşımında iltihaba neden olan lipopolisakkarit (LPS) gibi kimyasallar üretir.

    Farelere LPS verildiğinde, kiloları artmıştır. Bu nedenle, LPS üreten ve inflamasyona neden olan bazı bağırsak bakterileri, kilo alma ve insülin direncine neden olabilir.

    292 kişide yapılan bir araştırma, kilolu olanların daha düşük bağırsakta bakteri çeşitliliği ve daha yüksek seviyelerde C-reaktif protein, (kanda iltihaplı bir marker) olduğunu buldu.

    Bununla birlikte, bazı bağırsak bakteri türleri iltihaplanmayı azaltarak, kilo alımını önleyebilir. Bifidobakteriler ve Akkermansia, sağlıklı bağırsak bariyerini korumaya ve inflamatuar kimyasalların bağırsaklardan kan dolaşımına geçmesini önlemeye yarayan yararlı bakteri türleridir.

    Farelerde yapılan çalışmalar Akkermansianın inflamasyonu azaltarak kilo alımını ve insülin direncini azaltabileceğini bulmuştur.

    Benzer şekilde, farelere bağırsaktaki Bifidobakterilerin artmasına yardımcı olmak için prebiyotik lifler verildiğinde, enerji alımını etkilemeksizin kilo artışı ve insülin direnci azalmıştır.

    bağırsakların hızlı çalışması zayıflatırmı

    Aç ya da tok hissetmeye yardımcı olan kimyasallar üretirler

    Vücudumuz leptin, ghrelin, YY peptidi (PYY) gibi iştahı etkileyen bir dizi farklı hormon üretir.

    Bazı çalışmalar, bağırsaktaki farklı bakterilerin bu hormonların ne kadarının üretildiğini, açlık veya tokluk hissini etkiler.

    Kısa zincirli yağ asitleri, bağırsak bakterilerinin bazı türleri elenirken üretilen kimyasallardır. Bunlardan bir tanesi propiyonat olarak bilinir.

    60 kilolu yetişkinde yapılan bir çalışma, 24 haftalık bir süre boyunca propiyonat almanın, açlığa etki eden PYY ve GLP-1 hormon düzeylerini önemli ölçüde artırdığını buldu.

    Propiyonat alan insanlar yiyecek alımını azalttı ve kilo alımında azalma sağladılar.

    Diğer çalışmalar, bağırsak bakterileri tarafından fermente edilen bileşikler içeren prebiyotik takviyelerinin iştah üzerinde benzer bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir.

    İki haftalık bir süre boyunca günde 16 gram prebiyotik yiyen insanlar nefeslerinde daha yüksek hidrojen seviyelerine sahipti.

    Bu, bağırsak bakteriyel fermantasyonu, daha az açlık ve GLP-1 ve PYY hormonlarının daha yüksek düzeylerde olduğunu ve bu nedenle tok hissedeceğini belirtir.

    Bağırsak Bakterilerine Faydalı ve Zararlı Yiyecekler

    Bağırsak bakterileri için faydalı gıdalar şunlardır:

    Kepekli tahıllar

    Kepekli tahıllar rafine edilmemiş tahıllardır. Bifidobakteriler gibi sağlıklı bağırsak bakterileri tarafından sindirilir ve lif miktarı yüksektir.

    Meyve ve sebzeler

    Meyve ve sebzeler, bağırsak bakterileri için çok iyi miktarda lif içerir. Farklı çeşitlerde bitki bazlı gıdalar yiyerek sağlıklı bir kiloya bağlı olan bağırsak bakterileri çeşitliliğini artırabilirsiniz. 

    Kabuklu yemiş ve tohumlar

    Kabuklu yemiş ve tohumlar, bağırsaktaki sağlıklı bakterilerin büyümesini destekleyen çok sayıda lif ve sağlıklı yağ içerir. 

    Polifenol bakımından zengin gıdalar

    Polifenoller gıdaların tek başına sindirilebilir olmayan ama iyi bakteri büyümesini teşvik eden, yararlı bağırsak bakterileri tarafından parçalanırlar.

    Fermente gıdalar

    Fermente gıdalar arasında yoğurt, kefir ve lahana turşusu bulunmaktadır. Laktobasiller gibi yararlı bakterileri içerirler ve bağırsaktaki diğer hastalıklara neden olan bakterileri en aza indirebilirler.

    Probiyotikler

    Probiyotikler her zaman gerekli değildir ancak bir hastalık veya antibiyotik seyrinden sonra sağlıklı bağırsak bakterilerini düzeltmeye yardımcı olabilirler ve hatta kilo vermeyi sağlayabilirler.


    Öte yandan, bazı gıdaların aşırı miktarda tüketilmesi, bağırsak bakterilerine zarar verebilir:

    Şekerli gıdalar

    Şekerli yiyecekleri çok fazla yemek, bağırsaktaki bazı sağlıksız bakterilerin büyümesine neden olur, bu da kilo alımına ve diğer kronik sağlık bozukluklarına katkıda bulunabilir.

    Yapay Tatlandırıcılar

    Aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcılar bağırsaklardaki faydalı bakterileri azaltır ve bu da kan şekerinin yükselmesine katkıda bulunur.

    Sağlıksız yağ içeren gıdalar

    Omega 3 gibi sağlıklı yağlar bağırsaklarda yararlı bakterileri desteklerken, doymuş yağların çok fazlası hastalığa neden olan bakterilerin gelişimine neden olur.

    Beyin ve Bağırsak Arasında İlişki Var mı?

    Yeni yapılan çalışmalar beynin bağırsak sağlığını etkilediğini ve bağırsakların da beynin sağlığını etkileyebileceğini göstermektedir. Bağırsak ve beyin arasındaki iletişim sistemine bağırsak-beyin ekseni denir.

    beyin bağırsak ekseni

    Bağırsak ve Beyin Nasıl Bağlanır?

    Bağırsak-beyin ekseni, bağırsak ve beyni birbirine bağlayan iletişim ağı için kullanılan bir terimdir. Bu iki organ, hem fiziksel hem de biyokimyasal olarak bir takım farklı yollarla birbirine bağlanır.

    Vagus Siniri ve Sinir Sistemi

    Nöronlar, beynimizde ve merkezi sinir sistemimizde vücuda nasıl davranılacağını söyleyen hücrelerdir. İnsan beyninde yaklaşık 100 milyar nöron vardır.

    İlginç bir şekilde bağırsağımız, sinir sistemindeki sinirler vasıtasıyla beyne bağlı olan 500 milyon nöron içerir.

    Vagus siniri, bağırsak ve beyni birbirine bağlayan en büyük sinirlerden biridir. Her iki yönde de sinyal gönderir. Örneğin, hayvan çalışmaları, stresin vagus siniri aracılığıyla gönderilen sinyalleri yok ettiğini ve ayrıca gastrointestinal problemlere neden olduğunu belirtmiştir.

    Benzer şekilde, insanlarda yapılan bir çalışmada, irritabl bağırsak sendromu (IBS) veya Crohn hastalığı olan kişilerin vagus sinirinin azalmış bir işlev gösterdiği bulunmuştur.

    Farelerdeki ilginç bir çalışma, onlara bir probiyotik verilmesinin, kanlarındaki stres hormonu miktarını azalttığını bulmuştur. Bununla birlikte, vagus siniri kesildiğinde, probiyotik etkisiz hale gelmiştir.

    Bu durum, vagus sinirinin bağırsak-beyin ekseninde ve streste önemli bir rol oynadığını düşündürmektedir.

    Nörotransmiterler

    Bağırsak ve beyin, nörotransmitter olarak adlandırılan kimyasallarla bağlanır. Nörotransmitterler, beynin duyguları kontrol eden bölümünde üretilir.

    Örneğin, bir nörotransmiter olan serotonin, mutluluk hissi için çalışır ve aynı zamanda vücut saatini kontrol etmeye yardımcı olur.

    İlginç bir şekilde, bu nörotransmitterlerin birçoğu, bağırsak hücreleri ve orada yaşayan trilyonlarca mikroskoik canlılar tarafından üretilir. Bağırsakta büyük bir oranda serotonin üretilir.

    Bağırsak mikrobiyotası ayrıca korku ve endişe duygularının kontrolüne yardımcı olan gama-aminobütirik asit (GABA) adı verilen bir nörotransmitter üretir.

    Laboratuvar farelerinde yapılan çalışmalar, bazı probiyotiklerin GABA üretimini artırabileceğini, anksiyete ve depresyon benzeri davranışları azaltabildiğini göstermiştir.

    Bağırsaktaki mikroorganizmalar beyni etkileyen kimyasallar yapar

    Bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizma, beynin çalışma sistemini etkileyen diğer kimyasalları da üretir.

    Bağırsak mikroorganizmaları, bütirat, propiyonat ve asetat gibi birçok kısa zincirli yağ asidi (SCFA) üretir. Lifleri sindirerek SCFA yaparlar. SCFA, iştahı azaltmak gibi çeşitli şekillerde beyin fonksiyonunu etkiler.

    Bir çalışma, propiyonat tüketiminin, gıda alımını azaltabildiğini bulmuştur. SCFA, bütirat ve onu üreten mikroorganizmalar, beyin ve kan arasındaki bariyerin oluşturulması için önemlidir, ki bu kan-beyin bariyeri olarak adlandırılır.

    Bağırsaktaki mikroorganizmalar, beyni etkileyen diğer kimyasalları üretmek için safra asitlerini ve amino asitleri de metabolize eder.

    Safra asitleri, besinlerden yağlarını emmeye yarayan karaciğer tarafından üretilen kimyasallardır. Bunlar, beyni de etkileyebilirler.

    Farelerde yapılan iki çalışma, stres ve sosyal bozuklukların, bağırsak bakterileri tarafından safra asitlerinin üretimini azalttığını ve bunların üretimindeki genleri değiştirdiğini bulmuştur.

    Bağırsaktaki mikroorganizmalar iltihaplanmayı etkiler

    Bağırsak beyin ekseni de bağışıklık sistemi aracılığıyla bağlanır. Bağırsaktaki mikroorganizmalar, bağışıklık sisteminde ve inflamasyonda vücudun içinden geçip neyin atıldığını kontrol etmek gibi önemli bir rol oynar.

    Bağışıklık sisteminiz çok uzun süre darbe alırsa, depresyon ve Alzheimer hastalığı gibi birçok beyin bozukluğu ile ilişkili olan inflamasyona yol açabilir.

    Lipopolisakkarit (LPS), bazı bakteriler tarafından yapılan inflamatuar bir toksindir. Bu toksinden çok fazla bağırsaktan kan içine geçerse inflamasyona neden olabilir. Bu, bağırsak bariyeri sızdırdığında, bakterilerin ve LPS’nin kanın içine geçmesine izin verdiğinde gerçekleşebilir.

    Kandaki inflamasyon ve yüksek LPS, şiddetli depresyon, demans ve şizofreni gibi birçok beyin bozukluğu ile ilişkilendirilmiştir.

    Probiyotikler, Prebiyotikler ve Bağırsak-Beyin Ekseni

    Bağırsak bakterileri beyin sağlığını etkiler, bu nedenle bağırsak bakterilerini değiştirmek beynin sağlığını iyileştirebilir.

    Probiyotikler, tüketildiğinde sağlık yararları sağlayan canlı bakterilerdir. Ancak, tüm probiyotikler aynı değildir. Beyni etkileyen probiyotikler “psikobiyotik” olarak adlandırılır.

    Bazı probiyotiklerin stres, anksiyete ve depresyon belirtilerini iyileştirdiği söylenmektedir.

    İrritabl bağırsak sendromu ve hafif-orta derecede anksiyete ya da depresyona sahip kişilerle yapılan küçük bir çalışma, altı hafta boyunca Bifidobacterium longum NCC3001 denilen bir probiyotik almanın semptomları önemli ölçüde iyileştirdiğini bulmuştur.

    Genellikle bağırsak bakterileri tarafından fermente edilen lifler olan prebiyotikler de beyin sağlığını etkiler. Bir çalışma, üç hafta boyunca galaktooligosakkarit denilen prebiyotiklerin, vücuttaki kortizol denilen stres hormonu miktarını önemli ölçüde azalttığını bulmuştur.

    Sonuç olarak;

    Bağırsak-beyin ekseni, bağırsak ve beyin arasındaki fiziksel ve kimyasal bağlantılara karşılık gelir. Milyonlarca sinir ve nöron bağırsak ve beyin arasında çalışır. Bağırsaklarda üretilen nörotransmiterler ve diğer kimyasallar da beyni etkiler.

    Bağırsaklardaki bakteri türlerini değiştirerek, beyin sağlığını iyileştirmek mümkün olabilir.

    Omega-3 yağ asitleri, fermente gıdalar, probiyotikler ve polifenol açısından zengin gıdalar, bağırsak-beyin eksenine faydalı olabilir ve bağırsak sağlığını iyileştirebilir.

    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ