Tuz Faydalı mı Zararlı mı?

 

 

Tuz yaygın olarak kullanılan ve doğal olarak oluşan bir bileşiktir.

 

Yemeklerde lezzeti arttırmanın yanı sıra, gıda koruyucusu olarak kullanılır ve bakterilerin büyümesini durdurmaya yardımcı olabilir.

 

Son birkaç on yıl içinde, kötü bir şekilde ünlenmiş ve yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve hatta mide kanseri gibi durumlarla bağlantılı olmuştur.

 

Uzmanlar, sodyum alımını 2,300 mg’ın altında sınırlamayı önermektedir.

 

Tuzun sadece % 40’ının sodyum olduğunu unutmayın, bu miktar yaklaşık 1 çay kaşığı (6 gram) kadardır.

 

Bununla birlikte, bazı kanıtlar, tuzun kişileri farklı şekilde etkileyebileceğini ve bir zamanlar inandığımız gibi kalp hastalığına pek fazla etkisi olmayabileceğini gösteriyor.

 

Bu yazı, tuzun sizin için gerçekten kötü olup olmadığını belirlemek için araştırmaya dayalı sonuçları sunacaktır.

 

 

 

Tuz, Vücutta Önemli Bir Rol Oynar

 

Tuz, aynı zamanda sodyum klorür olarak da bilinir, sağlıkta önemli bir rol oynayan iki mineral olan % 40 sodyum ve % 60 klorürden oluşan bir bileşiktir.

 

Sodyum konsantrasyonları vücut tarafından dikkatle düzenlenir ve dalgalanmalar negatif yan etkilere neden olur.

 

Sodyum, kas kasılmalarına karışır ve ter veya sıvı kayıpları atletlerde kas krampına katkıda bulunur.Ayrıca sinir fonksiyonunu korur ve hem kan hacmi hem de kan basıncını sıkı bir şekilde düzenler.

 

 

Klorid,kandaki sodyumdan sonra en çok bulunan ikinci elektrolittir.Elektrolitler, vücut sıvısında bulunan, elektrik yükü taşıyan ve sinir uyarılarından sıvı dengesine kadar her şey için gerekli olan atomlardır.

 

Düşük klorür seviyeleri, kandaki karbondioksitin birikmesi ve kanın daha asidik hale gelmesine neden olan solunum asidozisi adı verilen bir duruma neden olabilir.

 

Her ne kadar bu minerallerin her ikisi de önemli olsa da, araştırmalar bireylerin sodyuma farklı tepki verebildiklerini göstermektedir.

 

Bazı insanlar yüksek tuzlu bir beslenme şeklinden etkilenmese de, bazıları yüksek tansiyon veya sodyum tüketimindeki artış ile şişkinlik yaşayabilir.

 

Bu etkileri yaşayanlar tuza duyarlı olarak kabul edilir ve sodyum alımını diğerlerinden daha dikkatli düzenlemeleri gerekmektedir.

 

 

 

Yüksek Tuz Miktarı, Mide Kanseri İle İlişkili

 

Bazı kanıtlar artan tuz alımını, artmış bir mide kanseri riskine bağlamaktadır.Bunun nedeni, yüksek mide kanseri riski ile ilişkili bir bakteri türü olan Helicobacter pylori’nin büyümesini arttırması olabilir.

 

2011 yılında yapılan bir çalışmada 1.000’in üzerinde katılımcı incelenmiş ve yüksek tuz alımının mide kanseri riskini artırdığı bildirilmiştir.

 

268.718 katılımcıyla yapılan bir diğer büyük inceleme, yüksek oranda tuz tüketenlerin, tuz alımı düşük olanlara kıyasla % 68 daha fazla mide kanseri riski taşıdıklarını ortaya koydu.

 

 

 

Tuzu Azaltmak Kan Basıncını Düşürebilir

 

Yüksek tansiyon, kalpte ekstra gerginliğe neden olabilir ve kalp rahatsızlığı için risk faktörlerinden biridir.

 

Birkaç büyük çalışma, düşük tuzlu bir diyetin, özellikle kan basıncının yüksek olduğu kişilerde, kan basıncının düşmesine yardımcı olabileceğini göstermiştir.

 

3.230 katılımcıyla yapılan bir derlemede, tuz alımında ılımlı bir azalmanın kan basıncında mütevazi bir düşüş meydana getirdiğini ve bunun sistolik kan basıncı için 4.18 mmHg ve diastolik kan basıncı için 2.06 mmHg düşmesine neden olduğu bulundu.

 

Yüksek ve normal kan basıncına sahip olanların kan basıncını düşürmesine rağmen, bu etki yüksek tansiyonlu olanlar için daha fazladır.

 

Diğer bir büyük çalışmanın benzer bulguları vardı, tuz alımının azalmasının, özellikle kan basıncının yüksek olduğu kişilerde tansiyon düşüşüne neden olduğunu belirtti.

 

Bazı kişilerin tuzun tansiyon üzerindeki etkilerine daha duyarlı olabileceğini unutmayın.

 

Tuza duyarlı olanların, düşük tuzlu bir diyetle kan basıncında bir düşüş görme olasılığı daha yüksektir; normal kan basıncına sahip olanlar ise çok fazla bir etki görmez.

 

 

 

Tuzu Azaltma Kalp Hastalığı veya Ölüm Riskini Azaltmaz

 

Yüksek tuz alımının, mide kanseri veya yüksek tansiyon gibi bazı durumların artmış bir riski ile ilişkili olabileceğini gösteren bazı kanıtlar vardır.

 

Buna rağmen, tuzu azaltmanın aslında kalp hastalığı veya ölüm riskini azaltmadığını gösteren birkaç çalışma da var.

 

Yedi çalışmadan oluşan büyük bir 2011 incelemesi, tuz azaltılmasının kalp hastalığı veya ölüm riski üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur.

 

7.000’den fazla katılımcıyla yapılan bir diğer gözden geçirme, tuz alımının azalmasının ölüm riskini etkilemediğini ve yalnızca kalp hastalığı riski ile zayıf bir ilişkisi olduğunu gösterdi.

 

Bununla birlikte, tuzun bazı gruplar için kalp hastalığı ve ölüm riski üzerindeki etkisi değişebilir.

 

Örneğin, büyük bir araştırma, düşük tuzlu bir diyetin, ölüm riskinde azalma ile ilişkili olduğunu, ancak kilolu bireylerde görüldüğünü gösterdi.

 

Bu arada, başka bir araştırma aslında düşük tuzlu bir diyetin kalp yetmezliği olanlarda ölüm riskini % 159 arttırdığını ortaya koydu.

 

Azalan tuz alımının farklı popülasyonları nasıl etkileyebileceğini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

 

Ancak tuz alımının azaltılmasının, herkes için kalp rahatsızlığı veya ölüm riskini otomatik olarak azaltmadığını söylemek gerekir.

 

 

 

Tuzu Azaltmanın Olumsuz Yan Etkileri Olabilir

 

Yüksek tuz tüketimi çeşitli koşullarla bağlantılı olmasına rağmen, tuzu azaltmanın da olumsuz yan etkileri olabilir.

 

Birkaç çalışma daha az tuz tüketmenin, artmış kan kolesterol ve kan trigliserid seviyeleri ile bağlantılı olabileceğini göstermiştir.

 

Bunlar kanda bulunan, arterlerde biriken ve kalp hastalığı riskini artırabilen yağlı maddelerdir.

 

Büyük bir 2012 araştırması düşük tuzlu bir beslenmenin kan kolesterolünü % 2.5, kan trigliseritlerini % 7 oranında artırdığını gösterdi.

 

Bir başka çalışmada düşük tuzlu bir beslenmenin “kötü” LDL kolesterolü % 4.6 ve kan trigliseritlerini % 5.9 oranında artırdığını tespit ettiler.

 

Diğer araştırmalar, tuz kısıtlamasının insüline direnç gösterebileceğini bulmuştur.İnsülin direnci, insülinin daha az etkili şekilde çalışmasına neden olur ve yüksek kan şekeri düzeylerine ve aynı zamanda diyabet riskine neden olur.

 

Düşük tuzlu bir beslenme ayrıca hiponatremi veya düşük kan sodyumu denilen bir duruma neden olabilir.

 

Hiponatremi ile vücudunuz düşük sodyum seviyesi, fazla ısı veya aşırı hidrasyon nedeniyle ekstra su tutar; bu da baş ağrısı, yorgunluk, mide bulantısı ve baş dönmesi gibi semptomlara neden olur.

 

 

 

Tuz Tüketimine Bağlı Belirtileri Nasıl En Aza İndirebilirsiniz?

 

Tuzla ilgili şişkinliği azaltmak veya kan basıncınızı düşürmek istiyorsanız, bunu yapmanın birkaç basit yolu vardır.

 

Her şeyden önce, sodyum alımını azaltmak, yüksek tuz alımına bağlı semptomları yaşayanlar için yararlı olabilir.

 

Sodyumun azaltılmasının en kolay yolunun, tuzu yemeklerinizden çıkarmak olduğunu düşünüyorsanız,yanılıyor olabilirsiniz.

 

Beslenmedeki ana sodyum kaynağı aslında,  sodyumun % 77’sini oluşturan işlenmiş gıdalardır.

 

Sodyum alımını azaltmak için, işlenmiş gıdaların yerine doğal ve sağlıklı gıdalar tüketin.

 

Bu sadece sodyum alımını azaltmakla kalmaz, aynı zamanda vitamin, mineral, lif ve temel besin öğelerinden zengin daha sağlıklı bir beslenme tarzına yardımcı olur.

 

Sodyumu daha da azaltmanız gerekiyorsa, restoran ve fast food tarzı beslenmeden vazgeçin.

 

Sodyum alımını azaltmanın yanı sıra, düşük tansiyona yardımcı olabilecek birkaç faktör daha vardır.

 

Magnezyum ve potasyum kan basıncını düzenleyen iki mineraldir.

 

Yeşil yapraklı ve fasulye gibi besinler yoluyla bu besin maddelerinin alımını artırmak kan basıncınızı düşürmeye yardımcı olabilir.

 

Bazı çalışmalar düşük karbonhidrat diyetin kan basıncını düşürmede etkili olabileceğini göstermiştir.

 

Genel olarak, sağlıklı bir beslenme ve yaşam tarzıyla orta düzeyde sodyum tüketimi, tuz hassasiyetiyle gelebilecek bazı etkileri hafifletmenin en basit yoludur.

 

Sonuç olarak;

Tuz, beslenmenin önemli bir parçasıdır ve bileşenleri vücudunuzda önemli roller oynamaktadır.

 

Bununla birlikte, bazı insanlar için çok fazla tuz mide kanseri ve yüksek tansiyon riski gibi durumlarla ilişkili olabilir.

 

Ancak, tuz insanları farklı biçimde etkiler ve herkes için olumsuz sağlık etkileri oluşturmaz.

 

Çoğu kişi için önerilen günlük bir çay kaşığı (6 gram) civarında sodyum tüketimi idealdir.

 

Doktorunuz tuzu azaltmanızı önerdiyse bu oran daha da düşebilir.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın