Seylan ve Kasia Tarçın: Hangisi Daha Sağlıklı?


 

Tarçın son derece lezzetli bir baharattır.Tıbbi özellikleri nedeniyle binlerce yıldır kullanılmaktadır.Lezzetli olduğu gibi birçok etkileyici sağlık yararları da vardır.

Bu yazıda tarçının sağlık faydalarıyla birlikte,tarçının iki türü “Seylan ile Kasia” tarçın arasındaki farklar açıklanacaktır.

Tarçın Nedir?

Tarçın, “Cinnamomum” ağacının iç kabuğundan elde edilen bir baharattır.İç kabuğun şeritleri tarçın çubukları veya tüyler olarak bilinen rulo haline gelene kadar kurutulur. Bunlar daha sonra toz haline getirilir.

Bu baharatın benzersiz özellikleri, esans yağlarından ve bilhassa sinnamaldehit bileşiklerinden gelmektedir.Bu bileşik tarçına lezzetini ve aromasını verir ve aynı zamanda sağlık yararlarının birçoğundan da sorumludur.

Tarçının Faydaları

 

 

 

 

Tarçın antioksidanlar ile yüklüdür

Antioksidanlar vücudu serbest radikallerin neden olduğu oksidatif hasarlardan korur.

Tarçın, polifenoller gibi güçlü antioksidanlar ile yüklüdür.26 baharatın antioksidan aktivitesini karşılaştıran bir araştırmada tarçın, açık ara  birinci oldu ve hatta sarımsak ve kekik gibi antioksidan seviyesi yüksek gıdaları bile geride bıraktı.

Anti-inflamatuar özellikleri vardır

Vücuttaki iltihaplanma inanılmaz derecede önemlidir.Vücudun enfeksiyonlarla mücadelesine yardımcı olur ve doku hasarını onarır.

Bununla birlikte, iltihaplanma kronik (uzun vadeli) olduğunda ve vücudun kendi dokularına karşı yönlendirildiğinde bir sorun haline gelebilir.

Tarçın bu konuda faydalıdır çünkü bazı çalışmalar, içerisindeki antioksidanların güçlü anti-inflamatuar etkinliğe sahip olduğunu gösterir.

Kalp hastalığı riskini azaltır

Tarçın, dünyanın en yaygın erken ölüm vakası olan kalp rahatsızlığı riskinin azalmasıyla bağlantılıdır.Tip 2 diyabetlilerde günde 1 gram tarçın, kan seviyeleri üzerinde faydalı etkiler gösterir.

HDL kolesterolünün dengede kalmasına rağmen toplam kolesterol, LDL kolestrol ve trigliserid düzeylerini düşürür.

Daha yakın zamanlarda, büyük bir inceleme çalışması, günde sadece 120 miligram tarçın dozunun bu etkilere sahip olabileceği sonucuna vardı. Bu çalışmada, tarçın HDL (“iyi”) kolesterolü de arttırdı .

Hayvan çalışmalarında, tarçının kan basıncını düşürdüğü gösterilmiştir.Birleştiğinde, bu faktörlerin hepsi kalp rahatsızlığı riskini önemli ölçüde azaltabilir.

İnsülin hormonuna duyarlılığı artırır

İnsülin, metabolizma ve enerji kullanımını düzenleyen temel hormonlardan biridir.

Aynı zamanda kan şekerinin kan dolaşımından hücrelere taşınması için de gereklidir.

Sorun birçok insanın insülinin etkisine dirençli olmasıdır.İnsülin direnci olarak bilinen bu durum, metabolik sendrom ve tip 2 diyabet gibi ciddi durumların bir işaretidir.

Tarçın, inanılmaz derecede önemli bu hormona yardım ederek, insülin direncini çarpıcı bir şekilde azaltabilir.Tarçın, insülinin işini yapmasına yardımcı olarak kan şekeri seviyelerini düşürebilir.

Kan şekeri seviyesini düşürür

Tarçın, kan şekeri düşürücü etkileri ile ünlüdür.İnsülin direncindeki olumlu etkilerin yanı sıra, tarçın kan şekerini birkaç başka mekanizma ile düşürebilir.

Birincisi, tarçın, bir yemekten sonra kan dolaşımına giren glikoz miktarını azaltır.Bunu, sindirim sistemindeki karbonhidratların parçalanmasını yavaşlatan sayısız sindirim enzimine müdahale ederek yapar.

İkincisi, tarçın içerisindeki bir bileşik, insülini taklit ederek hücreler üzerinde etki yapabilir.Bu, insülinin kendisinden çok daha yavaş da olsa, hücreler tarafından glikoz alımını büyük ölçüde geliştirir.Birçok insanın denemesi tarçının anti-diyabetik etkilerini doğruladı ve bu, açlık kan şekeri düzeylerini % 10-29’a kadar düşürebildiğini gösterdi.

Etkili doz genellikle günde 1-6 gram tarçın almaktır (yaklaşık 0.5-2 çay kaşığı).

Bu konuyla ilgili “Tarçın Kan Şekerini Düşürerek Diyabetle Mücadele Eder” yazısını okuyun.

Nörodejeneratif hastalıklara faydalı etkiler gösterir

Nörodejeneratif hastalıklar, beyin hücrelerinin yapısının veya fonksiyonunun ilerleyici olarak kaybedilmesiyle karakterizedir.Alzheimer hastalığı ve Parkinson hastalığı en yaygın iki tiptir.

Tarçın içerisinde bulunan iki bileşik, Alzheimer hastalığının en belirgin özelliklerinden biri olan beyindeki tau adlı bir proteinin oluşumunu inhibe eder.Parkinson hastalığına sahip farelere bakan bir araştırmada tarçın, nöronları korumaya, nörotransmitter seviyelerini normalleştirmeye ve motor işlevini geliştirmeye yardımcı oldu.

Kansere karşı koruma sağlar

Kanser, hücrelerin kontrolsüz büyümesi ile karakterize ciddi bir hastalıktır.Tarçın, kanser önleme ve tedavisinde potansiyel kullanımı nedeniyle yaygın olarak incelenmiştir.

Genel olarak, kanıt test tüpü deneyleri ve tarçın özlerinin kansere karşı koruyabileceğini gösteren hayvan çalışmaları ile sınırlıdır.Kanser hücrelerinin büyümesini ve tümörlerde kan damarlarının oluşumunu azaltarak hareket eder ve kanser hücreleri için toksik olduğu görülür ve hücre ölümüne neden olur.

Kolon kanserli farelerde yapılan bir araştırma, tarçının kolondaki detoksifıyan enzimlerin güçlü bir etkinleştiricisi olduğunu ortaya koydu ve daha ileri kanser gelişimine karşı koruma sağladı.

Bu bulgular tarçın insan kolon hücrelerinde koruyucu antioksidan yanıtları aktive ettiğini gösteren test tüpü deneyleriyle desteklendi.

Bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarıyla mücadele eder

Tarçının ana aktif maddesi olan sinnamaldehit, çeşitli enfeksiyonlarla mücadelede yardımcı olabilir.

Tarçın yağı, mantarların yol açtığı solunum yolu enfeksiyonlarını etkili bir şekilde tedavi eder.Aynı zamanda “Listeria ve Salmonella” da dahil olmak üzere bazı bakterilerin çoğalmasını önler.

Tarçının anti-mikrobiyal etkileri diş çürümesini önlemeye ve ağız kokusunu azaltmaya yardımcı olabilir.

HIV virüsüne karşı mücadele eder

HIV, yavaş yavaş bağışıklık sistemini parçalayan, sonuçta tedavi edilmezse AIDS’e yol açabilen bir virüstür.Kasia çeşitlerinden elde edilen tarçının, HIV-1 ile savaşmaya yardım ettiği düşünülüyor.HIV-1, insanlardaki HIV virüsünün en yaygın türüdür.

HIV ile enfekte olmuş hücrelere bakan bir laboratuvar çalışması, tarçının incelenen 69 tıbbi bitkiden en etkili tedavi olduğunu bulmuştur.

Tarçın Çeşitleri: Seylan ve Kasia

Tarçın çoğu süpermarkette ucuz ve yaygın olarak bulunur. En azından bir türü.Çoğu kişi, aslında bu iki baharat tipinin farkında değil.Her ikisi de sağlıklıdır, ancak biri çok fazla yemeniz durumunda zararlı bir toksini içerir.

Kasia Tarçın

Kasia tarçın, “Cinnamomum aromaticum” olarak da bilinen “Cinnamomum cassia” ağacından gelir.Güney Çin kökenlidir ve Çin tarçını olarak da bilinir.Bununla birlikte, şu anda Doğu ve Güney Asya’da yaygın olarak yetişen birçok alt türü vardır.

Kasia, Seylan tarçından daha koyu kahverengi-kırmızı renkte, daha kalın çubuklara ve daha pürüzlü bir dokuya sahiptir.

Kasia tarçının kalitesi düşük kabul edilir. Çok ucuzdur ve dünyada en çok tüketilen çeşididir. Süpermarketlerde bulunan tarçınların hemen hemen hepsi kasia çeşididir.

Kasia uzun zamandır pişirme ve geleneksel Çin tıbbında kullanılmıştır. Yağının % 95’i sinnamaldehittir ve kasiaya çok güçlü ve baharatlı bir lezzet verir.

Seylan Tarçın

Seylan, ya da “gerçek tarçın”, Sri Lanka ve Hindistan’ın güney bölgelerinden gelir.”Cinnamomum verum” ağacının iç kabuğundan yapılır.

Seylan, rengi bronz kahverengi olup yumuşak katmanlı sıkı çubuklar ihtiva eder. Bu özellikler son derece istenen bir kalite ve doku sağlar.

Seylan tarçını daha az yaygındır ve daha yaygın olan kasia çeşidine kıyasla oldukça pahalıdır.

Uçucu yağının yaklaşık % 50-63’ü sinnamaldehittir ve kasiaya oranla oldukça düşüktür. Bu, hafif aroması ve lezzetini açıklar.

Hangisinin Daha Fazla Sağlık Faydaları Var?

Seylan ve kasianın sağlık özellikleri biraz farklıdır.Zira temel yağ oranları da farklılık gösterir.

Bununla birlikte, günümüzde yayınlanmış çalışmalar bi ayırım yapmaya kalkışmamıştır.Örneğin tarçının biyoaktif bileşiklerinin birçoğu, tau adlı bir proteinin beyinde birikmesini engelliyor gibi görünmektedir.

Tau birikimi Alzheimer hastalığının bir özelliği olduğu için bu önemlidir.Bununla birlikte, bu etki Seylan ve Kasia tarçın kullanılarak gözlemlenmiştir. Dolayısıyla, bu bakımdan birinin diğerinden üstün olup olmadığı belirsizdir.

Genel olarak, hangisinin daha fazla sağlık faydası olduğunu söylemek mümkün değildir. Bununla birlikte Seylan tarçını, düzenli olarak tüketildiğinde çok daha az zararlı etkiler gösterebilir.

Kasia, zehirli olabilen kumarin içerir

Kumarin, çeşitli bitki türlerinde doğal olarak bulunan bir bileşiktir.Büyük dozlarda zararlı olabilir.Kemirgenlerde, kumarinin böbrek, karaciğer ve akciğer hasarına neden olduğu biliniyor. Hatta kansere neden olabilir. İnsanlarda, benzer etkilere sahip izole olaylar vardır.

Aslında, kumarinin Tolere Edilebilir Günlük Alımı (TDI), 0,1 mg / kg) ‘dir.

Kasia tarçın, kumarinin çok zengin bir kaynağıdır.Kasia yaklaşık % 1 kumarin içerirken, Seylan sadece % 0.004 veya 250 kat daha az içerir. Bu o kadar düşük ki çoğunlukla saptanamaz bile.

Fazla miktarda kasia tarçın tüketiyorsanız, kumarin için üst limitin aşılması kolaylıkla mümkündür. Çoğu durumda sadece 1-2 çay kaşığı günlük limit aşılabilir.Bu nedenle eğer düzenli olarak çok tarçın tüketiyorsanız veya onu içeren bir takviyeyi alırsanız, seylan tarçını tercih etmeniz önerilir.

Sonuç olarak;

Hem seylan hem de kasiasağlıklıdır ve lezzetlidir.

Bununla birlikte, bu baharatın büyük miktarlarını tüketmek ya da bir takviye almak istiyorsanız, kasia, kumarin içeriğinden dolayı zararlı olabilir.Seylan tarçınının kalitesi daha iyi ve daha güvenlidir.

Yeni Yazılardan Haberdar Olun

Bumerang - Yazarkafe
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: