Karatay Diyeti


Karatay Diyeti’nin yaratıcısı Canan Karatay kimdir?

Prof Dr.Canan Efendigil Karatay çeşitli kuruluşlarda çalışmış bir doktordur.Yazdığı kitaplarla sağlıklı yaşam ve obezite ile mücadele etmektedir.Farklı bir anlatım tarzı olduğu için medyadaki söylemleri dikkat çeker ve neredeyse her yaptığı gündem olur.Kendi adıyla anılan bir diyetin de yaratıcısı olan Karatay,bu diyetiyle insanları zayıflatmayı amaçlamanın yanında, sağlıklı yaşam biçimi oluşturmaları için de çabalıyor.

Karatay diyeti nedir?

Karatay Diyeti, düşük glisemik indeksli gıdaların tüketilmesi ile zayıflamayı ön plana çıkarır.Özellikle şişman ve obezite olan kişilerde oluşan insülin ve leptin direncinin kırılması hedeflenmektedir.Böylece karaciğer yağlanması,göbek yağlarının erimesi sağlanacaktır. Canan Karatay’ın kendi ifadesine göre “bu bir diyet değil,sağlıklı bir yaşam biçimi oluşturma planıdır.”

Karatay diyeti mucize bir diyet listesi değildir.Zaten diyetin şunu yiyeceksiniz diye bir listesi de yok.Kısa sürede kilo verdireceğim diye bir vaadi de yok.Karatay diyeti besinleri değil,besin gruplarını hedef alır.

Az da olsa bu açıklamalardan farklı bir zayıflama tarzı ile karşı karşıya olduğunuzu anlamışsınızdır.Karatay Diyeti’ni daha iyi anlayabilmek için “leptin ve insülin nedir,düşük glisemik indeksli gıdalar nelerdir?” gibi bazı kavramları açıklayarak işe başlamak gerekir.

 

 

İnsülin nedir?

Pankreasta üretilen ve salgılanan insülin hormonu,kan şekerini enerji olarak kullanır. İhtiyacınızdan fazla yediğinizde,enerji fazlası durumundaki artık kan şekeri,ileride ihtiyaç halinde kullanılmak üzere yağ olarak depolanır.Fazla olarak kanınızda dolaşan kan şekerini depoya göndererek vücutta birikmesini sağlayan insülin hormonudur.

Yemek yedikten 2-2.5 saat sonra kandaki insülin hormonu ve şeker düzeyi giderek düşmeye başlar.Bundan sonra vücudun enerji sağlaması için yine pankreastan glukagon denilen bir hormon salgılanır.Glukagon hormonunun görevi;önceden karaciğerde depolanmış yedek şekerin kana geçmesini yakıt olarak kullanılmasını sağlamaktır.Karaciğerde depolanan yedek yakıt çok fazla değildir,bu nedenle kısa sürede tükenir.

Normal şartlarda herhangi bir şey yemeden ve acıkmadan 4-5 saat geçirebilmek,bu hormonların uyum içinde çalışmasına bağlıdır.Yemekten 2 saat sonrasına kadar insülin,bundan 2 saat sonrasına kadar da glukagon hormonu devrededir.

Peki yemekten 4-5 saat sonrasına kadar bir şey yemezsek ne olur?İşte burada leptin hormonu devreye girer.

Leptin nedir?

Vücudun çok önemli işlevlerinde görev alan leptin hormonu,yemek yemeden 4-5 saat geçirebilmeniz durumunda devreye girer.Görevi ise,vücudun çeşitli bölgelerinde önceden depolanmış olan yağları yakarak,vücuda enerji sağlamaktır.

Kilo verebilmek yani birikmiş yağların yakılmasını sağlamak için gün içinde leptin hormonunun devreye girmesi gerekir.Yemek yedikten sonra kan şekerinizle birlikte insülin de yükselir.Sık sık yerseniz,insülin sürekli yüksek kalır.Bunun iki sonucu vardır;

1)İnsülin yüksek kaldığı sürece yedikleriniz depolanmaya devam eder.

2)Leptin hormonunun devreye girmeye zamanı olmadığı için birikmiş yağlarınız yakılamaz.

Bu nedenle;Canan Karatay az az ve sık sık yemeyi önermez.

Gündüz insülin hormonunun salgılanması için,öğünlerimiz arasında en az 4-5 saat olmalı ve aralarda bir şey yiyip içmemelisiniz.Öğünler arasında daha uzun süre olması leptini daha etkin çalıştıracak ve daha fazla yağ yakmanızı sağlayacaktır.Bununla birlikte leptin hormonunun en aktif olduğu zamanın gece uykudayken 02.00-05.00 saatleri arası olduğunu unutmayın.Leptinin bu saatlerde devreye girebilmesi için akşam belirli saatten sonra yemek yememek gerekli.Ancak gün içinde sık sık yemek,büyük porsiyonlar tüketmek ve gece yemek,leptin hormonunun çalışmasını engellediği için yağlarınızı yakamaz ve kilo veremezsiniz.

İnsülin ve leptin direnci nedir?

İnsülin ve leptin hormonlarının,bütün vücut dokularında yani;beyin,karaciğer,pankreas,kalp ve bütün kaslarda gelişmiş olan emirleri algılamaması durumuna bilimsel olarak insülin ve leptin direnci denir.İnsülin ve leptin direnci devam ettiği sürece yağlarınız yakılamaz ve sağlıklı bir şekilde kilo veremezsiniz.İnsülin ve leptin direncini kırmak için yaşam ve beslenme biçiminizi değiştirmeniz gerekir.Bu yaşam biçimi değişiklikleri şöyledir:

  • Fiziksel aktivite:Fiziksel aktivite insülin ve leptin direncinin kırılmasında en önemli unsurlardan biridir.Hareketli bir yaşam ile ileride oluşabilecek dejeneratif hastalıklar da önlenmiş olur.
  • Sağlıklı yağlar: Diyetinizde sağlıklı yağlar kullanmak insülin ve leptin direncinin kırılmasını kolaylaştırır.Sağlıklı yağlar;tereyağı,balık yağı yani omega-3,ısıl işlem görmemiş mısırözü ve ayçiçeği yağları yani omega-6,zeytin ve fındık yağları yani omega-9.
  • İşlenmiş gıdalardan uzak durun: Doğal gıdalar tüketmek insülin ve leptin direncinin kırılmasında son derece önemldir.Doğal gıdalar vücuda zarar vermezler ve glisemik indeksleri düşüktür.
  • Düşük glisemik indeksli gıdalar tüketmek: Düşük glisemik indeksli gıdaları tükettiğinizde yavaş yavaş insülin ve leptin direnci kırılır ve kilo vermeye başlarsınız.Yüksek glisemik indeksli yiyecekleri,içecekleri ve işlem görmüş gıdaları hayatınızdan çıkardığınızda depolanmış yağlarınız azalır ve kendinizi daha dinç ve enerjik hissedersiniz.

İnsülin ve leptin kavramlarını daha iyi anlamak,hormonların kilo verme üzerindeki etkisini fark edebilmek için şu yazıları okumanızı tavsiye ederim.

  • Kilo Verme Sürecinde Hormon Hükümranlığı http://www.diyetz.com/kilo-verme-surecinde-hormonlar/
  • Kilodan Sorumlu Hormon-Leptin- http://www.diyetz.com/leptin-iceren-besinler/

Glisemik indeks nedir?

Glisemik indeks yiyeceklerin içindeki karbonhidrat miktarına göre hesaplanır.Glikoz 100 olarak kabul edilen bu hesaplamada diğer gıdalar buna göre değer alır.

Karbonhidrat içeren gıdalar düşük,orta ve yüksek glisemik indeksli olarak sınıflandırılır.Buna göre;

  • Düşük glisemik indeks: 0-55
  • Orta glisemik indeks: 55-70
  • Yüksek glisemik indeks: 70-100

Düşük glisemik indeksli gıdalar nasıl zayıflatır?

  • Düşük glisemik indeksli gıdalar tükettiğiniz zaman uzun süre tok hisseder ve çabuk acıkmazsınız.Böylece sık sık bir şeyler yeme ihtiyacı hissetmez ve şekerli gıdalara saldırmazsınız.
  • Düşük glisemik indeksli gıdalar kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olmaz.Bunun sonucunda açlık,halsizlik,yorgunluk ve sinirlilik halleri oluşmaz.
  • Düşük glisemik indeksli gıdaları tükettiğiniz zaman uzun süre acıkmaz ve yemek yemezsiniz.Böylece leptin hormonu salgılanmak için zaman bulur ve birikmiş yağlar yakılır.Böylece sağlıklı bir şekilde kilo verir ve beslenmenizi böyle devam ettirirseniz kısa sürede kilolarınızı geri almazsınız.
  • Düşük glisemik indeksli gıdalar tüketildiği zaman,yağlar depolanmaz,daha hızlı yakılır,karaciğer ve göbek yağları kolayca erir.
  • Kaslarınız erimez ve su kaybı yaşanmaz.

Düşük glisemik indeksli gıdalar hangileridir?

Glisemik indeks hesaplamasına göre proteinler,sebzeler,meyveler,baklagiller ve kuruyemişlerin bir kısmı,düşük veya orta glisemik indekse sahiptir.Glisemik indeks tablosuna bakarak gıdaların glisemik indekslerini öğrenebilirsiniz.

Burada dikkat etmeniz gereken nokta;düşük glisemik indekse sahip yiyecekleri büyük porsiyonlar halinde tüketmemek.Bu dururmda “yüksek glisemik yük” denilen yüksek glisemik değerler ortaya çıkar.Bu nedenle doyunca yemeği bırakmalısınız.

Karatay Diyeti’nin bir günlük menüsünde neler var?

Bu menü diyetin mantığını anlamanız açısından örnek olarak verilmiştir.Siz yiyeceklerin glisemik indekslerini dikkate alarak buraya ekleme ve çıkarmalar yapabilirsiniz.

Kahvaltı 07.00-09.00 arası

  • Az pişmiş 2 adet yumurta(Lop,rafadan veya düşük ısıda tavada saf tereyağında fazla katı olmadan pişirilebilir.Menemen ya da pastırmalı yumurta da yapılabilir.)
  • Bir avuç içi kadar az tuzlu peynir(Peynirle birlikte ekmek yerine bir çay bardağı ceviz içi,fındık,az tuzlu fıstık,badem,yer fıstığı vb.yenebilir)
  • Az tuzlu 8-10 adet az tuzlu zeytin(Üzerine zeytinyağı,limon ve kırmızı pul biber eklenebilir.)
  • İstediğiniz kadar domates,biber,salatalık,maydanoz,nane,roka yiyebilirsiniz.
  • Limonlu çay veya süt(Şekersiz ve tatlandırıcısız.

Kahvaltı günün en önemli öğünü olduğu için protein ve sağlıklı yağlar içeren bir kahvaltı metabolizma hızını artırır.Kahvaltıyı atlamak günün geri kalan bölümünde daha fazla yiyeceğiniz anlamına gelir.

Öğle yemeği 13.00-14.00 arası

Aşağıdaki seçeneklerden herhangi birini öğle yemeği olarak tercih edebilirsiniz.

  • Etli ya da zeytinyağlı sebze yemeği
  • 3-5 kalem pirzola,biftek,bonfile,kuzu kapama vb.(yüksek glisemik indeksli olduğu için yanında pilav ve patates yemeyin.)
  • Balık(ızgara,fırınlanmış veya buğulama)
  • Döner,kebap veya diğer kebap türleri(Yanında pilav,pide veya ekmek yemeyin)
  • Her türlü mercimek yemeği
  • Semizotu
  • Enginar,kereviz,lahana,karnabahar veya pırasa yemeği(mevsime göre seçin.)
  • Karnıyarık,imambayıldı,patlıcan kebabı,yaprak sarması,kabak ve biber dolma.
  • Pastırmalı ya da kıymalı kuru fasulye,bakla veya nohut yemeği(Bol soğan ve salata ile yenebilir)
  • Evde pişirilmiş her türlü çorba:domates,tarhana,paça,işkembe vb.(hazır çorbaları işlenmiş oldukları için kullanmayın.)

Yemeklerin yanına ek olarak şunları tercih edebilirsiniz

  • Et ve balık yemekleri ile birlikte bol mevsim salatası,soğan ve yoğurt yenebilir.
  • Yemeklerle birlikte cacık;sızma zeytinyağı,bol sarımsak ve nane eklenerek içilebilir.evde geleneksel usulle hazırlanmış turşu tüketilebilir.

Yukarıdaki yiyeceklerle birlikte meyve tüketmek isteyenler şunları tercih edebilir:

  • Bir adet mevsim meyvesi
  • Bir kase yoğurt ve bir avuç ceviz ile birlikte;5-6 adet mürdüm eriği veya bir avuç siyah çekirdekli üzüm ya da 5-6 adet kuru kayısı gibi yiyecekler tüketilebilir.

Not: Kahvaltı ve öğle yemeğinden sonra açlık hissetmeden rahat bir şekilde 4-5 saat geçiremiyor,1-2 saat içinde acıkıp bir şeyler atıştırmadan duramıyorsanız bu öğünlerde yedikleriniz sağlığınıza zarar vermektedir.

Akşam yemeği 18.00-19.00 arası

Akşam yemeğinde isteğinize göre öğle yemeğine benzer olan yiyecekler arasından seçerek yemekler hazırlayabilirsiniz.

Zayıflamak açısından besinlerin türü ve glisemik indeksleri önemli olduğu kadar,ne zaman yenildiği de önemlidir.Kilo vermek ve sağlıklı olmak için akşam yemeği en geç 20.00’da yenmiş olmalı.Bu saatten yatıncaya kadar hiçbir şey yenmemeli ve şekerli içecek içilmemelidir.Gün boyu olduğu gibi erken bir akşam yemeğinden sonra da su,ayran,şekersiz ve tatlandırıcısız olmak şartıyla limonlu çay,yeşil çay veya bitki çayları içilebilir.

Kilo vermek için akşam yemeğini 19.00 veya en geç 20.00’da bitirmiş olmak önemli bir konu.Bu saatten sonra bir şeyler yemeye devam ederseniz kilo vermek için en önemli hormonunun yani leptin hormonunun salgılanmasını engellemiş olursunuz.Leptin hormonu salgılanmadığı zaman kilo veremezsiniz.Hatta gece geç saatlere kadar yemek,ertesi gün insülin hormonunuzun da yüksek kalmasına neden olur.

Canan Karatay bu diyeti uygulayanların hayatında aşağıdaki değişikliklerin meydana geleceğini söylüyor.

  • Acıkma hissi olmayacak,gün boyunca tokluk hissi devam edecek.
  • Doğal gıdalar tüketileceği için insülin ve leptin direnci kırılacak.
  • Sağlıklı yağlar ve proteinler rahatlıkla yenebilecek.

Canan Karatay’ın en tatlı zehir dediği şeker ve şeker ürünlerini diyet yaparken asla yememelisiniz.Hatta beslenme düzeninizden çıkarmalısınız.Şeker vücutta aşırı tahribata neden oluyor.Vücudun mineral dengesini bozma,kandaki büyüme hormonunun düzeyini azaltma,alkol gibi zehirli ve bağımlılık yapıcı olması,bağışıklık sistemini zayıflatma,yaraların ve hastalıkların iyileşmesini geciktirme,depresyon ve dikkatsizliğe neden olma,diş ve diş eti hastalıklarına neden olma,çocuklarda hiperaktivite düzeyinde artış,vücutta hormonal dengesizlik,su tutulmasının artması,kanser hücrelerini besleme ve kanser riskini artırma gibi daha birçok zararı vardır.

Karatay Diyeti ve spor

Karatay Diyeti,diyetle birlikte fiziksel aktivite yapılması gerektiğini söyler.Fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın önemli bir parçasıdır.Dozu giderek artırılan bir fiziksel aktivite yaşam boyu size eşlik etmeli.Kilo verildikten sonra fiziksel aktiviteye devam edilmez ve yüksek glisemik indeksli gıdalara saldırılırsa kilolar büyük bir hızla geri gelir.Düzenli bir egzersiz insülin ve leptin direncinin kırılmasına yardımcı olur.

Egzersizin ilk 15-20 dakikasında enerji olarak,bacak adalelerinde glikojen olarak depolanmış,şeker yakıt olarak kullanılır.Egzersizin süresi 20 dakikadan fazla olursa enerji olarak,kanda bulunan şeker ve serbest yağlar kullanılır.Eğer egzersiz 40 dakikadan fazla sürecek olursa karaciğer ve vücudunuzda depolanmış birikmiş yağlar yakılarak kan şekerine dönüşür ve gerekli enerji sağlanır.Burada dikkat edilmesi gereken nokta,herhangi bir egzersiz programına başlarken,aktivite süresini birden bire değil yavaş yavaş artırmaktır.

 

 

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

Bumerang - Yazarkafe
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: