Fitoöstrojenler: Faydaları ve Zararları


 

Fitoöstrojenler, beslenme konusunda oldukça tartışılan bir konudur. Çünkü bu bitki bileşikleri grubu östrojen etkilerini taklit edebilir veya engelleyebilir.

Çalışmalar, fitoöstrojenlerin kalp rahatsızlığı riskini azaltmak ve kemik sağlığının korunmasına yardımcı olmak da dahil olmak üzere birçok sağlık faydası sunabileceğini bulmuştur.

Bununla birlikte, bazı insanlarda doğurganlığı azaltabilir ve hormonları bozabilir.

Bu yazı, fitoöstrojenlerin faydalarını ve zararlarını incelemektedir.

 

 

 

 

Fitoöstrojenler Nelerdir?

Fitoöstrojenler, birçok bitkide bulunan doğal olarak oluşan bir gruptur. Fitoöstrojen içeren gıdalar arasında soya fasulyesi ve keten tohumu bulunur.

Östrojen, kadın gelişimi ve doğurganlık için önemli bir hormondur. Erkekler de ayrıca östrojene sahiptir ancak onlarda çok daha düşük seviyelerde bulunur.

Fitoöstrojenler yapısal olarak östrojene benzer olduğundan, vücuttaki reseptörleri ile etkileşime girebilirler. Bazı fitoöstrojenler, östrojen etkilerini taklit ederken bazıları etkilerini engeller.

Bu etkiler, özellikle postmenopozal kadınlar için fitoöstrojenin çeşitli sağlık yararları sunmasına yarar. Bunlar arasında cilt yaşlanmasının azalması, daha güçlü kemikler ve daha düşük kalp rahatsızlığı riski olabilir.

Dört ana fitoöstrojen ailesi vardır:

İzoflavonlar: En çok çalışılan fitoöstrojen türüdür. İzoflavonları içeren gıdalar soya ve diğer baklagillerdir.

Lignanlar: Çeşitli bitki östrojenleri sınıfıdır. Lignan içeren gıdalar keten tohumu, kepekli buğday, sebze, çilek ve kızılcıktır.

Kumestanlar: Çeşitli kumestanlar olmasına rağmen, sadece birkaç tanesi östrojen etkisini taklit eder. Kumestan içeren gıdalar, yonca filizi ve soya fasulyesi filizidir.

Stilbenler: Resveratrol, stilbenlerin ana beslenme kaynağıdır. Resveratrol içeren gıdalar fındık ve kırmızı şaraptır.

Buna ek olarak, fitoöstrojenler, polifenoller denilen daha büyük bir bitki bileşik grubuna aittir. Polifenollerin antioksidan etkileri vardır ve zararlı serbest radikalleri etkisiz hale getirirler.

Polifenol ile ilgili “Polifenoller Sağlık için Yararlı mıdır?” yazısını okuyun.

Hangi Gıdalar Fitoöstrojen İçerir?

Fitoöstrojenler, çeşitli meyve, sebze ve diğer gıdalarda bulunur.Aşağıda fitoöstrojenleri içeren bazı gıdaların bir listesi bulunmaktadır:

Meyveler: Elma, havuç, nar, çilek, kızılcık, üzüm

Sebzeler: Mercimek, yonca filizi, fasulye filizi

Soya ve soya ürünleri: Soya fasulyesi

Kuruyemiş ve tohumlar: Keten tohumları, ayçiçeği tohumları, susam tohumları, badem, ceviz

Otlar: Kırmızı yonca, meyan kökü, şerbetçiotu

İçecekler: Kahve, bira, kırmızı şarap

Tahıllar: Yulaf, arpa, buğday tohumu

Yağlar: Zeytinyağı, yasemin yağı

İlginç olarak, bitki gıdalarındaki fitoöstrojenlerin sayısı, bitkilerin yetiştirildiği yerlerde, hasat edildiğinde ve hava koşullarında olduğu gibi çeşitli faktörlere bağlı olabilir.

Fitoöstrojenlerin Vücut Üzerindeki Etkileri

Östrojen, hücrelerdeki reseptörlere bağlanarak çalışır.Bu olduğunda, östrojen ve reseptörü, birkaç genin ifadesini değiştirmek için hücre çekirdeğine veya komuta merkezine gider.

Bununla birlikte, östrojen için hücre reseptörleri çok seçici değildir. Bazı durumlarda, benzer yapıya sahip maddeler bunları bağlayabilir ve etkinleştirebilir.

Böylece, fitoöstrojenler östrojene benzer kimyasal yapıya sahip olduklarından, alıcılarını da aktifleştirebilirler.Bu nedenle fitoöstrojenler endokrin bozucular olarak bilinirler. Bunlar vücuttaki hormonların normal işlevine müdahale eden kimyasallardır.

Bununla birlikte, fitoöstrojenleri, zayıf olarak östrojen reseptörlerine bağlanabilir, normal östrojenden çok daha zayıf bir yanıt üretirler.

Fitoöstrojenlerin Sağladığı Faydalar

Fitoöstrojen bakımından zengin bir beslenme, etkileyici bazı sağlık yararları ile ilişkilendirilmiştir.İşte fitoöstrojenlerin sağlığınıza faydalı etkileri….

Kalp hastalığına yönelik risk faktörlerini azaltabilir

Kalp hastalığı dünyadaki önde gelen ölüm nedenidir.Daha yüksek kolesterol, trigliserit, “kötü” LDL kolesterolü veya yüksek tansiyonlu kişiler, diğerlerinden daha yüksek kalp hastalığı riski taşır.

Birçok çalışma, fitoöstrojen bakımından zengin gıdaların tüketilmesinin bu kalp hastalıkları için risk faktörlerini azaltabileceğini göstermiştir.Örneğin, 38 araştırmanın bir analizi, günde ortalama 31-47 gram soya proteini tüketmenin, kan kolesterolünü % 9, trigliseridleri % 10 ve LDL kolesterolü % 13 düşürdüğünü buldu.

Ayrıca, en yüksek kolesterol düzeyleri (335 mg / dl’dan yüksek) olan çalışmadaki kişiler, kolesterol düzeylerini % 19.6 oranında düşürdüler.

Kemik sağlığını destekler

Özellikle yaşlandıkça, sağlıklı kemikler oluşturmak inanılmaz derecede önemlidir.Fitoöstrojenlerinden zengin bir beslenme, kemik kaybı ve gözenekli kemiklerin bir parçası olan osteoporozu önleyebilir.

Hayvan çalışmaları, fitoöstrojenlerin kemikleri parçalayan bir hücre türü olan osteoklast oluşumunu azaltabileceğini göstermiştir. Buna ek olarak, kemik oluşumuna yardımcı olan bir hücre türü olan osteoblastların oluşumunu artırabilirler.

Ayrıca, insan çalışmaları, fitoöstrojenler bakımından zengin bir beslenmeye sahip kişilerin kalça kırığı riskinin daha düşük olduğunu bulmuştur.

Menopozdan sonra cildin yaşlanma etkilerini azaltabilir

Menopoz, menstrüasyon durduğunda bir kadının hayatında geçirdiği evredir.Östrojen seviyelerinde düşüşe neden olur ve ciltte kırışıklıklar, incelme ve kurumaya neden olabilir.

Çalışmalar fitoöstrojenlerin cilde uygulanmasının menopozdan sonra cilt yaşlanmasının etkilerini azaltabileceğini bulmuştur.

Postmenopozal 30 kadında yapılan bir araştırmada bu kişilerin cildine bir fitoöstrojen özütünün uygulanmasının yaklaşık % 10 oranında kalınlığın artmasına yardımcı olduğunu buldular.Buna ek olarak, kolajen ve elastik lifler sırasıyla kadınların % 86’sında ve % 76’sında arttı.

Kronik inflamasyonu azaltabilir

İnflamasyon, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına ve yaraları iyileştirmesine yardımcı olan bir süreçtir.Bazı durumlarda, iltihap düşük seviyelerde uzun süre devam edebilir. Buna kronik iltihap denir ve birçok zararlı hastalıkla bağlantılıdır.

Neyse ki, izoflavonlar gibi fitoöstrojenler vücutta anti-inflamatuar etkilere sahip olabilirler.

Hayvan çalışmaları, izoflavonlar gibi fito östrojenlerin, IL-6, IL-1β, nitrik oksit ve prostaglandin E2’yi içeren çeşitli inflamasyon belirteçlerini azalttığını göstermiştir.

Aynı şekilde, insan çalışmaları, izoflavonlardan zengin bir beslenmenin IL-8 ve C-reaktif protein gibi inflamasyon belirteçlerini azaltabileceğini bulmuştur.

Bazı kanser türlerinin riskini azaltabilir

Kanser, kontrol edilemeyen hücre büyümesi ile karakterize bir hastalıktır.Fitoöstrojen bakımından zengin beslenmeler, prostat, kolon, bağırsak, endometriyal ve yumurtalık kanseri gibi çeşitli kanserlerin daha düşük riskleriyle ilişkilendirilmiştir.

Örneğin, 17 araştırmanın bir analizi, soya izoflavonlarının tüketilmesinin % 23 daha düşük kolorektal kanser riski ile bağlantılı olduğunu tespit etmiştir.

Fitoöstrojenlerin Sağlığa Zararları

Birçok çalışma, fitoöstrojenlerinizin sağlığınıza fayda sağlayabileceğini göstermektedir.Bununla birlikte, fitoöstrojenlerin yüksek bir şekilde alınmasının vücudun hormon dengesini bozabileceği konusunda bazı endişeler vardır.İşte yüksek bir fitoekstrojen alımıyla ilişkili birkaç risk.

Erkek hayvanlarda verimliliği azaltabilir

Bazı fitoöstrojenlerin östrojen etkilerini taklit etme kabiliyeti göz önüne alındığında, bazılarının erkekler için zararlı olup olmadıkları tartışma konusudur.

Erkekler bazı östrojenlere sahipken, önemli ölçüde yükselmiş seviyeleri normal değildir.Testosteronla ilişkili östrojen düzeylerinin artması, erkeklerin üreme kabiliyetini azaltabilir.

Örneğin sığır, koyun ve çita gibi hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar düzenli fitoöstrojen tüketiminin erkeklerde düşük doğurganlık ile bağlantılı olduğunu göstermiştir.

Bazı kişilerin tiroid fonksiyonunu etkiler

Tiroid bezi metabolizmanızı, büyümenizi ve gelişiminizi düzenlemeye yardımcı olur.Ne yazık ki, izoflavon gibi bazı fitoöstrojenler, tiroid bezinin işlevine müdahale edebilen bileşikler olan goitrojenler gibi davranabilir.

Hayvanlar ve insanlarda yapılan birkaç çalışma, fitoöstrojenlerin tiroid bezinin işlevini etkileyebileceğini bulmuştur.

Bununla birlikte, soya gıdalarının hipotiroidizm veya iyot yetersizliği olan kişilerde tiroid işlevini etkileyebileceği bulunmuştur.

Kısaca, fitoöstrojenler tüketimi, tiroid sorununuz veya iyot eksikliğiniz yoksa tiroid işlevinizi etkilemeyecektir.

Sonuç olarak;

Fitoöstrojenler bakımından zengin bir beslenme, özellikle postmenopozal kadınlarda çeşitli sağlık yararları ile bağlantılıdır.

Fitoöstrojenlerinin faydalarından yararlanmak için, beslenmenize çeşitli fitoöstrojen açısından zengin gıdalar eklemeyi deneyin.Soya fasulyesi, keten tohumu ve susam gibi gıdalar mükemmel kaynaklardır.


 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın